...
Vefat eden murisin bankalarda bulunan mevduat, vadeli-vadesiz hesap ve kiralık kasa varlıklarının tespiti ile miras bırakanın banka hesaplarına erişim sürecini sembolize eden; modern bir finans merkezinin cam dış cephesinde yer alan büyük altın sarısı renkli "BANK" tabelasını ve gökyüzüne doğru uzanan kurumsal banka binasını gösteren mimari hukuk görseli.

Miras Bırakanın Banka Hesaplarına Erişim: Mirasçıların Hakları ve Sınırları

Temmuz 16, 2026
Tebligat Kanunu uyarınca UETS üzerinden gönderilen e-tebligat evraklarını inceleyen, tebliğ edilmiş sayılma sürelerini hesaplayan ve bilgisayar başında resmi yasal notlar alan takım elbiseli kurumsal bir avukat veya hukuk danışmanının masaüstü bilgisayar, klavye ve tablet bulunan çalışma ofisindeki yandan profil görünümü.

E-Tebligat (VUK 107/A): Hak ve Yükümlülükler ile 5 Gün Kuralı

Temmuz 17, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Vasiyetnamenin Tenfizi ve Açılması: TMK m. 596-602 Kapsamlı Rehber

Makale Yol Haritası
Vasiyetnamenin Teslimi ➔ Açılması ve Tebliğ ➔ İtiraz ve Kesinleşme ➔ Tenfiz Davası ➔ Tapuda Tescil

Vasiyetnamenin tenfizi, lehine belirli bir mal veya hak bırakılan kişinin, bu edimin yerine getirilmesini vasiyet yükümlüsünden talep ettiği davadır. Türk hukukunda vasiyet alacaklısı, mirasbırakanın külli halefi değildir; ölümle birlikte doğrudan mülkiyet kazanmaz, yalnızca kişisel (şahsi) bir istem hakkı elde eder.

Bu nedenle çekirdek yanıt nettir: vasiyet edilen taşınmaz, mirasbırakanın ölümüyle kendiliğinden lehtarın adına geçmez. Mülkiyetin kazanılması için vasiyetnamenin önce sulh hukuk mahkemesinde açılıp okunması, bu kararın kesinleşmesi ve ardından asliye hukuk mahkemesinde vasiyetnamenin tenfizi davası açılarak tapu kaydının iptali ile tescile hükmedilmesi gerekir.

Aşağıda; açılma usulü, tebliğ ve itiraz süreleri, tenfiz davasının şartları, görevli ve yetkili mahkeme, husumet, harç ve on yıllık zamanaşımı, güncel Yargıtay kararları ışığında sistematik biçimde incelenmektedir.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Miras Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Vasiyetnamenin Tenfizi Nedir?

Vasiyetnamenin tenfizi, vasiyet alacaklısının; vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı açtığı, vasiyet edilen malın teslimini ya da hakkın devrini sağlayan davadır. Dava, vasiyetnamenin usulünce açıldığının ve itiraza uğramadan kesinleştiğinin tespitine dayanır; taşınmazlarda tapu iptali ve tescil hükmüyle sonuçlanır.

Vasiyet, kural olarak ivazsız bir ölüme bağlı tasarruftur. Vasiyet alacağı ise ancak mirasbırakanın ölümüyle doğar. Buna karşılık bu alacak, ayni değil şahsi niteliktedir: lehtar, vasiyet konusu mal üzerinde doğrudan mülkiyet kazanmaz.

1.1. Cüzi Halefiyet ve Kişisel İstem Hakkı

Yasal ve atanmış mirasçılar, külli halefiyet ilkesi gereği terekeyi ölümle birlikte kendiliğinden kazanır. Vasiyet alacaklısı ise cüzi haleftir; yalnızca vasiyet yükümlüsüne yöneltebileceği kişisel bir talep hakkına sahiptir. Yükümlü edimini yerine getirmezse, alacaklının başvuracağı yol tenfiz davasıdır.

📜 KANUN METNİ — 

"Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur."

"Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur."

"Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir."

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 600

1.2. Atanmış Mirasçı ile Vasiyet Alacaklısı Arasındaki Fark

Ayrım pratik sonuç doğurur. Mirasçı atamasında lehtar, terekenin tamamı veya belirli bir oranı bakımından mirasçı sıfatını kazanır ve külli halef olarak tereke borçlarından da sorumlu olur. Belirli mal vasiyetinde ise lehtar mirasçı değildir; tereke borçlarından sorumlu tutulmaz, ancak vasiyet edilen malın mülkiyetini de kendiliğinden kazanmaz.

Yargıtay, vasiyet alacaklısının cüzi halef olduğunu, lehine vasiyet olunan mal üzerinde doğrudan hak kazanamayacağını; mülkiyetin ancak vasiyetin yerine getirilmesi (tenfiz) yoluyla tescil ile kazanılacağını vurgulamıştır. Tenfiz davası, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı açılır.

— Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.02.2020 tarihli, 2019/4998 E. ve 2020/1655 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

2. Vasiyetnamenin Açılması (TMK m. 595-598): Tenfizin Zorunlu Ön Koşulu

Vasiyetnamenin açılması, mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın sulh hâkimi tarafından açılıp ilgililere okunması işlemidir. Bir koruma önlemi ve tespit işlemidir; hak yaratmaz. Usulüne uygun açılıp okunmayan bir vasiyetnamenin yerine getirilmesi istenemez.

2.1. Teslim Yükümlülüğü ve Sulh Hâkiminin Görevi

Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetname, geçerliliği tartışmalı olsa dahi gecikmeksizin sulh hâkimine teslim edilmelidir (TMK m. 595). Vasiyetnameyi düzenleyen, saklayan veya başka surette ele geçiren kişi bu yükümlülüğü yerine getirmezse doğan zarardan sorumlu olur.

Sulh hâkiminin görevi sınırlıdır: vasiyetnameyi belirlenen günde açmak, okunduğunu tutanağa geçirmek, tutanağı hazır bulunanlara imzalatmak, açılma ve okunmanın tespitine karar vermek, örneğini ilgililere tebliğ etmek ve gerekli koruma önlemlerini almaktır. Sulh hâkimi bu aşamada vasiyetnamenin geçerliliğini denetlemez ve eda hükmü kuramaz.

📜 KANUN METNİ — 

"Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur."

"Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer vasiyetnamenin açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır."

"Mirasbırakanın sonradan ortaya çıkan vasiyetnameleri için de aynı işlemler yapılır."

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 596

Yetki kuralı kesindir: vasiyetname, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesince açılır. Bu husus mahkemece re'sen gözetilir.

2.2. Tebliğ, İtiraz Süresi ve Mirasçılık Belgesi

Açılmadan sonra, mirasta hak sahibi olan herkese vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği tebliğ edilir. Adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla tebligat yapılır.

📜 KANUN METNİ — 

"Mirasta hak sahibi olanların her birine gideri terekeye ait olmak üzere, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği hâkim tarafından tebliğ edilir."

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 597/1

Bildirimden itibaren bir ay içinde itiraz edilmezse, lehine tasarrufta bulunulan kişiye sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge verilir (TMK m. 598/2). Uyuşmazlık çıkmayan dosyalarda bu belge, tapu ve diğer kurum işlemleri bakımından pratik bir çözüm sağlar.

Yargıtay, vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince usulüne uygun biçimde açılıp okunmadığı ve gerekçeli kararın mirasçılar ile vasiyet alacaklılarına tebliğ edilmediği bir olayda, ortada usulüne uygun açılmış bir vasiyetname bulunmadığından yerine getirilmesinin istenemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur.

— Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.03.2020 tarihli, 2020/1594 E. ve 2020/2305 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

Tablo 1: Vasiyetnamenin Açılmasından Tenfizine Süreç Akışı
Aşama Dayanak Süre / Açıklama
Teslim TMK m. 595 Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın gecikmeksizin sulh hâkimine teslim edilir.
Açılma ve okunma TMK m. 596 Teslimden itibaren bir ay içinde, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve okunur.
Tebliğ TMK m. 597 Mirasta hak sahibi olanlara, kendilerine ilişkin kısımların onaylı örneği tebliğ edilir.
İtiraz / belge TMK m. 598 Bildirimden itibaren bir ay içinde itiraz edilmezse lehtara atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı belgesi verilir.
İptal davası TMK m. 557-559 İptal davası açılmışsa, sonucu tenfiz davası bakımından bekletici mesele yapılır.
Tenfiz TMK m. 600 Kesinleşen vasiyetname uyarınca malın teslimi veya tapuda tescil istenir.
Zamanaşımı TMK m. 602 Ölüme bağlı kazandırmanın öğrenilmesinden itibaren on yıl.

3. Vasiyetnamenin Tenfizi Davasının Şartları Nelerdir?

Tenfiz davasının kabulü için beş şart aranır: infazı mümkün ve geçerli bir vasiyetnamenin bulunması; vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince açılıp okunması; açılma kararının kesinleşmesi; iptal veya tenkis davası açılmışsa bunların kesinleşmesi; vasiyet konusu mal veya hakkın terekede mevcut olması.
  • Geçerli ve infaz edilebilir vasiyetname: Şekil şartlarını taşımayan "atipik" bir belge, tarafların iradesi bu yönde olsa dahi vasiyetname olarak tenfiz edilemez.
  • Açılıp okunma: Açılma dosyası hiç açılmamış veya derdest ise tenfiz davası dinlenemez; uygulamada mahkemeden bekletici mesele yapılması talep edilir.
  • Kesinleşme: Açılma kararının kesinleşmiş olması aranır.
  • İtirazın sonuçsuz kalması: İptal (TMK m. 557 vd.) veya tenkis davası açılmışsa, bu davaların sonucu tenfiz davası bakımından bekletici mesele yapılır.
  • Terekede mevcudiyet: Vasiyet konusu mal terekeden çıkmışsa, tedarik vasiyeti hâli dışında yükümlülük sona erebilir; bu durumda talep tazminata dönüşebilir.

