...
Kapı kilidine yerleştirilmiş ev şeklinde anahtarlık; Nişantaşı'ndaki kiralık mülklerin tahliyesi sırasında hor kullanma tazminatına konu olabilecek hasar tespit sürecini temsil eder.

Hor Kullanma Tazminatı: Tahliye Sonrası Hasar Tespiti ve Tazminat

Temmuz 26, 2026
Gözü kapalı, elinde adalet terazisi ve kılıç tutan Themis heykeli; Nişantaşı tazminat hukuku süreçlerinde ölümlü kazalar sonrası talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı davalarındaki hakkaniyetli hesaplamayı temsil eder.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Şartları, Hesabı ve Dava Süreci

Temmuz 27, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Kira Sözleşmesinde Kefilin Sorumluluğu

BU MAKALEDE NE BULACAKSINIZ?

Kira sözleşmesinde kefilin sorumluluğu, geçerlilik şartlarından süre sınırlarına kadar çok sayıda teknik ayrıntıya dayanır. Bu rehberde aşağıdaki başlıkları güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarıyla bulacaksınız:

Kefaletin hukuki niteliği; adi kefil ile müteselsil kefil arasındaki temel fark.

Geçerlilik şartları: el yazısıyla azami miktar, tarih ve müteselsillik ibaresi (TBK m. 583) ile eşin rızası (TBK m. 584).

Kefilin sorumluluğunun kapsamı ve sınırları; temerrüt faizi, yargılama gideri ve depozito ilişkisi.

Kefil kaç yıl sorumludur? Sözleşme süresi, uzayan dönem ve 10 yıllık hak düşürücü süre (TBK m. 598).

“Müşterek borçlu” veya “garantör” ibaresinin kefaleti nasıl etkilediği (TBK m. 603).

Uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, arabuluculuk dava şartı ve sık sorulan sorular.

Kira sözleşmesinde kefilin sorumluluğu, kefilin, kiracının kira borcunu ödememesi hâlinde bu borcun sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği fer’i (asıl borca bağlı) bir yükümlülüktür. Bu sorumluluğun doğması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) öngördüğü nitelikli şekil şartlarına bağlıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, kefilin matbu sözleşmeye yalnızca imza atmasıdır; oysa geçerli bir kefalet için kefilin sorumlu olacağı azami tutarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olduğunu bizzat kendi el yazısıyla yazması zorunludur.

Kısa yanıt: Bu şartlardan biri eksikse kefalet kesin olarak hükümsüzdür ve kefil takip konusu borçtan sorumlu tutulamaz. Ayrıca gerçek kişi kefiller için kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden sona erer. Aşağıda bu kurallar, geçerlilik şartlarından süreye ve görevli mahkemeye kadar ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Kira Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Kira Sözleşmesinde Kefil Kimdir ve Sorumluluğu Neye Dayanır?

Kefil, kira sözleşmesinde kiracının borcunu ifa etmemesi hâlinde alacaklıya (kiraya verene) karşı kişisel olarak sorumlu olan kişidir. Kefaletin sorumluluğu fer’idir: asıl borç (kira borcu) geçersizse veya sona ererse, kefilin sorumluluğu da sona erer. Bu ilişki TBK m. 581 ve devamı hükümlerine tabidir.

Kefalet, kiraya verenin alacağını güvence altına almanın en yaygın yollarından biridir. Kefil, kira ilişkisinin tarafı değildir; kiracının borcunu üstlenen üçüncü kişidir. Bu nedenle kefilin yükümlülüğü, kiracının borcuyla sınırlı ve ona bağlı biçimde doğar. Kanun koyucu, kefili zayıf taraf olarak gördüğünden, kefaleti sıkı şekil şartlarına bağlamış ve sorumluluğunu belirli sınırlar içinde tutmuştur.

1.1. Kefaletin Fer’i (Asıl Borca Bağlı) Niteliği

Kefalet borcu asıl borca bağlıdır. Kira borcu hiç doğmamışsa, ödenmişse veya başka bir sebeple sona ermişse kefil de sorumlu olmaz. Aynı şekilde asıl borcun kapsamı genişledikçe kefilin sorumluluğu kendiliğinden genişlemez; kefil yalnızca üstlendiği azami tutar ve süreyle bağlıdır.

