Resmi evrak eşliğinde araba anahtarının alıcıya teslim edilmesi; İstanbul'daki ikinci el otomobil piyasasında sıklıkla karşılaşılan kilometresi düşürülmüş araç satışlarındaki mağduriyet anını temsil eder.

Kilometresi Düşürülmüş Araç ve Hasar Gizleme: Alıcının Hukuki ve Cezai Hakları

Ağustos 10, 2026
Bir kişiye doğru atılarak kolunu ısıran köpek; İstanbul'da parklarda veya sokaklarda yaşanan hayvan saldırıları sonrasında mağdurların hastane masrafları ve travmaları için talep ettiği köpek saldırısı tazminatı sürecini temsil eder.

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu ve Köpek Saldırısı Tazminatı (TBK m. 67)

Ağustos 10, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Hakem Heyeti Kararına İtiraz: Süre ve Usul Rehberi

🔍 Bu makalede ne bulacaksınız?

Sigorta Tahkim Komisyonu, tüketici hakem heyeti ve genel tahkim için ayrı ayrı itiraz süreleri ve sürenin başlangıç anı.

01.2026 tarihinden itibaren geçerli sigorta tahkimi parasal sınırları ve hangi tarihteki sınırın esas alınacağı.

İtirazın süresinde olup olmadığını kimin inceleyebileceğine dair Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi içtihadı.

Tebligat, KEP ve UYAP kaynaklı süre hesabı hataları ile bunları önlemeye yarayan somut kontrol noktaları.

 İtiraz hakem heyetinin iki aylık karar süresini aşmasının sonuçları ve 7589 sayılı Kanun sonrası kısmi talep rejimi.

Hakem heyeti kararına itiraz, hakem veya hakem heyetince verilen kararın, kanunda gösterilen merci önünde ve hak düşürücü bir süre içinde yeniden incelenmesini sağlayan başvuru yoludur. Türk hukukunda tek bir itiraz rejimi bulunmaz; kararı veren merciin kimliği hem süreyi hem de başvurulacak makamı değiştirir.

Çekirdek yanıt şudur: Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki uyuşmazlık hakem kararlarına karşı süre, kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gündür. Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı tüketici mahkemesinde açılacak itiraz davası ise tebliğden itibaren on beş gün içinde açılmalıdır. Genel tahkimde ise itiraz değil, bir ay içinde açılması gereken iptal davası söz konusudur.

Bu sürelerin tamamı hak düşürücü niteliktedir ve resen dikkate alınır. Süresi içinde kullanılmayan başvuru hakkı kararın kesinleşmesi sonucunu doğurur; sonradan telafi edilmesi mümkün değildir. Aşağıda her rejim, güncel mevzuat metinleri ve doğrulanmış yargı kararları esas alınarak ayrı ayrı ele alınmaktadır.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Tüketici Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Hakem Heyeti Kararına İtiraz Nedir ve Kaç Farklı Rejim Vardır?

Hakem heyeti kararına itiraz, hakem kararının yetkili merci önünde yeniden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Türk hukukunda üç ayrı rejim vardır: sigorta tahkiminde Komisyon bünyesindeki itiraz hakem heyetine on gün, tüketici hakem heyeti kararlarında tüketici mahkemesine on beş gün, genel tahkimde ise bölge adliye mahkemesinde bir ay içinde iptal davası.

Uygulamada hakem heyeti ifadesi, birbirinden yapısal olarak farklı üç mekanizmayı karşılamaktadır. Bu ayrımın yapılmaması, hak kaybına yol açan en yaygın usul hatasıdır.

1.1. Sigorta Tahkim Komisyonu: Kurum İçi İkinci Derece Denetim

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 uyarınca kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu, kendine özgü ve kalıcı bir kurumsal yapıdır; merkezi İstanbul’dadır. Uyuşmazlık hakemi veya hakem heyetince verilen karara karşı yapılan itiraz, adli yargıya değil, Komisyon bünyesinde teşkil edilen üç kişilik itiraz hakem heyetine yöneltilir.

Bu yapının kanun yolu bakımından niteliği, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından kesin olarak belirlenmiştir. Buna göre itiraz hakem heyeti kararları istinafa değil doğrudan temyize tabidir; öğretide bu durum atlamalı temyiz olarak adlandırılmaktadır.

