Vefat eden murisin bankalarda bulunan mevduat, vadeli-vadesiz hesap ve kiralık kasa varlıklarının tespiti ile miras bırakanın banka hesaplarına erişim sürecini sembolize eden; modern bir finans merkezinin cam dış cephesinde yer alan büyük altın sarısı renkli "BANK" tabelasını ve gökyüzüne doğru uzanan kurumsal banka binasını gösteren mimari hukuk görseli.

Miras Bırakanın Banka Hesaplarına Erişim: e-Devlet Sorgusu, Ödeme ve Sorumluluk

16 Temmuz 2026
Tebligat Kanunu uyarınca UETS üzerinden gönderilen e-tebligat evraklarını inceleyen, tebliğ edilmiş sayılma sürelerini hesaplayan ve bilgisayar başında resmi yasal notlar alan takım elbiseli kurumsal bir avukat veya hukuk danışmanının masaüstü bilgisayar, klavye ve tablet bulunan çalışma ofisindeki yandan profil görünümü.

E-Tebligat (VUK 107/A): 5 Gün Kuralı, Dava Süreleri

17 Temmuz 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Vasiyetnamenin Tenfizi ve Açılması: Şartlar, Süreler ve Tapuda Tescil


Vasiyetnamenin tenfizi, vasiyet alacaklısının vasiyet edilen malın teslimini veya tapuda adına tescilini asliye hukuk mahkemesinde dava yoluyla istemesidir. Tenfiz davası, vasiyetname sulh hukuk mahkemesince açılıp okunduktan ve itiraza uğramadan kesinleştikten sonra görülür. Dava hakkı, kazandırmanın öğrenilmesinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 602).

Bir taşınmazın vasiyetnameyle belirli bir kişiye bırakılmış olması, mirasbırakanın ölümüyle o taşınmazın lehtarın adına geçtiği anlamına gelmez. Vasiyetname tek başına mülkiyet geçirmez; mülkiyet, mirasçıların devriyle ya da mahkemenin tescil kararıyla kazanılır. Bu nedenle miras hukuku uygulamasında vasiyet edilen malı almak isteyen kişi, birbirine bağlı dört aşamayı izlemek zorundadır: teslim, açılma ve tebliğ, kesinleşme, tenfiz.

Aşamalardan birindeki usul eksikliği, haklı bir talebin yıllarca sürüncemede kalmasına veya zamanaşımına takılmasına yol açabilir. Bu makale, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun düzenlendiği varsayımından hareket eder. Düzenlemeden sonraki süreç; merciler, süreler, masraflar ve Yargıtay uygulamasındaki kritik noktalarla birlikte ele alınmaktadır.

1. Vasiyetnamenin Tenfizi Nedir ve Kimler Açabilir?

Vasiyetnamenin tenfizi, belirli mal vasiyetinden doğan kişisel istem hakkının dava yoluyla yerine getirilmesidir. Tenfiz davasını vasiyet alacaklısı açar ve dava, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal ve atanmış mirasçılara karşı yöneltilir. Atanmış mirasçı ise mirası ölümle kendiliğinden kazandığından tenfiz davasına ihtiyaç duymaz.

Türk Medeni Kanunu (TMK), ölüme bağlı kazandırmaları iki temel türe ayırır: mirasçı atama ve belirli mal vasiyeti. Mirasçı atanan kişi, yasal mirasçılar gibi terekenin tamamını veya bir oranını mirasbırakanın ölümüyle kendiliğinden kazanır (TMK m. 599). Belirli mal vasiyetinde ise lehtar mirasçı değildir; yalnızca vasiyet yükümlüsünden belirli bir edimi isteme hakkı kazanır (TMK m. 600).

Bu ayrımın pratik sonucu açıktır. Vasiyet alacaklısı tereke borçlarından kural olarak sorumlu tutulmaz, ancak vasiyet edilen malın mülkiyetini de kendiliğinden kazanmaz. Mirasçılar devre yanaşmazsa mülkiyetin geçmesi için tenfiz davası gerekir. Kazandırmanın vasiyetname yerine miras sözleşmesi ile yapıldığı hallerde de aynı ayrım geçerlidir.

