Bu Makaleden Ne Öğreneceksiniz?
▸ Abonelik sözleşmesinin feshinde bir yıl eşiğinin hukuki anlamı
▸ Fesih bildiriminin geçerli şekli, kalıcı veri saklayıcısı ve ispat yükü
▸ Sağlayıcının fesih talebini yerine getirmesi için öngörülen yasal süreler
▸ Fesihten sonra düzenlenen faturalardan sorumluluğun sınırı
▸ Taahhütlü aboneliklerde talep edilebilecek bedelin üst sınırı ve hesabı
▸ Aboneliğin iptal ettirilmemesinin doğurduğu müteselsil sorumluluk
▸ Tacirler arasındaki abonelik ilişkilerinde uygulanan farklı rejim
Abonelik sözleşmesinin feshi, tüketicinin belirli bir mal veya hizmeti sürekli ya da düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmeyi tek taraflı irade beyanıyla ve geleceğe etkili biçimde sona erdirmesidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) bu hakkı, tüketiciyi uzun süreli bağlılıktan koruyan emredici bir düzenleme olarak öngörmüştür.
Çekirdek kural şudur: belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmeleri, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ve cezai şart ödenmeksizin her zaman feshedilebilir. Fesih bildiriminin kağıt üzerinde ya da kalıcı veri saklayıcısı ile sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Sağlayıcı, bu talebi kural olarak yedi gün içinde yerine getirmek; ödenmiş bedelin kalan kısmı ile güvence bedelini ise on beş gün içinde iade etmek zorundadır. Bu sürelerin aşılması halinde, mal veya hizmetten yararlanılmış olsa bile tüketiciden bedel istenemez.
Aşağıda; fesih bildiriminin usulü, sektörel süre farklılıkları, taahhütlü aboneliklerde cayma bedelinin üst sınırı, sağlayıcının tek taraflı fesih yetkisinin sınırları ve tacirler bakımından geçerli olan farklı rejim, yürürlükteki mevzuat ve yerleşik yargı uygulaması esas alınarak ele alınmaktadır. Konuyla ilgili diğer makalelere ''Tüketici Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- 1. Abonelik Sözleşmesinin Feshi Nedir?
- 2. Abonelik Sözleşmesi Nasıl Feshedilir?
- 3. Fesih Talebi Ne Kadar Sürede Yerine Getirilir?
- 4. Feshin Mali Sonuçları: Bedel Talep Yasağı ve İade Yükümlülüğü
- 5. Taahhütlü Aboneliğin Süresinden Önce Feshi ve Cayma Bedeli
- 6. Satıcı veya Sağlayıcı Aboneliği Tek Taraflı Feshedebilir mi?
- 7. Aboneliğin İptal Ettirilmemesi: Taşınma ve Satış Halinde Sorumluluk
- 8. Tacirler Arasındaki Abonelik Sözleşmelerinde Fesih
- 9. Uyuşmazlık Halinde Başvuru Yolları
- 10. Sonuç ve Değerlendirme
- 11. İlgili Makaleler
1. Abonelik Sözleşmesinin Feshi Nedir?
Abonelik sözleşmesinin feshi, sürekli borç ilişkisi doğuran abonelik ilişkisinin tek taraflı beyanla geleceğe etkili olarak sona erdirilmesidir. TKHK m. 52/4 uyarınca tüketici; belirsiz süreli veya bir yıldan uzun süreli abonelik sözleşmesini gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden istediği zaman feshedebilir. Bildirimin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile yapılması yeterlidir.
1.1. Abonelik Sözleşmesinin Tanımı ve Kapsamı
Abonelik sözleşmesi, TKHK m. 52/1’de tüketicinin belirli bir mal veya hizmeti sürekli ya da düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşme olarak tanımlanmıştır. Elektrik, su, doğal gaz, elektronik haberleşme, süreli yayın, dijital içerik platformları ve alarm izleme hizmetleri bu tanımın tipik uygulama alanlarıdır.
Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği (ASY) her türlü abonelik sözleşmesini kapsar. Ancak elektrik, su, doğal gaz ve elektronik haberleşme sektörü dışındaki aboneliklerde Yönetmeliğin yalnızca 5, 6, 7, 8, 13, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uygulanır. Bu ayrım, hangi sektörde hangi ayrıntılı yükümlülüğün geçerli olduğunu belirlediği için uyuşmazlıklarda ilk bakılması gereken noktadır.
1.2. Bir Yıl Eşiği: Kanun ile Yönetmelik Arasındaki Nüans
Fesih hakkının kapsamı, sözleşmenin süresine göre belirlenir. Kanun metni “süresi bir yıldan daha uzun olan” belirli süreli sözleşmelerden söz ederken, Yönetmelik “süresi bir yıl ve daha uzun olan” ifadesini kullanmaktadır. Yönetmelik hükmü, tam bir yıllık sözleşmeleri de gerekçesiz fesih kapsamına aldığından tüketici lehine daha geniştir.
Süresi bir yıldan az olan belirli süreli aboneliklerde ise gerekçesiz fesih mümkün değildir. Bu sözleşmelerde tüketici, ancak sözleşme koşullarında kendi aleyhine değişiklik yapılması hâlinde veya Yönetmeliğin öngördüğü üzere hizmetten yararlanmasına engel olabilecek geçerli bir sebebin varlığında sözleşmeyi feshedebilir.
📜 KANUN METNİ —
“Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir. Süresi bir yıldan az olan belirli süreli abonelik sözleşmesinde satıcı veya sağlayıcı tarafından sözleşme koşullarında değişiklik yapılması hâlinde de tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Fesih bildiriminin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshi için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan yöntemden daha ağır koşullar içeren bir yöntem belirleyemez.”
Belirli süreli aboneliklerin kendiliğinden uzamasını öngören hükümler de geçersizdir. TKHK m. 52/3 uyarınca sözleşme ancak, kurulmasından sonra ve sona erme tarihine kadar tüketicinin talebi veya onayı alınarak uzatılabilir. Uygulamada otomatik yenilenme kaydına dayanılarak düzenlenen faturalar, bu nedenle sıklıkla iptal edilmektedir.
2. Abonelik Sözleşmesi Nasıl Feshedilir?
Fesih bildirimi, kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile sağlayıcıya yöneltilir. Kısa mesaj, elektronik posta, internet başvurusu ve kaydı tutulan telefon görüşmesi bu kapsamdadır. Sağlayıcı, sözleşmenin kurulmasını sağlayan yöntemden daha ağır veya feshi zorlaştıran bir usul dayatamaz. Bildirimin yapıldığının ispatı, hakkını kullanan tüketiciye düşer.
2.1. Kağıt Üzerinde veya Kalıcı Veri Saklayıcısı ile Bildirim
Kalıcı veri saklayıcısı, TKHK m. 3/1-f’de; gönderilen bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelenmesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan araç ve ortamlar olarak tanımlanmıştır. Kısa mesaj, elektronik posta, internet, disk ve hafıza kartı bu tanıma açıkça dâhildir.
Buna göre noter ihtarnamesi geçerlilik şartı değildir. Bununla birlikte ihtarname, bildirimin içeriğini ve ulaştığı tarihi tereddütsüz biçimde belgelediğinden ispat kolaylığı sağlar. Elektronik posta veya çağrı merkezi başvurusu tercih edildiğinde, başvuru numarasının, tarih-saat bilgisinin ve yazışma çıktısının saklanması önem taşır.
2.2. Ağırlaştırılmış Fesih Usulü Yasağı
Sözleşme internet üzerinden birkaç tıklamayla kurulmuşken feshin yalnızca bayi ziyareti ya da noter ihtarnamesi ile yapılabileceğini öngören kayıtlar, TKHK m. 52/4 ve ASY m. 23/3’e aykırıdır. Bu tür kayıtlar aynı zamanda TKHK m. 5 anlamında haksız şart niteliğinde olup kesin hükümsüzdür.