“5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ile kurulan sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verilen kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğuna dair, 19.06.2020 tarihinde yapılan görüşmede üçte ikiyi aşan oyçokluğu ile karar verilmiştir.”

— Yargıtay İçtihatları Birleştirme BGK 19.06.2020 tarihli, 2019/4 E. ve 2020/1 K. sayılı İlamı

1.2. Tüketici Hakem Heyeti: İdari Karara Karşı Adli Denetim

Tüketici hakem heyetleri, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren idari yapılardır. Bu heyetlerin kararlarına karşı yapılan başvuru, kurum içi bir denetim değil, tüketici mahkemesinde açılan bir itiraz davasıdır. Bu nedenle harç, tebligat ve dava şartları bakımından genel usul kuralları devreye girer.

1.3. Genel Tahkim: İtiraz Değil, İptal Davası

Tarafların sözleşmeyle kararlaştırdığı tahkimde hakem kararına karşı bir "itiraz" yolu yoktur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 439 uyarınca yalnızca sınırlı sayıda sebebe dayalı iptal davası açılabilir. Bu davada kararın esası, yani hakemlerin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı denetlenmez.

Tablo 1: Hakem Kararlarına Karşı Başvuru Yollarının Karşılaştırılması
ÖlçütSigorta tahkimiTüketici hakem heyetiGenel tahkim (HMK)
Dayanak5684 s.K. m. 30/126502 s.K. m. 70/3HMK m. 439
Başvurunun adıİtirazİtiraz davasıİptal davası
Süre10 gün15 gün1 ay
Sürenin başlangıcıKararın Komisyonca bildirimiKararın tebliğ tarihiKararın taraflara bildirimi
Başvurulacak merciİtiraz hakem heyeti (Komisyon)Tüketici mahkemesiTahkim yeri bölge adliye mahkemesi
İcraya etkisiİcra kendiliğinden dururDurdurmaz; tedbir istenebilirDurdurmaz; teminatla durabilir
Esas denetimiVar (maddi vakıa ve delil)VarYok (sınırlı iptal sebepleri)

2. Sigorta Hakem Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Sigorta hakem kararına itiraz süresi on gündür. Süre, kararın Sigorta Tahkim Komisyonunca ilgiliye bildirildiği tarihte işlemeye başlar. İtiraz bir defaya mahsus yapılabilir ve itiraz başvuru ücretinin bu süre içinde Komisyona yatırılması geçerlilik şartıdır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası kendiliğinden durur.

Sürenin başlangıç anı, klasik anlamda tebligattan değil Komisyonca ilgiliye bildirimden hesaplanır. Bu ifade uygulamada elektronik bildirimi ve KEP tebligatını da kapsadığından, dosyaya giriş tarihinin değil bildirim tarihinin belgelenmesi gerekir.

📜 KANUN METNİ — 

“Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir.”

— 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/12

Uygulama notu

Madde metninde yazılı beş bin ve kırk bin Türk Lirası tutarları bugün fiilen uygulanmamaktadır. Bu tutarlar, aynı maddeye dayanılarak çıkarılan tebliğ ile yeniden belirlenmekte ve her takvim yılı başında yeniden değerlemeye tabi tutulmaktadır. Güncel rakamlar 3. bölümde yer almaktadır.

2.1. Başvuru Ücreti Bir Geçerlilik Şartıdır

Kanun metni, itiraz talebinde bulunabilmek için başvuru ücretinin Komisyona yatırılmasını açıkça şart koşmaktadır. Dolayısıyla dilekçenin süresinde verilmiş olması tek başına yeterli değildir; ödemenin de on günlük süre içinde tamamlanması gerekir. Yönetmelik, başvurunun elektronik ortamda da yapılabileceğini ve değerlendirmeye alınmayan başvurularda yatırılan ücretin yüzde doksanının iade edileceğini düzenlemektedir.