KANUN METNİ —

“Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur. Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 600

Maddenin ikinci fıkrası dava zamanlaması bakımından önemlidir. Yasal mirasçıların ret süresi, mirasbırakanın ölümünü öğrenmelerinden itibaren 3 aydır (TMK m. 606). Vasiyet alacağı kural olarak bu süre dolduğunda veya mirasçılar mirası kabul ettiğinde muaccel olur. Bu nedenle tenfiz davasından önce mirasın reddi süresinin dolup dolmadığı kontrol edilmelidir.

Atanmış Mirasçı ile Vasiyet Alacaklısının Farkları
ÖlçütAtanmış MirasçıVasiyet Alacaklısı
Hukuki konumKülli halefCüzi halef
Hakkın kazanılmasıÖlümle kendiliğinden (TMK m. 599)Kişisel istem hakkı (TMK m. 600)
Tereke borçlarıSorumludurKural olarak sorumlu değildir
Alınabilecek belgeMirasçılık belgesiVasiyet alacaklısı belgesi (TMK m. 598)
Tapuda sonuçMirasçılık belgesiyle intikalMirasçıların devri veya tenfiz kararıyla tescil

“Vasiyet alacaklısı ise murisin cüzi halef olduğundan kendisi lehine vasiyet olunan mal veya hak üzerinde doğrudan bir hak kazanamamakta olup sadece kişisel bir istem hakkına sahiptir. Bu nedenle, vasiyet alacaklısının yükümlülüğü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı vasiyet edilen malın teslimi veya hakkın devrini dava edebilme imkanı bulunmaktadır.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarihli, 2023/1823 E. ve 2024/2202 K. sayılı İlamı

2. Vasiyetname Nasıl Açılır ve Okunur?

Vasiyetnamenin açılması, mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesince açılıp ilgililere okunmasıdır. Açılma, vasiyetnamenin sulh hakimine tesliminden itibaren 1 ay içinde yapılır. Açılma işlemi hak yaratmaz; vasiyetnamenin içeriğini ilgililere duyuran bir koruma önlemidir.

Süreç teslimle başlar. Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetname, geçersiz olduğu düşünülse bile gecikmeksizin sulh hakimine teslim edilmelidir (TMK m. 595). Noterde düzenlenen resmi vasiyetnamelerde uygulamada süreç kendiliğinden işler: ölüm kayda geçince noterlik durumu Cumhuriyet başsavcılığına bildirir, başsavcılık da vasiyetnameyi sulh hukuk mahkemesine gönderir. El yazılı vasiyetnamede ise teslim, vasiyetnameyi elinde bulunduran kişiye bağlıdır.

Sulh hakimi açılma gününü belirler ve bilinen mirasçılar ile diğer ilgilileri çağırır. Vasiyetname belirlenen günde açılır, okunur ve durum tutanağa geçirilir; mahkeme açılıp okunduğunun tespitine karar verir. Sulh hakimi bu aşamada vasiyetnamenin şekil veya içerik bakımından geçerliliğini incelemez, tescil gibi bir eda hükmü de kuramaz.

KANUN METNİ —

“Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer vasiyetnamenin açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır. Mirasbırakanın sonradan ortaya çıkan vasiyetnameleri için de aynı işlemler yapılır.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 596

“Bu bağlamda mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesine teslimi zorunludur. Vasiyetname geçersiz bile olsa Sulh Hukuk Mahkemesine teslim edilmelidir. (...) Vasiyetname ile ilgili olan çekişmeler ait olduğu mahkemede ayrıca dava konusu olacağından vasiyetnamenin açılmasına engel oluşturmaz.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.11.2022 tarihli, 2022/6047 E. ve 2022/6648 K. sayılı İlamı

Tebliğ ve Bir Aylık İtiraz Süresi

Açılmadan sonra mirasta hak sahibi olan herkese, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği tebliğ edilir; tebliğ gideri terekeye aittir. Adresi bilinmeyen ilgililere tebliğ ilan yoluyla yapılır (TMK m. 597).

Yasal mirasçılar veya önceki bir tasarrufla hak sahibi olanlar bildirimden itibaren 1 ay içinde itiraz etmezse, lehtara istemi üzerine bir belge verilir. Bu belge, lehtarın atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösterir (TMK m. 598). Uyuşmazlık bulunmayan dosyalarda belge, mirasçılık belgesi işlemleriyle birlikte kullanılarak süreci kısaltır.