1.2. Adi Kefil ve Müteselsil Kefil Ayrımı

Adi kefalette kiraya veren, kural olarak önce kiracıya başvurmak (talilik ilkesi) zorundadır. Müteselsil kefalette ise TBK m. 586 uyarınca, kiracı temerrüde düşmüş ve ihtar sonuçsuz kalmış ya da açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunda alacaklı doğrudan kefile başvurabilir. Ancak müteselsil kefil olma iradesinin, kefilin el yazısıyla sözleşmede belirtilmesi geçerlilik şartıdır; aksi hâlde kefalet, geçerli olsa dahi adi kefalet olarak nitelendirilir.

2. Kefaletin Geçerlilik Şartları Nelerdir? (El Yazısı, Azami Miktar, Tarih)

Kefalet sözleşmesi yazılı olmalı; kefil, sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olduğunu kendi el yazısıyla yazmalıdır (TBK m. 583). Kefil evliyse, en geç sözleşme anında eşinin yazılı rızası alınmalıdır (TBK m. 584). Bu şartlardan birinin eksikliği kefaleti kesin hükümsüz kılar.

2.1. Yazılı Şekil ve El Yazısı Zorunluluğu (TBK m. 583)

Kefaletin geçerliliği için üç unsur kefilin kendi el yazısıyla yazılmalıdır: sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefilolduğu (veya bu anlama gelen ifade). Matbu bir kira sözleşmesindeki hazır “kefil” bölümüne yalnızca imza atmak yeterli değildir. Uygulamada geçerli bir kefalet için kefilin, örneğin “… TL azami tutara kadar, … tarihinden itibaren müteselsil kefil olarak sorumluyum” ibaresini bizzat el yazısıyla yazması beklenir.

📜 KANUN METNİ — 

“Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 583/1

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 16.03.2023 tarihli kararında, kira sözleşmesinde keflin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısıyla yazılmış bir ibare bulunmadığından, TBK m. 583’teki şekil şartına uyulmaksızın yapılan kefaletin geçersiz olduğu ve bu davalı yönünden takibin durdurulması gerektiği sonucuna varılmıştır (karardan aktarılarak özetlenmiştir).

Kiracı, sözleşmeye uygun kullanma nedeniyle oluşan eskime ve bozulmalardan değil, yalnızca kötü kullanım (hor kullanma) sonucu oluşan zarardan sorumludur. Sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça boya-badana masrafı normal kullanımın sonucu sayılır; hor kullanma olarak kabulü için raporda somut gerekçe gösterilmelidir.

— Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 01.12.2021 tarihli, 2021/7613 E. ve 2021/12348 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

Öte yandan, el yazısı şerhinin mutlaka asıl sözleşme metninde yer alması gerekmez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 22.04.2024 tarihli kararında, kefillerin asıl kira sözleşmesinde el yazısı şerhi bulunmasa dahi, sözleşmenin eki niteliğindeki belgelerde kendi el yazılarıyla kefil olduklarına dair beyan ve imzalarının bulunması hâlinde TBK m. 583’teki şekil şartının yerine getirilmiş sayılacağı kabul edilmiştir (karardan aktarılarak özetlenmiştir).

2.2. Eşin Rızası ve Ticari Kefalet İstisnası (TBK m. 584)

Kefil evliyse, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı ya da yasal ayrı yaşama hakkı yoksa, ancak eşinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rıza en geç sözleşmenin kurulması anında verilmelidir. Rızanın yokluğu kefaleti baştan itibaren hükümsüz kılar. Ancak ticaret siciline kayıtlı işletme sahibinin ya da ticaret şirketi ortağı/yöneticisinin, işletme veya şirketle ilgili verdiği ticari kefaletlerde eş rızası aranmaz.

3. Kefilin Sorumluluğunun Kapsamı ve Sınırları

Kefilin sorumluluğu, el yazısıyla belirttiği azami miktarla sınırlıdır. Bu limit dâhilinde kefil; asıl kira borcundan, kiracının temerrüdünün yasal sonuçlarından (temerrüt faizi dâhil), takip ve dava masraflarından sorumlu olabilir. Ancak sorumluluk hiçbir hâlde el yazısıyla yazılan azami tutarı aşamaz.