📜 YÖNETMELİK METNİ — 

“İtiraz hakem heyetine başvuru, Komisyonun internet sayfasında yayımlanan güncel itiraz başvuru formu ile itiraz başvuru ücreti ve tebligat giderlerinin yatırıldığını gösteren belge ile birlikte Komisyonun merkezine veya başvurunun yapıldığı yerdeki büroya ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna elektronik ortamda yapılır. İtirazın süresi içinde usulüne uygun yapılıp yapılmadığı itiraz yetkilisince incelenir. Yapılan incelemede, itirazın değerlendirmeye alınamayacağı anlaşılırsa durum ilgiliye bildirilir ve yatırılan ücretin yüzde doksanı iade edilir.”

— Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m. 16/A/1

2.2. İtirazın İcraya Etkisi

Sigorta tahkimi, icra bakımından diğer iki rejimden ayrılır. Kanun, itiraz üzerine hakem kararının icrasının duracağını öngörmektedir; bunun için ayrıca tedbir kararı alınması veya teminat gösterilmesi gerekmez. Bununla birlikte, halihazırda başlatılmış bir icra takibi varsa, itiraz başvurusunu tevsik eden belgenin icra dairesine sunulması pratik bir zorunluluktur.

3. 2026 Yılında Sigorta Tahkiminde Parasal Sınırlar Nelerdir?

22.01.2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sigorta tahkiminde itiraz sınırı 35.000 TL ve üzeri, temyiz sınırı 383.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklar, heyet teşekkül sınırı ise 122.000 TL ve üzeridir. Bu sınırların altında kalan uyuşmazlıklarda verilen kararlar kesindir.

Parasal sınırlar, kanun metninde yazılı sabit rakamlarla değil, Sigortacılık Kanunu m. 30’a dayanılarak çıkarılan tebliğ ile belirlenmektedir. Tebliğ uyarınca sınırlar, Kurumca aksine bir düzenleme yapılmadıkça her takvim yılı başında yurt içi üretici fiyat endeksi değişim oranında artırılır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 14.01.2026 tarihli kararı doğrultusunda güncel sınırlar 22.01.2026 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.

Tablo 2: Sigorta Tahkiminde 22.01.2026 Tarihinden İtibaren Geçerli Parasal Sınırlar
Sınır türüUyuşmazlık miktarıSonucu
Kesinlik sınırı35.000 TL altındaHakem kararı kesindir, itiraz edilemez
İtiraz sınırı35.000 TL ve üzeriKomisyon nezdinde itiraz hakem heyetine başvurulabilir
Heyet teşekkül sınırı122.000 TL ve üzeriEn az üç kişilik hakem heyeti ile inceleme zorunludur
Temyiz sınırı383.000 TL üzeriİtiraz hakem heyeti kararına karşı Yargıtaya temyiz yolu açıktır

Hangi Tarihteki Sınır Esas Alınır?

Bu soru, uygulamada en çok hataya yol açan teknik ayrıntıdır ve 2026 yılında değişmiştir. Tebliğin ilgili fıkrasında 19.03.2026 tarihinde yapılan değişiklikle, itiraz ve temyiz sınırlarının uygulanmasında başvurunun yapıldığı tarihteki miktar esas alınır hale gelmiştir. Heyet teşekkülü bakımından ise hakem heyetinin teşekkül edeceği tarihteki miktar dikkate alınmaya devam etmektedir.

Bu değişiklik önemlidir: 19.03.2026 öncesinde itiraz ve temyiz sınırları bakımından kararın verildiği tarih esas alınıyordu. Dolayısıyla derdest dosyalarda başvuru tarihi ile karar tarihi farklı takvim yıllarına düşüyorsa, hangi ölçütün uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Uygulama Notu

Kesinlik değerlendirmesi yalnızca rakama bağlı değildir. Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yapılan kısmi başvurularda, talep edilen tutar sınırın altında kalsa dahi kararın kesin olduğu sonucuna varılamayacağı yönünde yargı kararı bulunmaktadır. Bu husus 9. bölümde ele alınmaktadır.

4. İtirazın Süresinde Yapılıp Yapılmadığını Kim İnceler?

Yönetmelik, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığının itiraz yetkilisince inceleneceğini öngörür. Ancak yargı kararları, bu hukuki denetimin münhasıran itiraz hakem heyetine ait olduğunu; komisyon müdürü veya itiraz yetkilisi imzalı "değerlendirmeye alınamaz" yazılarının hakem kararı niteliğinde olmadığını kabul etmektedir.