Önemli: Tebliğ, açılma dosyasının en sık gözden kaçan halkasıdır. Yargıtay’ın bozduğu bir dosyada gerekçeli karar mirasçılara ve vasiyet alacaklılarına hiç tebliğ edilmemiş, kesinleşme şerhi ise “tebliğ yapılacak kimse bulunmadığı” gerekçesiyle verilmişti. Yargıtay bu durumda usulüne uygun açılmış bir vasiyetname bulunmadığını kabul ederek tenfiz kararını bozmuştur. Kesinleşme şerhi tek başına yeterli değildir; tenfiz davasından önce açılma dosyasındaki tebligat parçaları tek tek kontrol edilmelidir.

3. Tenfiz Davasının Şartları Nelerdir?

Tenfiz davasının şartları, şekle uygun bir vasiyetnamenin bulunması, vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince açılıp tebliğ edilmesi, açılma kararının kesinleşmesi, açılmışsa iptal veya tenkis davalarının sonuçlanması ve vasiyet konusu malın terekede bulunmasıdır. Şartlardan biri eksik olan tenfiz davası reddedilir veya eksik giderilene kadar bekletilir.

Her şartın eksikliği farklı bir sonuç doğurur:

1. Şekle uygun vasiyetname: Resmi, el yazılı veya sözlü vasiyetname şekillerinden birine uymayan belge, mirasbırakanın iradesi tanıklarla ispat edilse bile tenfiz edilemez. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararında, şekle aykırı düzenlenmiş ve hiç açılıp okunmamış bir belgeye dayanan davanın reddi onanmıştır.

2. Açılma kararının kesinleşmesi: Açılma başvurusu hiç yapılmamışsa tenfiz davası reddedilir. Açılma dosyası derdestse, doktrinde bu dosyanın tenfiz davasında bekletici mesele yapılması gerektiği savunulmaktadır (HMK m. 165).

3. İptal ve tenkis davalarının sonuçlanması: Mirasçılar vasiyetnamenin iptali davası veya tenkis davası açmışsa, bu davaların sonucu tenfiz davası için bekletici mesele yapılır. Vasiyet mirasçıların saklı pay oranlarını zedeliyor ve tenkis davası kabul edilmişse, tenfiz kararı ancak tenkisten arta kalan kısım için verilebilir.

4. Terekede mevcudiyet ve güncel tapu kaydı: Vasiyet konusu malın mirasbırakanın ölümünde terekede bulunması gerekir; terekenin içeriği tartışmalıysa tereke tespiti yoluna gidilebilir. Yargıtay’ın bozduğu bir dosyada taşınmaz, veraset ilamına dayanılarak mirasçılar adına intikal ettirilmişti; ancak dosyaya eski tapu kaydı getirilmişti. Yargıtay, güncel ve tedavüllü kayıtlar incelenmeden hüküm kurulmasını bozma sebebi saymıştır.

İptal ve tenkis süreleri dolmadan açılan tenfiz davası reddedilmez; ancak mirasçıların süre içinde dava açma ihtimali nedeniyle uzayabilir. Bu sürelerin başlangıç anları Bölüm 6'daki tabloda gösterilmiştir.

“Vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi için herşeyden önce vasiyetnamenin usulüne uygun açılıp okunduğunun ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir. (...) Zira, vasiyetname, Sulh Hukuk Mahkemesince usulüne uygun açılıp, okunmadıkça yerine getirilmesi istenemez.”

— Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.03.2020 tarihli, 2020/1594 E. ve 2020/2305 K. sayılı İlamı

4. Tenfiz Davası Hangi Mahkemede ve Kime Karşı Açılır?

Tenfiz davası, asliye hukuk mahkemesinde, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal ve atanmış mirasçıların tamamına karşı açılan bir davadır. Vasiyetnamenin açılması ise sulh hukuk mahkemesinin görevidir. Taşınmaz vasiyetinde tenfiz talebi, tapu kaydının iptali ve vasiyet alacaklısı adına tescil olarak kurulur ve nispi harca tabidir.

Yetki bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 11/1, terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesini kesin yetkili kılar. Taşınmazın başka bir yerde bulunduğu ve paylaşımın tamamlandığı dosyalarda yetkinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Davalı tarafın eksiksiz kurulması zorunludur. Vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmamışsa dava, vasiyetnameye itirazı olmayanlar dahil tüm mirasçılara yöneltilir. Taşınmazlarda talep sonucu ada, parsel ve pay oranı gösterilerek yazılmalıdır; infaza elverişsiz bir hüküm tapuda uygulanamaz. Talebin yapısı genel hatlarıyla tapu iptali ve tescil davası ile aynıdır.