Şekil şartlarına uygun olmayan, sulh hukuk mahkemesince açılıp okunmamış bir belgeye dayanılarak açılan tenfiz davasının reddine ilişkin karar, Yargıtay tarafından usul ve kanuna uygun bulunmuştur. Karara göre öncelikle vasiyetnamenin açılıp okunduğuna dair kararın kesinleşmesi ve iptale ilişkin sürenin geçmesi gerekir.

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.06.2024 tarihli, 2023/2713 E. ve 2024/3160 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

Vasiyetnamenin iptaline yönelik davanın feragat nedeniyle reddedilerek kesinleştiği olayda, tenfiz şartlarının oluştuğu kabul edilmiş; vasiyet edilen taşınmazların tapu kayıtlarının vasiyet edilen oranda iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi yerinde görülmüştür.

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesi24.02.2025 tarihli, 2024/2311 E. ve 2025/1030 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

4. Görevli ve Yetkili Mahkeme, Husumet ve Harç

Vasiyetnamenin açılması, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde görülen çekişmesiz bir yargı işidir. Vasiyetnamenin tenfizi davası ise asliye hukuk mahkemesinde açılır ve taşınmazın aynına ilişkin olduğundan nispi harca tabidir. Dava, vasiyeti yerine getirme görevlisine, o yoksa yasal ve atanmış mirasçılara yöneltilir.

Tenfiz davasında dava değeri, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değerine göre belirlenir; gerektiğinde keşif yapılarak nispi peşin karar ve ilam harcı tamamlattırılır. Harcın tamamlanması tarafların isteğine bırakılmamış, mahkemece re'sen gözetilecek bir husus olarak düzenlenmiştir.

Yargıtay, tenfize konu taşınmazların harca esas gerçek değerinin keşfen belirlenerek nispi peşin karar harcının ikmal edilmesi gerektiğini; ayrıca vasiyet edilen taşınmazlar bakımından tenfiz hükmü kurulması gerekirken tapu iptali ve tescil talebinin reddedilmesini isabetsiz bularak hükmü bozmuştur.

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.06.2024 tarihli, 2024/2166 E. ve 2024/3461 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

Tablo 2: Vasiyetnamenin Açılması ile Tenfizi Davasının Karşılaştırması
Ölçüt Vasiyetnamenin Açılması Vasiyetnamenin Tenfizi
Hukuki niteliği Çekişmesiz yargı işi; koruma önlemi ve tespit Çekişmeli yargı; tespit ve eda (tapu iptali–tescil) talebi
Görevli mahkeme Sulh hukuk mahkemesi Asliye hukuk mahkemesi
Yetki Mirasbırakanın yerleşim yeri (kesin yetki) Genel yetki kuralları; taşınmazda taşınmazın bulunduğu yer
Taraflar Hasımsız; ilgililer çağrılır Vasiyeti yerine getirme görevlisi, o yoksa yasal ve atanmış mirasçılar
Harç Maktu Nispi (taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden)
Sonuç Açılıp okunduğunun tespiti Malın teslimi veya tapu kaydının iptali ile tescil

5. Vasiyetnamenin Tenfizinde Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Vasiyet alacaklısının dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 602). Uygulamada belirleyici tartışma, bu on yıllık sürenin vasiyetnamenin öğrenildiği tarihte mi, yoksa açılma kararının kesinleştiği tarihte mi başlayacağıdır.

📜 KANUN METNİ — 

"Vasiyet alacaklısının dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muaccel olma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar."

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 602

Yargıtay'ın güncel yaklaşımında, sürenin başlangıcı için lehtarın vasiyetnameyi ve içeriğini fiilen öğrendiği an esas alınmaktadır. Nitekim mirasçıların vasiyetnamenin açılıp okunduğu duruşmada hazır bulunarak içeriği öğrendikleri bir olayda, on yıllık sürenin bu tarihte işlemeye başladığı kabul edilmiştir.

Mirasçıların vasiyetnamenin açılıp okunduğu duruşmada hazır bulundukları ve vasiyetnameye itirazlarının olmadığını beyan ettikleri olayda; vasiyetname ve içeriğinin duruşmada öğrenildiği, on yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihte işlemeye başladığı ve davanın süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle red kararı onanmıştır.