Burada bir norm çatışması bulunmaktadır. Kanun, itiraz talebinin münhasıran itiraz hakem heyetlerince inceleneceğini söylerken; Yönetmelik, ön incelemeyi itiraz yetkilisine bırakmaktadır. Bölge adliye mahkemesi, yönetmeliğin kanuna aykırı olamayacağı ilkesinden hareketle bu çatışmayı kanun lehine çözmüştür.

“yönetmeliğin kanuna aykırı olamayacağı” ilkesi gereğince, itirazın süresi içinde usulüne uygun olup olmadığı incelemesinin de (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12 maddesinde belirtildiği gibi) münhasıran bu talepleri incelemek üzere hakem heyetince incelenmesi gerekir”

— İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 18.03.2020 tarihli, 2019/4877 E. ve 2020/586 K. sayılı İlamı

Aynı yaklaşım Yargıtay tarafından da benimsenmiştir. İtiraz yetkilisi imzalı bilgilendirme yazısı hakem kararı sayılmadığından, bu yazıya karşı doğrudan temyiz yoluna gidilemez; dosyanın önce itiraz hakem heyetince karara bağlanması gerekir.

“Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu’nun itiraz başvurusu sahibine hitaben komisyon müdürü ve itiraz yetkilisi imzalı “...itiraz başvurusunun Komisyon tarafından değerlendirmeye alınamayacağına karar verildiği...” bilgisini içeren yazının yukarıda belirtildiği şekilde hakem kararı niteliğinde olmayıp, temyizi kabil değildir.”

— Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.11.2020 tarihli, 2020/5423 E. ve 2020/7223 K. sayılı İlamı

Pratik Sonuç

İtiraz başvurusu değerlendirmeye alınamayacağı gerekçesiyle idari bir yazıyla geri çevrilmişse, bu yazıyı temyiz etmek yerine itirazın itiraz hakem heyetince karara bağlanmasını talep etmek gerekir. Aksi halde temyiz istemi, incelenebilir bir karar bulunmadığı gerekçesiyle sonuçsuz kalır.

5. İtiraz Hakem Heyeti İki Aylık Süreyi Aşarsa Ne Olur?

İtiraz talebi hakkında, işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilmesi gerekir. Yargıtay, bu süre içinde hiçbir işlem yapmayıp sürenin bitiminden sonra taraflardan ek süre isteyen ve muvafakat alamadığı için başvuruyu usulden reddeden itiraz hakem heyeti kararlarını bozmaktadır.

İki aylık süre, tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. Ancak Yargıtay, bu ek sürenin ancak iki aylık süre içinde yargılama işlemlerine başlanmış ve sürenin yetmemiş olması halinde gündeme gelebileceğini vurgulamaktadır. Heyetin hareketsiz kalmasından doğan eksikliğin sonucuna başvurucunun katlanması hakkaniyete uygun görülmemektedir.

“Davacı vekilinin itirazlarının 2 aylık süre içinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu süre içinde herhangi bir işlem yapılmaması sürenin bitiminden çok sonra ek süre istenmesi ve davalı vekilinin ek süreye muvafakat etmemesi sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir.”

— Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04.02.2025 tarihli, 2023/1455 E. ve 2025/1672 K. sayılı İlamı

Aynı daire, itiraz hakem heyetinin iki aylık süreyi maddi vakıanın değerlendirilmesi için etkin biçimde kullanması gerektiğini de vurgulamıştır. Ceza soruşturması dosyasındaki tespitler dikkate alınmadan verilen kararlar eksik inceleme sayılmaktadır.

“itiraz talebi hakkında 5684 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği 2 aylık süre içerisinde kaza olayının değerlendirilmesi ve soruşturma dosyasındaki tespitlerin dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.”

— Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14.01.2025 tarihli, 2022/16835 E. ve 2025/585 K. sayılı İlamı

6. Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

Tüketici hakem heyeti kararına itiraz, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesinde açılacak dava ile yapılır. Dava, hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde açılabilir. İtiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; icranın durması için tedbir talep edilmesi gerekir.

Sigorta tahkiminden farklı olarak burada denetim, tahkim sisteminin dışına çıkarılarak adli yargıya bırakılmıştır. Yetki bakımından 2022 yılında yapılan değişiklikle tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi de seçenek haline gelmiştir; bu, mahkemeye erişimi kolaylaştıran bir düzenlemedir.