Vasiyetnamenin Açılması ile Tenfiz Davasının Karşılaştırması
ÖlçütVasiyetnamenin AçılmasıTenfiz Davası
Görevli mahkemeSulh hukuk mahkemesiAsliye hukuk mahkemesi
YetkiMirasbırakanın yerleşim yeri (TMK m. 596)Kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeri (HMK m. 11/1)
NiteliğiÇekişmesiz yargı, koruma önlemiÇekişmeli dava
Taraflarİlgililer çağrılırGörevli veya tüm mirasçılar davalıdır
Geçerlilik denetimiYapılmazİptal ve tenkis sonucu beklenir
HarçMaktuNispi
SonuçAçılıp okunduğunun tespitiTeslim veya tapuda tescil

Dava Değeri, Harç ve Gider Avansı

Tenfiz davası taşınmazın aynına ilişkin olduğundan nispi harca tabidir. Nispi karar ve ilam harcının dörtte biri dava açılırken peşin alınır; dava değeri, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeridir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 16). Nispi harç oranı her yıl tarifeyle belirlenir.

Dava değeri düşük gösterilmişse mahkeme keşif yaptırarak gerçek değeri belirler ve eksik harcı tamamlattırır. Harç tamamlanmadıkça davaya devam edilmez (Harçlar Kanunu m. 30, 32). Tebligat, keşif ve bilirkişi giderleri için ayrıca gider avansı yatırılır (HMK m. 120). Yargılama giderleri ve vekalet ücreti kural olarak davayı kaybeden tarafa yüklenir (HMK m. 326). Bu kuralın tenfiz davasındaki önemli istisnası bir sonraki bölümde ele alınmıştır.

“Nispi karar ve ilam harcının dörtte biri dava açarken davacıdan peşin olarak alınır. (...) Bu durumda, dava değerinin re’sen belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.06.2024 tarihli, 2024/2166 E. ve 2024/3461 K. sayılı İlamı

5. Vasiyetnameye İtiraz Etmeyen Mirasçı Yargılama Giderinden Sorumlu mu?

Yasal hasım, vasiyetnameye itiraz etmeyen ve davanın açılmasına kendi tutumuyla sebep olmayan, buna karşın davalı gösterilmesi zorunlu olan mirasçıdır. Yasal hasım olan mirasçı, davacının talebini ilk duruşmada kabul ederse yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz (HMK m. 312/2). Kabulün karar duruşmasına bırakılması bu korumayı ortadan kaldırabilir.

Tenfiz davası tüm mirasçılara yöneltilmek zorunda olduğundan, vasiyete hiçbir itirazı bulunmayan mirasçılar da davalı konumuna düşer. Yargıtay bu mirasçıları yasal hasım olarak nitelendirir ve aleyhlerine gider hükmedilmesini hatalı bulur. Ancak kararlar birlikte okunduğunda korumanın kendiliğinden işlemediği görülür:

Açılma dosyasındaki tutum: Yargıtay, gider itirazını değerlendirirken davalının açılma dosyasında vasiyetnameye ilişkin bir beyanda bulunup bulunmadığını da dikkate almaktadır.

Kabulün zamanı: Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararında, tenfiz davasına cevap vermeyip yalnızca karar duruşmasında itirazı olmadığını bildiren davalı aleyhine kurulan gider hükmü onanmıştır. Davalının açılma dosyasında vasiyetnameyi kabul ettiğini ileri sürmesi de sonucu değiştirmemiştir. Aynı dosyada ön inceleme duruşmasından önce davayı kabul eden diğer davalı yönünden ise dava, kabul nedeniyle sonuçlandırılmıştır.

Önemli: Gider hükmüne itiraz eden mirasçı, itirazını istinaf aşamasında ileri sürmelidir. İlk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen taraf, istinaf başvurusunun reddi üzerine verilen bölge adliye mahkemesi kararını temyiz edemez; bu durumda temyiz dilekçesi reddedilir.