Yönetmeliğin 22/4. maddesi, sağlayıcıya fesih bildirim ve taleplerini karşılayacak uygun bir sistem kurma ve bu sistemi kesintisiz açık tutma yükümlülüğü de getirmiştir. Aynı yükümlülük TKHK m. 52/6’da kanun düzeyinde tekrarlanmıştır.
2.3. İspat Yükü ve Uygulamadaki Görünümü
Fesih iradesinin sağlayıcıya ulaştığını ispat külfeti, kural olarak bu hakkı kullanan tarafa aittir. Yargı kararlarında, faks gönderim raporu sunulamayan olaylarda feshin ancak sonraki noter ihtarnamesi tarihinde hüküm doğurduğu kabul edilmiştir.
Bir internet abonesinin şube kapanışı üzerine önce faks, ardından noter ihtarnamesi ile fesih talebinde bulunduğu olayda mahkeme; faks gönderim belgesi dosyaya sunulamadığından fesih tarihi olarak ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihi esas almış, bu tarihten sonraki dönem faturalarından abonenin sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir.
— İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.11.2023 tarihli, 2021/788 E. ve 2023/797 K. sayılı İlamı (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
3. Fesih Talebi Ne Kadar Sürede Yerine Getirilir?
Fesih talebinin yerine getirilme süresi kural olarak yedi gündür; bu süre bildirimin sağlayıcıya ulaştığı tarihte işlemeye başlar. Elektronik haberleşmede ücretlendirme yirmi dört saat içinde durdurulmalıdır. Süreli yayınlarda süre, yayın periyoduna göre on beş gün ile üç ay arasında değişir. Diğer mevzuatta tüketici lehine öngörülen kısa süreler saklıdır.
Süreler, feshin ne zaman hüküm doğurduğunu belirlediği için mali sonuçların da başlangıç noktasıdır. Aşağıdaki tablo, yürürlükteki düzenlemelerde öngörülen süreleri sektör bazında karşılaştırmaktadır.
| Abonelik türü / sektör | Fesih talebinin yerine getirilme süresi | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural (tüm abonelikler) | Bildirimin sağlayıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç 7 gün | ASY m. 24/1 |
| Günlük süreli yayın | 15 gün | ASY m. 24/2 |
| Haftalık süreli yayın | 1 ay | ASY m. 24/2 |
| Aylık süreli yayın | 3 ay | ASY m. 24/2 |
| Daha uzun aralıklı süreli yayın | Bildirimden sonraki ilk yayını müteakip | ASY m. 24/2 |
| Elektronik haberleşme | Bildirimden itibaren 24 saat içinde ücretlendirmenin durdurulması; feshin 7 gün içinde tamamlanması | EHSİTHY m. 23 |
3.1. Genel Yedi Günlük Süre
📜 YÖNETMELİK METNİ —
“Diğer mevzuatta tüketici lehine olan süreler saklı kalmak kaydıyla, satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin fesih talebini, bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç yedi gün içerisinde yerine getirmekle yükümlüdür.”
— Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği m. 24/1
Sürenin başlangıcı bildirimin ulaşma tarihidir; sağlayıcının iç prosedürünü tamamladığı tarih değildir. Fesih talebinin sisteme geç kaydedilmesi, ek belge istenmesi veya iptal talebiniz değerlendirmeye alınmıştır türü ara işlemler süreyi uzatmaz.
3.2. Elektronik Haberleşme Sektöründe Yirmi Dört Saat Kuralı
Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği (EHSİTHY) m. 23 uyarınca işletmeci, fesih talebine ilişkin bildirimin yapıldığı andan itibaren yirmi dört saat içinde talebin alındığını aboneye bildirmek ve ücretlendirmeyi durdurmakla yükümlüdür. Fesih işleminin ise yedi gün içinde tamamlanması gerekir.
Bu düzenleme, fatura itirazlarında en güçlü dayanaklardan biridir. Nitekim bir uyuşmazlıkta, aboneliklerin kapatılması için önce çağrı merkezine, ardından yazılı olarak başvurulmasına rağmen hatların kapatılmadığı, sözleşmede de yirmi dört saat içinde hizmetin kısıtlanmaması hâlinde abonenin sorumlu tutulamayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle, fesih iradesinin bildirildiği tarihten sonraki dönem faturalarına ilişkin alacak davası reddedilmiştir (İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/370, K. 2025/755, T. 05.11.2025 — karardan aktarılarak özetlenmiştir).