Kefilin kanundan doğan sorumluluğunun kapsamı TBK m. 589’da düzenlenmiştir. Buna göre kefil; asıl borç ile borçlunun kusur ve temerrüdünün yasal sonuçlarından, dava ve takip masraflarından, sözleşmeyle kararlaştırılan akdi faizden sorumludur. Bütün bu kalemlerin toplamı, kefilin üstlendiği azami tutarı geçemez.

Kefilin Sorumluluk Kalemleri ve Sınırları
Sorumluluk Kalemi Kapsam ve Şart
Azami miktar Kefil, kendi el yazısıyla belirttiği limitin üzerinde bir tutardan sorumlu tutulamaz (TBK m. 583, 589).
Asıl kira borcu ve ferileri Ödenmeyen kira, temerrüt faizi ve akdi faiz limit dâhilinde kapsanır.
Temerrüt faizi Ticari nitelikli borçlarda kefilin temerrüt faizinden sorumlu olması için kefile ihbar gerekebilir (İstanbul 5. ATM, 2021/768).
Yargılama gideri / vekâlet ücreti Dava açılmasına asıl borçlunun sebep olduğu hâllerde kefil, bu giderlerden doğrudan sorumlu tutulmayabilir (Yargıtay 3. HD, 2023/3232).
Hor kullanma / tazminat Sözleşmede açıkça belirtilmedikçe ve limit içinde kalmadıkça kefil bu kalemlerden sorumlu olmaz.

3.1. Temerrüt Faizi ve İhbar Şartı

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.10.2022 tarihli kararında değerlendirildiği üzere; ticari nitelikteki bir borçta, asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle işleyen temerrüt faizinden müteselsil kefilin sorumlu tutulabilmesi için, ödemenin yapılmadığının kefile ihbar edilmesi gerekebilir. Buna karşılık ticari nitelikte olmayan borçlarda böyle bir ihbar şartı aranmaz; kefil, azami limitiyle sınırlı olarak temerrüt faizinden sorumlu olur (karardan aktarılarak özetlenmiştir).

3.2. Yargılama Giderlerinden Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 24.10.2023 tarihli kararında, davanın açılmasına asıl borçlu (kiracı) şirketin sebebiyet verdiği bir olayda, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden asıl borçlunun sorumlu tutulması gerektiği; kefilin diğer davalı ile birlikte bu giderlerden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu belirtilmiştir (karardan aktarılarak özetlenmiştir).

3.3. Depozito (Güvence) Sınırı Kefaletle Karıştırılmamalı

Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya getirilen güvence (depozito) borcu, TBK m. 342 uyarınca üç aylık kira bedelini aşamaz. Bu sınır, para veya kıymetli evrak olarak verilen güvenceye ilişkindir. Öğretide baskın görüşe göre kefil, teminat mektubu gibi kişisel/üçüncü kişi teminatları bu üç aylık sınırın kapsamı dışındadır; kefilin azami sorumluluk tutarı TBK m. 583 çerçevesinde ayrıca kararlaştırılır. Bu iki kavramın karıştırılmaması önemlidir.

📜 KANUN METNİ — 

“Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 342/1

4. Kefil Kaç Yıl Sorumludur? Süre ve 10 Yıllık Sınır

Kefilin sorumluluğu, kural olarak sözleşmede belirlenen süreyle sınırlıdır. Süre yazılmamışsa sorumluluk, sözleşmedeki kira süresi kadardır. Her halde gerçek kişi tarafından verilen kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden sona erer (TBK m. 598/3). Bu süre hak düşürücüdür; durmaz veya kesilmez.

4.1. Sözleşme Süresi ve Uzayan Dönemde Sorumluluk

Kira sözleşmesi kendiliğinden uzadığında (TBK m. 347), kefilin sorumluluğu otomatik olarak devam etmez. Uzayan döneme ilişkin sorumluluğun sürebilmesi için, hem bu hususun sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması hem de kefilin uzayan dönemde azami hangi süre ve miktarla sorumlu olacağının açıkça gösterilmiş olması gerekir. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir süreye ilişkin, kefili sınırsız yükümlülük altına sokan hükümler geçersizdir.

Bu ilke, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.03.2006 tarihli ve 2006/6-78 E., 2006/88 K. sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Bu ilam, sonraki daire kararlarında da esas alınan yerleşik içtihat niteliğindedir (karardan aktarılarak özetlenmiştir).