“Davalı ... ve diğer davalılar yasal hasım olup vasiyetnameye itirazları da olmadığından, dava açılmasına sebebiyet vermedikleri gözetilerek aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.05.2024 tarihli, 2023/3039 E. ve 2024/2984 K. sayılı İlamı

6. Vasiyetnamenin Tenfizinde Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

Vasiyetnamenin tenfizinde zamanaşımı süresi, vasiyet alacaklısının ölüme bağlı kazandırmayı öğrendiği tarihte başlayan on yıllık süredir (TMK m. 602). Yargıtay, vasiyetnamenin açılıp okunduğu duruşmada hazır bulunan lehtar bakımından sürenin o duruşma tarihinde başladığını kabul etmektedir. Bu durumda açılma kararının kesinleşme tarihi esas alınmaz.

KANUN METNİ —

“Vasiyet alacaklısının dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muaccel olma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 602

Sürenin başlangıcı uygulamada tartışmalıdır. On yıllık süreyi açılma kararının kesinleşme tarihinden başlatan bölge adliye mahkemesi kararları bulunmaktadır. Yargıtay ise lehtarın vasiyetnameyi ve içeriğini fiilen öğrendiği anı esas almaktadır. Açılma duruşmasında hazır bulunan lehtar için bu an, duruşma tarihidir; kesinleşme için beklenen süre zamanaşımına eklenmez.

“(...) davacıların vasiyetname ve içeriğini duruşmada öğrendikleri, buna bağlı olarak kanunda öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihte işlemeye başladığı (...)”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.03.2024 tarihli, 2023/3697 E. ve 2024/1773 K. sayılı bozma İlamı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.12.2024 tarihli, 2024/3983 E. ve 2024/5794 K. sayılı İlamında aktarıldığı şekliyle

Öğrenme ölçütü lehtarın lehine de işleyebilir. Yargıtay’ın onadığı bir dosyada vasiyetname 1990 yılında düzenlenmiş, mirasbırakan 2003'te ölmüş, vasiyetname ise ancak 16 yıl sonra açılabilmişti. Lehtarların süresi vasiyetnamenin açılmasından itibaren hesaplanmış ve dava süresinde açılmış sayılmıştır. Ölüm tarihinden itibaren geçen süre, vasiyetnameden habersiz lehtar aleyhine işlemez.

Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden gözetilmez; davalı mirasçıların bunu cevap süresi içinde def’i olarak ileri sürmesi gerekir. Yargıtay, süresinde ileri sürülen zamanaşımı def’i hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemesini bozma sebebi saymıştır. Mirasbırakan 1 Ocak 2002'den önce ölmüşse mirasın geçişi ölüm tarihindeki hükümlere, yani mülga 743 sayılı Kanun’a göre belirlenir (4722 sayılı Kanun m. 17). Bu kanunda da on yıllık süre, kazandırmadan haberdar olma anına bağlanmıştır.

Vasiyetnameye Bağlı Süreler
Süre TürüSüreBaşlangıçDayanak
Açılma1 aySulh hakimine teslimTMK m. 596
İtiraz1 ayVasiyetnamenin bildirimiTMK m. 598
Mirasın reddi3 ayYasal mirasçı: ölümün öğrenilmesi; atanmış mirasçı: resmi bildirimTMK m. 606
İptal davası1 yılTasarrufun, iptal sebebinin ve hak sahipliğinin öğrenilmesiTMK m. 559
İptal davası (mutlak)10 yıl / 20 yılVasiyetnamenin açılması (iyiniyetli / iyiniyetli olmayan davalı)TMK m. 559
Tenkis davası1 yılSaklı payın zedelendiğinin öğrenilmesiTMK m. 571
Tenkis davası (mutlak)10 yılVasiyetnamenin açılmasıTMK m. 571
Tenfiz zamanaşımı10 yılKazandırmanın öğrenilmesi veya sonraki muacceliyetTMK m. 602

Örnek Olay: Sürelerin Hesaplanması

Aşağıdaki senaryo varsayımsaldır ve gerçek kişi bilgisi içermez. Hesaplama, sürelerin birbiriyle ilişkisini göstermek için sadeleştirilmiştir.

Mirasbırakan A, 14.01.2025 tarihinde ölmüştür; yasal mirasçıları ölümü aynı gün öğrenen iki çocuğudur. A’nın el yazılı vasiyetnamesi 02.06.2025 tarihinde ev eşyaları arasında bulunmuş ve aynı gün sulh hakimine teslim edilmiştir. Vasiyetname, bir daireyi A’nın komşusu B’ye bırakmaktadır.