4. Feshin Mali Sonuçları: Bedel Talep Yasağı ve İade Yükümlülüğü
Aboneliğin yasal süreler içinde sona erdirilmemesi hâlinde, sürelerin bitiminden itibaren mal veya hizmetten yararlanılmış olsa dahi tüketiciden bedel istenemez. Ayrıca sağlayıcı, fesih bildiriminin hüküm ifade etmesinden itibaren on beş gün içinde ödenmiş tutarın kalan kısmını ve varsa güvence, depozito veya teminat bedellerinin güncel tutarlarını kesintisiz iade etmek zorundadır.
📜 KANUN METNİ —
“Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin aboneliğe son verme isteğini yönetmelikle belirlenen süreler içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Aboneliğin belirlenen süreler içinde sona erdirilmediği durumlarda, bu sürelerin bitiminden itibaren mal veya hizmetten yararlanılmış olsa dahi, tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemez. Satıcı veya sağlayıcı, fesih bildiriminin hüküm ifade etmesinden itibaren on beş gün içinde tüketici tarafından ödenmiş olan ücretin geri kalan kısmını kesinti yapmaksızın iade etmekle yükümlüdür.”
4.1. Sürelerin Aşılması: Kullanım Olsa Bile Bedel İstenemez
Bu hüküm, tüketici lehine güçlü bir sonuç doğurur. Fesih talebi süresinde yerine getirilmezse, hizmet fiilen sunulmaya devam etse ve tüketici bundan yararlansa dahi ilgili dönem için bedel tahakkuk ettirilemez. Sağlayıcının iç süreç aksaklığı, bu yasağı bertaraf eden bir mazeret olarak kabul edilmemektedir.
Uygulamada tartışma, fesih iradesinin gerçekten ulaşıp ulaşmadığı noktasında yoğunlaşmaktadır. Fesih talebinin sonuçlandırılmadığı, buna karşılık hattın teknik olarak kullanılmaya devam edildiği bazı olaylarda mahkemeler, kullanım kayıtlarını da değerlendirerek sonuca varmaktadır. Bu nedenle fesih bildiriminin ardından hizmetin fiilen kullanılmaması, ispat bakımından tutarlı bir davranış oluşturur.
4.2. On Beş Günlük İade Yükümlülüğü ve Güvence Bedeli
Yönetmeliğin 25/3. maddesi, Kanun’daki düzenlemeyi genişletmiştir. Buna göre on beş gün içinde yalnızca ödenmiş tutarın kalan kısmı değil, varsa güvence, depozito veya teminat adı altında alınan ücretlerin güncel tutarları da kesinti yapılmaksızın iade edilir. Ayrıca sağlayıcı, feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadarki tüketime ilişkin son ödeme bildirimini on gün içinde göndermek zorundadır; elektronik haberleşme sektöründe bu süre dört aya kadar uzatılabilir.
İade yükümlülüğünün tüketicinin ayrıca talepte bulunmasına bağlanamayacağı, idari yargı içtihadında da vurgulanmıştır.
‘’Öte yandan, davacı tarafından, "dava konusu düzenlemenin tebliğ tarihi itibarıyla yürürlüğe girmesinin isabetli olmadığı, bu karar ... tarih ve ... sayılı Kurul kararından farklı, sistemsel geliştirme gerektiren ek yükümlülükler gerektirdiğinden ilave süreye ihtiyaç duyulduğu" iddia edilmişse de, 6502 sayılı Kanun ve 5809 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'ne göre aboneliğin feshinden itibaren kalan bakiyelerin 15 gün içerisinde tüketiciye iadesinin mevzuat gereği zorunlu olduğu, işletmecilerin dava konusu Kurul kararından önce de sistemlerini bu uygulamaya uygun olacak şekilde düzenlemesi gerektiği dikkate alındığında, genel ifadeler ile süre talebinde bulunulamayacağı sonucuna varılmaktadır."