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.12.2024 tarihli, 2024/3983 E. ve 2024/5794 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

Buna karşılık, vasiyetnameden taksim tarihinde haberdar olmayan davacılar bakımından sürenin vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren başlayacağı kabul edilerek zamanaşımı def'i reddedilmiştir. Görüldüğü üzere sürenin başlangıcı, somut olayda öğrenmenin ne zaman gerçekleştiğine bağlıdır.

Otuz yılı aşkın süre önce düzenlenen bir vasiyetnamenin 2019 yılında açılıp okunduğu, açılma kararının 2020'de kesinleştiği ve iptal davası açılmadığı olayda; on yıllık sürenin vasiyetnamenin açıldığı tarihten başlayacağı kabul edilerek tenfiz davasının süresinde açıldığı sonucuna varılmıştır.

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.09.2024 tarihli, 2023/4585 E. ve 2024/3934 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

Ayrıca mirasbırakanın 2002 öncesinde ölmesi hâlinde, 4722 sayılı Kanun m. 17 uyarınca mirasçılık ve mirasın geçişi ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere (743 sayılı mülga Kanun) göre değerlendirilir. Bu durumda da on yıllık süre, kazandırmadan haberdar olma anına bağlanmıştır.

6. Yargılama Giderleri ve "Yasal Hasım" Sorunu

Vasiyetnameye itiraz etmeyen ve davanın açılmasına kendi tutumlarıyla sebebiyet vermeyen mirasçılar "yasal hasım" sayılır. Bu kişiler ilk duruşmadan önce davayı kabul etmişlerse, HMK m. 312/2 uyarınca aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemez.

Tenfiz davası, niteliği gereği mirasçıların tamamına yöneltilmek zorundadır. Bu zorunluluk, itirazı bulunmayan mirasçıların da davalı sıfatını kazanmasına yol açar. Yargıtay, bu kişilerin dava açılmasına sebebiyet vermedikleri gözetilerek gider sorumluluğu dışında tutulması gerektiğini kabul etmektedir.

Davalı mirasçıların yasal hasım olduğu ve vasiyetnameye itirazları bulunmadığı, dolayısıyla davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri gözetilerek aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilmiş; hüküm bu yönüyle düzeltilerek onanmıştır.

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.05.2024 tarihli, 2023/3039 E. ve 2024/2984 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)

7. Sonuç ve Değerlendirme

Vasiyetnamenin tenfizi, tek başına bir dava değil; teslim, açılma, tebliğ, itiraz ve kesinleşme aşamalarından oluşan zincirin son halkasıdır. Zincirin herhangi bir halkasındaki usuli eksiklik, esasa ilişkin haklılık durumundan bağımsız olarak davanın reddine veya uzun süren bozma süreçlerine yol açabilmektedir.

Uygulamada en sık karşılaşılan risk alanları şunlardır: açılma kararının kesinleşmemiş olması, mirasçılara usulüne uygun tebligat yapılmaması, nispi harcın tamamlanmaması, vasiyet konusu malın terekeden çıkmış olması ve on yıllık zamanaşımı süresinin öğrenme tarihinden itibaren işlemeye başladığının gözden kaçırılması.

Miras hukukunda süreler ve usul kuralları hak kaybına doğrudan etki ettiğinden, sürecin dosyanın somut özelliklerine göre değerlendirilmesi ve profesyonel biçimde yürütülmesi önem taşır.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Vasiyetname açılmadan tenfiz davası açılabilir mi?
Vasiyetnamenin tenfizi davası, vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince açılıp okunmasını ve bu kararın kesinleşmesini gerektirir. Açılma dosyası henüz kesinleşmemişse, mahkemeden açılma dosyasının bekletici mesele yapılması talep edilebilir.
2Vasiyetnamenin tenfizi davası hangi mahkemede açılır?
Tenfiz davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. Vasiyetnamenin açılması ve okunması ise mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır; bu yetki kesindir ve mahkemece re'sen gözetilir.
3Vasiyet edilen taşınmaz ölümle birlikte adıma geçer mi?
Hayır. Belirli mal vasiyetinde lehtar cüzi haleftir ve yalnızca kişisel bir istem hakkı kazanır. Taşınmazın mülkiyeti, ancak tenfiz davası sonucunda verilen tapu iptali ve tescil kararı ile kazanılır.
4Vasiyetnamenin tenfizinde zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Vasiyet alacaklısının dava hakkı, ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 602). Sürenin başlangıcı, somut olayda vasiyetnamenin ve içeriğinin ne zaman öğrenildiğine göre belirlenir.
5Vasiyetnameye itiraz edilirse ne olur?
İtiraz üzerine vasiyetnamenin iptali veya tenkis davası açılabilir. Bu davaların sonucu, tenfiz davası bakımından bekletici mesele yapılır; iptal davası reddedilir veya hiç açılmazsa tenfiz şartları oluşmuş sayılır.