1. Muacceliyet: Çocukların ret süresi 14.04.2025 tarihinde dolmuştur; vasiyet alacağı bu tarihte muaccel olmuştur.

2. Açılma: Vasiyetname, teslimden itibaren 1 ay içinde, 20.06.2025 tarihli duruşmada açılmıştır; B duruşmada hazırdır.

3. İtiraz: Çocuklara tebliğ 07.07.2025 tarihinde yapılmıştır; TMK m. 598 kapsamındaki 1 aylık itiraz süresi 07.08.2025 tarihinde dolar.

4. İptal ve tenkis: İptal sebebinin de tebliğle öğrenildiği varsayılırsa çocukların 1 yıllık süresi 07.07.2026 tarihinde dolar. Mutlak süre, açılmadan itibaren 10 yıldır.

5. Zamanaşımı: B kazandırmayı 20.06.2025 tarihinde öğrendiğinden, tenfiz davası için son gün 20.06.2035'tir.

Çocuklar daireyi devretmezse B önce açılma kararının kesinleşme şerhini alabilir ve 07.07.2026 tarihinden sonra iptal veya tenkis davası açılmadığını teyit edebilir. Tenfiz davasının bu teyitten sonra açılması, bekletici mesele nedeniyle uzama riskini azaltır.

7. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Sonuçları

Önceki bölümlerde ele alınan tebliğ, harç ve zamanaşımı hatalarına ek olarak uygulamada şu hatalara sık rastlanır:

Tescili açılma dosyasında istemek: Sulh hakimi vasiyetnameyi açar ve tebliğ eder. Vasiyetnamenin itiraza uğramadığının tespiti açılma dosyasında değil, tenfiz davasında yapılır; açılma dosyasında tescil istenmesi yalnızca zaman kaybına yol açar.

Sonradan bulunan vasiyetnameyi teslim etmemek: Mirasbırakanın sonradan ortaya çıkan vasiyetnameleri için de aynı açılma işlemleri uygulanır (TMK m. 596). Sonraki bir vasiyetname öncekini değiştirebileceğinden, teslim edilmeyen her belge kesinleşmiş görünen bir tenfiz sürecini yeniden tartışmaya açabilir.

Mirasçılardan birini davalı göstermemek: Tenfiz talebi mirasçıların tamamına karşı ileri sürülür (TMK m. 600). Güncel olmayan mirasçılık belgesine dayanılırsa veya dava öncesinde ölen bir mirasçının mirasçıları davaya katılmazsa, taraf eksikliği yargılamayı uzatır.

Rızai paylaşımı vasiyete engel saymak: Mirasçıların vasiyetnameden habersizken yaptıkları paylaşım, o vasiyetnameden doğan haklardan vazgeçme olarak kabul edilmemektedir. Lehtar, sonradan ortaya çıkan vasiyetname için paylaşımdan sonra da tenfiz davası açabilir; mirasçıların paylaşım sözleşmesine dayanan savunması tek başına davanın reddini sağlamaz.

8. Hangi Durumda Hangi Yol İzlenir?

Vasiyetnamenin tenfizinde izlenecek yol, vasiyetnamenin bulunduğu aşamaya ve mirasçıların tutumuna göre belirlenen bir sıralamadır. Açılmamış vasiyetname için sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Açılıp kesinleşmiş vasiyetnamede mirasçılar devre razıysa tapuda devir, razı değilse asliye hukuk mahkemesinde tenfiz davası yoluna gidilir. İptal veya tenkis davası derdestse, tenfiz davasında bu davaların sonucu beklenir.

Vasiyetname elinizde ve henüz açılmamışsa: Belge, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine teslim edilir.

Noter vasiyetnamesi olduğunu biliyor, açılma dosyasını bilmiyorsanız: Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde açılma dosyası olup olmadığı araştırılır. Dosya yoksa düzenleyen noterlikten bilgi alınarak açılma süreci başlatılır.

Açılma kesinleşmiş ve mirasçılar devre razıysa: Dava açmaya gerek yoktur. Vasiyet borcu mirasçıların tapuda yapacağı devirle ifa edilir veya TMK m. 598 kapsamındaki belge alınır.

Mirasçılar devre yanaşmıyorsa: Açılma kararının kesinleşme şerhi, güncel mirasçılık belgesi ve tedavüllü tapu kaydıyla asliye hukuk mahkemesinde tenfiz davası açılır.

İptal veya tenkis davası derdestse: Tenfiz davası açılabilir, ancak bu davaların sonucu beklenir. Zamanaşımının yaklaştığı dosyalarda tenfiz davasının iptal davası beklenmeden açılması, sürenin dolması riskini ortadan kaldırır.