— Danıştay 13. Dairenin E. 2018/3092, K. 2020/3228, T. 18.11.2020 (karardan aktarılarak özetlenmiştir)
5. Taahhütlü Aboneliğin Süresinden Önce Feshi ve Cayma Bedeli
Taahhütlü abonelikte erken fesih halinde istenebilecek bedel, iki tutarın küçük olanıyla sınırlıdır: taahhüde son verilen tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz ve diğer faydaların tahsil edilmemiş toplamı ile kalan süreye ilişkin henüz tahakkuk etmemiş bedellerin toplamı. Sözleşmede kararlaştırılan sabit “fesih tazminatı” bu tavanı aşamaz.
📜 YÖNETMELİK METNİ —
“Taahhütlü aboneliklerde tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde, satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorundadır. Ancak, tüketiciden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak tüketici lehine olan tutarın esas alınması zorunludur.”
— Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği m. 16/1
5.1. İki Tavanın Karşılaştırılması
Hesap iki adımda yapılır. Önce taahhüt boyunca tüketiciye sağlanan ve henüz tahsil edilmemiş menfaatlerin toplamı bulunur. Ardından kalan taahhüt süresine ilişkin, henüz tahakkuk etmemiş abonelik bedellerinin toplamı hesaplanır. Talep edilebilecek bedel, bu iki tutardan tüketici lehine olan, yani düşük olanıdır.
Örneğin yirmi dört aylık taahhütte aylık 200 TL indirim sağlanmışsa ve abonelik on ikinci ayda sonlandırılmışsa, birinci tavan 12 x 200 = 2.400 TL olur. Kalan on iki ayın aylık 500 TL üzerinden toplamı 6.000 TL ise, ikinci tavan 6.000 TL’dir. Bu durumda istenebilecek bedel 2.400 TL ile sınırlıdır. Tersine, kalan süre bedeli daha düşükse esas alınacak tutar o olur.
Uygulamada “fesih tazminatı”, “taahhüt iptal bedeli” veya “indirim iptal bedeli” gibi adlarla düzenlenen faturaların hukuka uygunluğu tam da bu tavan üzerinden denetlenmektedir. Adlandırma, hükmün uygulanmasını engellemez.
5.2. Yerleşim Yeri Değişikliği İstisnası
Yönetmeliğin 16/2. maddesi, taahhütlü aboneliklerde önemli bir istisna getirmiştir: tüketicinin yerleşim yeri değişir ve taahhüt konusu hizmetin yeni yerleşim yerinde aynı nitelikte sunulması fiilen imkânsız hâle gelirse, tüketici hiçbir bedel ödemeksizin taahhütlü aboneliğini feshedebilir. Sabit internet aboneliklerinde altyapı yokluğu, bu istisnanın en sık uygulandığı haldir.
İstisnadan yararlanabilmek için imkansızlığın somut biçimde ortaya konması gerekir. Adres değişikliğini gösteren belge ile sağlayıcının altyapı bulunmadığına ilişkin kaydı birlikte sunulduğunda, bedel talebinin dayanağı ortadan kalkar.
6. Satıcı veya Sağlayıcı Aboneliği Tek Taraflı Feshedebilir mi?
Gerekçesiz ve serbest fesih hakkı yalnızca tüketiciye tanınmıştır. Sağlayıcı, aboneliği ancak ilgili sektörel mevzuatın öngördüğü aşamalı bildirim prosedürünü eksiksiz tamamlayarak sona erdirebilir. Bu aşamalardan biri atlandığında fesih usulsüz sayılır ve buna dayanılarak düzenlenen kaçak tüketim tahakkukları geçersiz kabul edilir.