Yazılı, süresi ve kira bedeli açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan kişi, sözleşmedeki kira süresi boyunca sorumludur; uzayan dönem bakımından sorumluluğun devamı için bu hususun sözleşmede kararlaştırılması ve azami süre ile miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Belirsiz süreye ilişkin, kefili sınırsız sorumlu kılan hükümler geçersizdir.

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2006 tarihli, 2006/6-78 E. ve 2006/88 K. sayılı İlamı (özetlenerek)

4.2. Gerçek Kişi Kefil İçin 10 Yıllık Hak Düşürücü Süre (TBK m. 598)

Gerçek kişi tarafından verilen her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Bu 10 yıllık hak düşürücü süre, zamanaşımından farklı olarak durmaz ve kesilmez. Sözleşmede 10 yıldan uzun bir süre kararlaştırılmış olsa bile sorumluluk 10 yılın sonunda sona erer; kiraya verenin sorumluluğu sürdürmek istemesi hâlinde yeni bir kefalet alması gerekir.

📜 KANUN METNİ — 

“Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 598/3

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 29.05.2025 tarihli kararında; 2008 ve 2010 tarihli sözleşmelerdeki gerçek kişi kefaletlerinin, 2021 tarihli takip anında 10 yıllık süreyi doldurmuş olması nedeniyle sona erdiği, hak düşürücü sürenin durup kesilemeyeceği ve bu hükmün müteselsil kefalette de uygulanacağı belirtilerek davanın reddi yerinde görülmüştür (karardan aktarılarak özetlenmiştir).

5. “Müşterek Borçlu” veya “Garantör” İbaresi Kefaleti Değiştirir mi? (TBK m. 603)

Sözleşmede “kefil” yerine “müşterek borçlu”, “müteselsil borçlu” veya “garantör” ifadeleri kullanılsa dahi, gerçek kişilerce verilen bu kişisel güvenceler TBK m. 603 uyarınca kefalet hükümlerine tabidir. Yani el yazısı, ehliyet ve eşin rızasına ilişkin koruyucu şartlar bu sözleşmeler için de aranır.

📜 KANUN METNİ — 

“Kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 603

Bu düzenlemenin amacı, alacaklıların kefili koruyan hükümlerden başka adlar kullanarak kurtulmasını önlemektir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 28.11.2023 tarihli kararında, kira sözleşmesini “müşterek ve müteselsil borçlu” sıfatıyla imzalayan gerçek kişinin, iradesi gerçekten bu yönde olduğunu ortaya koyan bir neden bulunmadığından kefil olarak kabulünün ve TBK m. 583’teki şekil şartına tabi tutulmasının usule uygun olduğu belirtilmiştir (karardan aktarılarak özetlenmiştir).

Benzer biçimde Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 07.02.2023 tarihli kararında, kiracı şirketin edimini “garantör” sıfatıyla üstlenen gerçek kişilerin sorumluluğunun asli değil fer’i nitelikte olduğu ve kefalet hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir (karardan aktarılarak özetlenmiştir).

Kişisel güvence gerçek kişi tarafından “garantör”, “müşterek/müteselsil borçlu” gibi başka adlarla verilmiş olsa bile, TBK m. 603 gereği kefaletin şekil ve koruma kuralları uygulanır; el yazısı şartını taşımayan güvence geçersizdir.

— Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 28.11.2023 tarihli, 2023/1337 E. ve 2023/3390 K. sayılı İlamı ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/12569 E. ve 2023/661 K. sayılı İlamı (özetlenerek)

6. Kefalet Uyuşmazlıklarında Görevli Mahkeme ve Usul

Kira sözleşmesindeki kefilin sorumluluğuna ilişkin uyuşmazlıklar, kira ilişkisinden kaynaklandığından HMK m. 4/1-a uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevine girer. Konut ve çatılı işyeri kiralarında, kefile karşı açılacak davalar da dava şartı arabuluculuğa tabidir.

Kefaletin geçersizliği iddiasıyla açılan menfi tespit veya itirazın iptali gibi davalarda görevli mahkeme, uyuşmazlığın kira ilişkisinden doğması nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.12.2021 tarihli ve Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01.09.2023 tarihli kararlarında; kira sözleşmesindeki kefillik şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin uyuşmazlıkların kira ilişkisinden kaynaklandığı ve HMK m. 4/1-a uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu, görevin kamu düzenine ilişkin olup her aşamada resen dikkate alınacağı belirtilmiştir (kararlardan aktarılarak özetlenmiştir).