Vasiyet dışındaki mallar için: Vasiyet konusu malın tenfizinden ayrı olarak terekenin geri kalanı, mirasçılar arasında miras paylaşımı kurallarına göre paylaştırılır.

9. Sonuç ve Değerlendirme

Vasiyetnamenin tenfizi, vasiyetnamenin düzenlenmesiyle değil, açılma dosyasının eksiksiz tamamlanmasıyla mümkün hale gelir. Lehtarın ilk işi açılma dosyasını üç yönden kontrol etmektir: açılma kararının tüm mirasçılara tebliğ edilip kesinleşmesi, iptal veya tenkis davası bulunup bulunmadığı ve vasiyet konusu taşınmazın güncel tapu kaydı. Mirasçılar devre yanaşmıyorsa dava, asliye hukuk mahkemesinde, tüm mirasçılara karşı ve taşınmazın gerçek değeri üzerinden açılır.

Süre bakımından en büyük risk, on yıllık zamanaşımının kesinleşme tarihine değil, kazandırmanın öğrenildiği güne bağlanmasıdır. Mirasçılar açısından ise vasiyete itiraz edilmeyecekse kabulün tenfiz davasının ilk duruşmasından önce bildirilmesi, gereksiz gider yükünü önler. Her aşama hak kaybına yol açabilecek süre ve usul kurallarına bağlı olduğundan, dosyanın baştan sona özenle takip edilmesi gerekir.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

10. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Vasiyetname Açılırken Mirasçıların Hazır Bulunması Zorunlu mu?

Mirasçıların vasiyetnamenin açılma duruşmasında hazır bulunması zorunlu değildir. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer, diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır (TMK m. 596). Davete rağmen gelmeyen mirasçılar açılmayı engelleyemez; vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı örneği sonradan tebliğ edilir ve itiraz süresi bu tebliğle işlemeye başlar.

Vasiyet Edilen Taşınmaz Mirasbırakan Tarafından Satılmışsa Ne Olur?

Vasiyet edilen taşınmaz mirasbırakanın ölümünde terekede bulunmuyorsa, vasiyet yükümlüsü kural olarak taşınmazı teslim borcundan kurtulur. Vasiyetnamede yükümlünün malı edinerek devretmesi öngörülmüşse, yani tedarik vasiyeti söz konusuysa, borç devam eder. Satışın gerçekte bağışı gizlediği iddia ediliyorsa, bu iddia muris muvazaası kuralları çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Vasiyetnameyi Elinde Bulunduran Kişi Teslim Etmezse Ne Olur?

Vasiyetnameyi düzenleyen, saklayan, ele geçiren veya ölenin eşyası arasında bulan kişi, ölümü öğrenir öğrenmez vasiyetnameyi sulh hakimine teslim etmekle yükümlüdür (TMK m. 595). Teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, bu yüzden doğan zarardan sorumludur. Teslim edilmeyen vasiyetname açılamadığından, lehtar teslim gerçekleşene kadar tenfiz davası açamaz.

Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar

Bu makale 28.10.2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 559, 571, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 602, 606
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 11, 12, 120, 165, 312, 326
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 16, 30, 32
  • 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 17
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.02.2020 tarihli, 2019/4998 E. ve 2020/1655 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.03.2020 tarihli, 2020/1594 E. ve 2020/2305 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.11.2022 tarihli, 2022/6047 E. ve 2022/6648 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.12.2022 tarihli, 2021/5397 E. ve 2022/7702 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.03.2024 tarihli, 2023/3697 E. ve 2024/1773 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarihli, 2023/1823 E. ve 2024/2202 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.05.2024 tarihli, 2023/3039 E. ve 2024/2984 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.06.2024 tarihli, 2023/2713 E. ve 2024/3160 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.06.2024 tarihli, 2024/2166 E. ve 2024/3461 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.09.2024 tarihli, 2023/4585 E. ve 2024/3934 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.12.2024 tarihli, 2024/3983 E. ve 2024/5794 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.02.2025 tarihli, 2024/2311 E. ve 2025/1030 K. sayılı İlamı
Hukuki Sorumluluk Reddi Bu makalede yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmuş olup, hukuki danışmanlık veya görüş niteliği taşımamaktadır. Somut olaylar bakımından bir hukukçuya danışılması tavsiye olunur.