6.1. Elektrik Aboneliklerinde Aşamalı Prosedür
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 35. maddesi, ödenmeyen borç nedeniyle aboneliğin sona erdirilmesini sıkı bir sıraya bağlamıştır. Bu sıra özetle şu adımlardan oluşur: son ödeme tarihinden sonra en az beş iş günü ödeme süresi içeren ikinci bildirimin yazılı olarak ve kalıcı veri saklayıcısıyla yapılması; bu bildirimde ödenmemesi hâlinde enerjinin kesileceğinin belirtilmesi; sürenin sonunda kesme bildirimi düzenlenerek elektriğin fiilen kesilmesi; borcun otuz gün içinde ödenmemesi hâlinde güvence bedelinden mahsup edileceğinin bildirilmesi; mahsup sonrası fark tutar için on beş günlük süre verilerek sözleşmenin feshedilebileceğinin ihtar edilmesi.
Yargıtay, yalnızca son aşamadaki on beş günlük ihtarnamenin gönderilmesini yeterli görmemektedir. Önceki bildirim aşamaları belgelenmediğinde fesih usule aykırı sayılmakta ve muarazanın meni ile aboneliğin devamına karar verilmektedir.
“…davalı şirketin yaptığı bildirimin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin (35.) maddesinde öngörülen son aşamadaki mahsuba ilişkin 15 günlük süreli bildirim olmasına, aynı madde kapsamında öncesinde yapılması gereken ihtarların yerine getirilmediğinin ve bu haliyle abonelik sözleşmesinin feshinin Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.”
— Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.12.2025 tarihli, 2025/2780 E. ve 2025/6315 K. sayılı İlamı
Aynı Daire, kısa mesajla yapılan fesih bildiriminde mahsup sonrası bakiye borç miktarının yazılmamasını ve önceki ihtarların belgelenmemesini de usule aykırılık saymış, aboneliğin devamına ilişkin kararı onamıştır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2778, K. 2026/110, T. 14.01.2026 — karardan aktarılarak özetlenmiştir).
6.2. Usulsüz Fesih ve Kaçak Tüketim Tahakkuku
Usule aykırı feshin en ağır sonucu, sonrasında düzenlenen kaçak tüketim tutanaklarının dayanaksız kalmasıdır. Abonelik hukuka aykırı biçimde sonlandırıldığında, tüketicinin “abonesiz enerji kullandığı” gerekçesiyle kaçak tarifesi üzerinden borçlandırılması mümkün değildir; yalnızca normal tarife üzerinden hesaplanan tüketim bedeli istenebilir.
Bu yaklaşım hem bölge adliye mahkemesi hem de ilk derece kararlarında istikrar kazanmıştır. Borcun ödenmemesine rağmen fesih prosedürünün işletilmediği ve enerjinin kesilmediği bir olayda, sözleşmenin hâlen ayakta olduğu kabul edilerek borcun kaçak değil normal abonelik usulüne göre belirlenmesi yerinde görülmüştür (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1602, K. 2024/713, T. 05.03.2024 — karardan aktarılarak özetlenmiştir). Benzer biçimde, gerekli ihbarlar yapılmadan aboneliği sonlandırılan şirket hakkında düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı hukuka uygun bulunmamış, yalnızca kullanımdan kaynaklı enerji bedelinin istenebileceği belirtilmiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/471, K. 2023/588, T. 24.03.2023 — karardan aktarılarak özetlenmiştir).
Su aboneliklerinde ise, mevcut abonenin talebi olmaksızın aynı sayaç üzerinden üçüncü kişi adına yeni sözleşme kurularak aboneliğin sonlandırılması haksız fesih sayılmış; sağlayıcıya tek taraflı fesih yetkisi tanınmadığı gerekçesiyle muarazanın meni ile aboneliğin geçerliliğinin tespitine karar verilmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4638, K. 2024/3035, T. 14.10.2024 — karardan aktarılarak özetlenmiştir).
7. Aboneliğin İptal Ettirilmemesi: Taşınma ve Satış Halinde Sorumluluk
Taşınmazın satılması, tahliye edilmesi veya iş yerinin kapatılması, aboneliği kendiliğinden sona erdirmez. Yerleşik uygulamaya göre abone, aboneliğini iptal ettirmediği sürece o abonelik üzerinden tüketilen bedelden fiilî kullanıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle taşınma ve devir hallerinde yazılı fesih başvurusu yapılması zorunludur.