Adi Kefalet ile Müteselsil Kefalet Karşılaştırması
Ölçüt Adi Kefalet Müteselsil Kefalet
Başvuru sırası Kural olarak önce kiracıya başvurulur (talilik). Şartları varsa doğrudan kefile başvurulabilir (TBK m. 586).
El yazısı şartı Azami miktar ve tarih el yazısıyla yazılmalıdır. Ayrıca müteselsillik ibaresi de el yazısıyla yazılmalıdır.
İbare eksikse sonuç Şart eksikse kefalet geçersizdir. Müteselsillik ibaresi el yazısıyla yoksa, geçerliyse adi kefalet sayılır.
Süre sınırı Gerçek kişide 10 yıl (TBK m. 598/3). Gerçek kişide 10 yıl (TBK m. 598/3).

7. Sonuç ve Değerlendirme

Kira sözleşmesinde kefilin sorumluluğu, kanun koyucunun kefili koruma amacıyla getirdiği sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Geçerli bir sorumluluk için kefilin; sorumlu olacağı azami tutarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olduğunu bizzat el yazısıyla yazması, evliyse eşinin yazılı rızasını zamanında alması gerekir. Bu şartlardan birinin eksikliği kefaleti kesin hükümsüz kılar.

Sorumluluk, el yazısıyla belirlenen azami tutarla ve süreyle sınırlıdır; gerçek kişi kefil için 10 yıllık hak düşürücü süre her hâlde geçerlidir. “Garantör” veya “müşterek borçlu” gibi ifadeler kullanılması, kefili koruyan kuralların uygulanmasını engellemez. Bu nitelikteki uyuşmazlıkların, hem şekil şartlarının hem de süre ve kapsam sınırlarının teknik değerlendirmesini gerektirdiği; sürecin ilgili mevzuat ve güncel içtihat çerçevesinde titizlikle yürütülmesinin önem taşıdığı söylenebilir.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Kira sözleşmesinde matbu bölüme sadece imza atmak kefaleti geçerli kılar mı?
Hayır. TBK m. 583 uyarınca kefilin sorumlu olacağı azami tutarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olduğunu kendi el yazısıyla yazması zorunludur. Yalnızca imza atılması kefaleti geçersiz kılar.
2Kira sözleşmesinde kefil kaç yıl sorumlu olur?
Kefil, kural olarak sözleşmede belirtilen süreyle sorumludur. Süre yazılmamışsa kira süresi esas alınır. Her hâlde gerçek kişi kefaleti, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden sona erer (TBK m. 598/3).
3Kira sözleşmesi uzayınca kefilin sorumluluğu devam eder mi?
Otomatik olarak devam etmez. Uzayan dönemde sorumluluğun sürmesi için bu hususun sözleşmede açıkça kararlaştırılması ve kefilin azami süre ile miktarının belirtilmesi gerekir. Belirsiz ve sınırsız uzama taahhütleri geçersizdir.
4Evli bir kişi eşinin rızası olmadan kira sözleşmesine kefil olabilir mi?
Kural olarak hayır. TBK m. 584 uyarınca eşin yazılı rızası, en geç sözleşme anında alınmalıdır. Rıza yoksa kefalet hükümsüzdür. Ticaret siciline kayıtlı işletme/şirket ile ilgili ticari kefaletlerde eş rızası aranmaz.
5Sözleşmede “garantör” yazması kefilin daha az sorumlu olmasını sağlar mı?
Hayır. TBK m. 603 uyarınca gerçek kişilerce verilen “garantör”, “müşterek borçlu” gibi kişisel güvenceler de kefalet hükümlerine ve el yazısı şartına tabidir. Şart eksikse güvence geçersiz olur.
6Kefaletin geçersizliği hangi mahkemede ileri sürülür?
Kira ilişkisinden kaynaklandığı için görevli mahkeme, HMK m. 4/1-a uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında dava şartı arabuluculuk da uygulanır.
7Kefil, kiracının hor kullanma tazminatından da sorumlu olur mu?
Ancak bu tür belirsiz kalemlerden sorumluluğu sözleşmede açıkça öngörülmüşse ve azami limit içinde kalıyorsa. Aksi hâlde kefilin sorumluluğu kural olarak kira bedeli ve ferileriyle sınırlıdır.