Abonelik ilişkisi, taşınmazın zilyetliğine veya mülkiyetine bağlı değildir; sözleşme ilişkisinin tarafı olan aboneye bağlıdır. Basit bir başvuruyla sözleşmeyi sona erdirme imkânı varken bunu yapmayarak kendi aboneliği üzerinden üçüncü kişilerin tüketimine olanak tanınması, sözleşmeden doğan yükümlülüklere aykırı bir davranış olarak değerlendirilmektedir.
“Diğer bir anlatımla, abonenin aboneliğini iptal ettirmediği sürece sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunun devam edeceği benimsenmiştir.”
— Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19.10.2022 tarihli, 2022/5093 E. ve 2022/7989 K. sayılı İlamı
Anılan kararda, taşınmazdaki payını devretmesine rağmen su aboneliğini sonlandırmayan abonenin, kaçak kullanımdan doğan borcun tamamından sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır. İş yerini kapatan ancak aboneliği sonlandırdığını belgeleyemeyen davacının, sonraki dönem elektrik faturalarından sorumlu olduğu yönündeki değerlendirme de aynı doğrultudadır (İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/680, K. 2022/440, T. 01.07.2022 — karardan aktarılarak özetlenmiştir).
Bununla birlikte sorumluluk mutlak değildir. Faturaların uzun süre ödenmemesine rağmen dağıtım şirketinin yönetmelik gereği enerjiyi kesmemesi, müterafik kusur olarak nitelendirilmektedir. Bu kusur asıl tüketim bedelinden sorumluluğu ortadan kaldırmaz; ancak gecikme zammı ve işleyecek faiz bakımından indirim sağlar. Uygulamada bu indirim, gecikme zammı yerine yasal faiz uygulanması biçiminde somutlaşmaktadır.
8. Tacirler Arasındaki Abonelik Sözleşmelerinde Fesih
Her iki tarafın da tacir olduğu ve sözleşmenin ticari işletmeyle ilgili olarak kurulduğu hâllerde, taraflar tüketici sayılmadığından 6502 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu ilişkilerde fesih, sözleşme hükümleri ile Türk Ticaret Kanunu’na tabidir ve TTK m. 18/3 uyarınca bildirim noter, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta ile yapılır.
Tüketici, TKHK m. 3/1-k’de ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Bir şirketin ticari faaliyeti kapsamında kurduğu internet, alarm veya enerji aboneliği bu tanımın dışında kalır. Nitekim yirmi dört ay taahhütle kurulan bir abonelik sözleşmesinde, her iki tarafın tacir olması ve sözleşmenin ticari işleri sebebiyle akdedilmesi karşısında sözleşmenin ve taraflarının Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine tabi olmayacağı kabul edilmiştir (İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/360, K. 2025/57, T. 21.01.2025 — karardan aktarılarak özetlenmiştir).
Buna karşılık, sözleşmede öngörülen bildirim usulünün sağlayıcı tarafından işletilmemesi tacir bakımından da sonuç doğurur. Sözleşmenin kendi fesih prosedürüne uymayan ve fesih iradesinin karşı tarafa ulaştığını ispat edemeyen sağlayıcının, sözleşmenin ayakta olduğu kabul edilerek kaçak tarifesi uygulaması yerinde görülmemiştir.
| Karşılaştırma ölçütü | Tüketici sıfatıyla abone | Tacir sıfatıyla abone |
|---|---|---|
| Uygulanacak rejim | 6502 sayılı Kanun ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği | 6098 sayılı TBK ve 6102 sayılı TTK; sözleşme hükümleri |
| Gerekçesiz fesih hakkı | Belirsiz süreli ve bir yılı aşan belirli süreli sözleşmelerde vardır | Kural olarak yoktur; sözleşmede kararlaştırılan usule tabidir |
| Fesih bildiriminin şekli | Kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı yeterlidir | Noter, taahhütlü mektup, telgraf veya KEP (TTK m. 18/3) |
| Cezai şart / cayma bedeli | Cezai şart ödenmez; taahhütte tavan ASY m. 16 ile sınırlıdır | Sözleşmede kararlaştırılan bedel kural olarak geçerlidir |
| Görevli merci | Tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi | Asliye ticaret mahkemesi |
Tablodaki ayrım, uyuşmazlığın hangi mercide görüleceğini de belirler. Tüketici sıfatının bulunmadığı hallerde tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi yolu kapalıdır; uyuşmazlık ticari dava niteliğiyle asliye ticaret mahkemesinde, ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk aşamasından sonra görülür.
9. Uyuşmazlık Halinde Başvuru Yolları
Tüketici uyuşmazlıklarında görevli merci, başvuru tarihindeki parasal sınıra göre belirlenir. 2026 yılı için değeri 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
9.1. Tüketici Hakem Heyeti
Parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. 23.12.2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile 2026 yılı için sınır 186.000 TL olarak belirlenmiştir. Başvuru, tüketicinin yerleşim yerindeki veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki hakem heyetine yapılabilir. Heyet kararlarına karşı, tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz.
9.2. Tüketici Mahkemesi ve Arabuluculuk
Parasal sınırın üzerindeki taleplerde tüketici mahkemesi görevlidir. TKHK m. 73/A uyarınca, tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ile heyet kararlarına itirazlar dışında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davalar, tüketicinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.
Görevli mahkemenin bulunduğu yargı çevresi, tüketicinin yerleşim yerine göre değişir. Örneğin İstanbul yargı çevresinde tüketici mahkemeleri İstanbul (Çağlayan), İstanbul Anadolu ve Bakırköy adliyelerinde faaliyet göstermektedir; yerleşim yeri ilçesine göre bu adliyelerden biri yetkili olur.
Talep, feshin geçerliliğinin ve tarihinin tespiti, fesih sonrası düzenlenen faturalardan borçlu olunmadığının tespiti (menfi tespit), haksız tahsil edilen bedelin geri alınması (istirdat) veya haksız fesihle yaratılan muarazanın giderilmesi biçiminde kurulabilir. Talebin doğru nitelendirilmesi, harç ve zamanaşımı bakımından belirleyicidir.
10. Sonuç ve Değerlendirme
Abonelik sözleşmesinin feshine ilişkin düzenlemeler, tüketiciyi süresiz bağlılıktan ve ekonomik caydırıcılıktan korumak üzere kurgulanmıştır. Belirsiz süreli ve bir yılı aşan belirli süreli aboneliklerde gerekçesiz ve cezai şartsız fesih hakkı, fesih bildiriminde şekil serbestisi, sürelerin aşılması hâlinde bedel talep yasağı ve on beş günlük iade yükümlülüğü bu korumanın temel taşlarıdır.
Buna karşılık sorumluluğun kendiliğinden sona ermediği unutulmamalıdır. Yerleşik yargı uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe abonenin sözleşmeden doğan sorumluluğu devam eder. Taşınma, devir veya iş yeri kapanışı hâllerinde yazılı başvurunun yapılması ve belgelenmesi, sonraki dönem borçlarından kurtulmanın ön koşuludur.
Sağlayıcı yönünden ise tablo simetrik değildir. Tek taraflı ve serbest fesih yetkisi bulunmayan sağlayıcı, sektörel mevzuatın öngördüğü aşamalı bildirim prosedürünü eksiksiz izlemek zorundadır; aksi hâlde fesih usulsüz sayılmakta ve buna dayalı kaçak tüketim tahakkukları geçersiz kalmaktadır.
Her uyuşmazlık, sözleşmenin süresi, taahhüt kapsamı, bildirimin şekli ve tarafların sıfatı gibi somut unsurlara göre farklı sonuç doğurabilir. Belgelerin ve sürelerin hukuki niteliğinin değerlendirilmesi teknik bir inceleme gerektirdiğinden, sürecin ilgili mevzuat ve güncel içtihat çerçevesinde profesyonelce yürütülmesi önem taşır.