📜 KANUN METNİ — 

“Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.”

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 70/3

6.1. Tüketici Hakem Heyetinin Görev Sınırı

İtiraz yolunu değerlendirmeden önce, uyuşmazlığın hakem heyetinin görev alanına girip girmediği kontrol edilmelidir. 2026 yılında yapılacak başvurularda değeri 186.000 TL’nin altında kalan tüketici uyuşmazlıklarında il veya ilçe tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur; bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinin görev alanındadır.

6.2. Tebligatın Usulüne Uygunluğu Resen Araştırılır

On beş günlük süre tebliğ tarihinden başladığı için, tebligatın usulüne uygunluğu itiraz davasının kaderini belirler. Yargıtay, dosya kapsamından tebliğ tarihinin net olarak anlaşılamadığı hallerde mahkemenin araştırma yapmadan süreden ret kararı veremeyeceğini kabul etmektedir.

“dava konusu Hakem Heyeti kararının davacıya usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve tebliğ edildi ise tebliğ tarihi dosya kapsamındaki belgelerden tam olarak anlaşılamamıştır.”

— Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.07.2024 tarihli, 2024/2529 E. ve 2024/5754 K. sayılı İlamı

7. Genel Tahkimde İptal Davası: Bir Aylık Hak Düşürücü Süre

Genel tahkimde hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. Dava, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde ve kararın taraflara bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde açılmalıdır. İptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz; icranın durması teminat gösterilmesine bağlıdır.

📜 KANUN METNİ — 

“İptal davası, bir ay içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartı ile kararın icrası durdurulabilir.”

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 439/4

İptal sebepleri kanunda sınırlı sayıda gösterilmiştir. Bu nedenle iptal davası, kararın esasına yönelik bir kanun yolu değildir; hakemlerin maddi hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı tartışma konusu yapılamaz. Kamu düzenine aykırılık iddiası da bu sınırlamayı genel bir esas denetimine dönüştürmez.

“kamu düzenine ilişkin hususlar saklı olarak hakem heyeti kararının esasının, yerinde olup olmadığının, hakemlerin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususların hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılamayacağı”

— Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.02.2022 tarihli, 2020/1859 E. ve 2022/1005 K. sayılı İlamı

Uygulama Notu

Yargılama sırasında ileri sürülmüş olmasına rağmen karara bağlanmamış bir talep varsa, doğrudan iptal davası açmak yerine önce tamamlayıcı hakem kararı istenmesi gerekir. Bu yola başvurmadan açılan iptal davalarında, eksik karar iddiasının dinlenmediği yönünde uygulama bulunmaktadır.

8. Süre Hesabında Kritik Noktalar: Tebligat, Vekil, KEP ve UYAP

Vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılmak zorundadır; usulsüz tebligatta süre öğrenme tarihinden işler. Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter; bu nedenle gün bitimine kadar UYAP üzerinden gönderilen dilekçe süresinde sayılır. KEP tebligatında ise beş günlük okunma süresi, süre hesabını kaydırabilir.

8.1. Vekile Tebligat Zorunluluğu

Vekil ile temsil edilen dosyalarda asile yapılan tebligat süreyi başlatmaz. Bu kural sigorta tahkiminde de kıyasen uygulanır; zira 5684 sayılı Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde genel usul hükümleri devreye girer. Usulsüz tebligat halinde süre, muhatabın tebligattan haberdar olduğunu bildirdiği tarihten itibaren işler.

“Bu düzenlemeler karşısında, vekil vasıtasıyla temsil edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği açıktır. Yerleşik yargısal kararlar da bu yöndedir.”

— Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarihli, 2021/4026 E. ve 2021/5392 K. sayılı İlamı

8.2. Elektronik İşlemlerde Gün Sonu Kuralı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda biteceğini düzenlemektedir. Uygulamada tevzi formunun ertesi güne sarkması nedeniyle davanın süreden reddedildiği örnekler bulunmakla birlikte, Yargıtay dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihi esas almaktadır.

📜 KANUN METNİ — 

“Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.”

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 445/4

“dava dilekçesinin Uyap ortamında kaydedildiği tarih olan 08.03.2022 tarihinde davanın açılmış olduğunun kabulü gerekmektedir.”

— Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.01.2023 tarihli, 2022/8184 E. ve 2023/27 K. sayılı İlamı

8.3. Süresinde Yapılmayan İtirazın Sonucu

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda biteceğini düzenlemektedir. Uygulamada tevzi formunun ertesi güne sarkması nedeniyle davanın süreden reddedildiği örnekler bulunmakla birlikte, Yargıtay

Süre kaçırıldığında karar kesinleşir ve itiraz hakem heyetinin işin esasına girmesi mümkün olmaz. Yargıtay, kararın kayıtlı elektronik posta adresine gönderildiği hallerde beş günlük okunma süresinin sonunda tebliğin gerçekleşmiş sayılacağını ve on günlük itiraz süresinin bu tarihten itibaren işleyeceğini kabul etmiştir.

“davalı vekilinin uyap üzerinden gönderdiği 31.01.2022 ve 21.02.2022 tarihli dilekçeleri ile süresinden sonra itiraz hakkını kullandığı görülmektedir.”

— Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarihli, 2022/12234 E. ve 2023/2411 K. sayılı İlamı

Aynı kararın karşı oyunda, kanun yoluna başvuru sürelerinin niteliği bakımından önemli bir tespit yer almaktadır.

“Kanun yoluna başvuruyu düzenleyen süreler hak düşürücü nitelikte olup kamu düzenine ilişkindir. Kamu düzeninden olan hususların taraflarca ileri sürülmese bile mahkemelerce (tahkim yargılamasında da hakemlerce) resen dikkate alınması gerekir.”

— Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarihli, 2022/12234 E. ve 2023/2411 K. sayılı İlamı (karşı oy)

9. 7589 Sayılı Kanun Sonrası Kısmi Başvuru ve Talep Artırımı

7589 sayılı Kanunla Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107 yürürlükten kaldırılmış ve belirsiz alacak davası 31.07.2026 itibarıyla sona ermiştir. Bunun yerine m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile kısmi davada talep, bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilmektedir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Bu değişiklik, sigorta tahkimi başvurularını doğrudan ilgilendirir. 31.07.2026 tarihinden sonra yapılacak başvurularda belirsiz alacak formülasyonu kullanılmamalı; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi talep kurgulanmalıdır. Talep artırım hakkı tek seferlik olduğundan, bu hakkın bilirkişi raporuyla alacağın gerçek tutarı netleştikten sonra kullanılması isabetli olur.

Geçiş Rejimi

Yürürlükten kaldırılan m. 107, kaldırılma tarihi olan 31.07.2026 tarihinden önce açılmış davalar bakımından uygulanmaya devam eder. Bu nedenle derdest dosyalarda mevcut nitelendirme korunur. Makalede yer verilen yargı kararlarındaki belirsiz alacak ifadeleri, kararın verildiği tarihteki hukuku yansıtmaktadır.

Kısmi talep kurgusunun kesinlik değerlendirmesine etkisi de gözden kaçırılmamalıdır. Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yapılan başvurularda, talep edilen tutarın parasal sınırın altında kalması tek başına kararın kesin olduğu sonucunu doğurmaz.

“Ancak kısmi dava olarak ikame edilen davanın kesin olduğundan söz edilemez.”

— Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 19.12.2023 tarihli, 2022/11572 E. ve 2023/13776 K. sayılı İlamı

10. Sonuç ve Değerlendirme

Hakem heyeti kararına itiraz, sonuç doğurması tamamen şekil şartlarına ve sürelere bağlı olan bir başvuru yoludur. Kararın hangi mekanizmadan çıktığı tespit edilmeden süre hesabı yapılamaz: sigorta tahkiminde on gün, tüketici hakem heyetinde on beş gün, genel tahkimde ise bir aylık iptal davası süresi söz konusudur.

Sigorta tahkiminde risk yoğunluğu iki noktada toplanmaktadır. Birincisi, on günlük sürenin kısalığı ile başvuru ücretinin aynı süre içinde yatırılması zorunluluğudur. İkincisi, parasal sınırların her yıl değişmesi ve 2026 yılında hangi tarihteki sınırın esas alınacağı ölçütünün değişmiş olmasıdır. Tüketici uyuşmazlıklarında ise sürenin hak düşürücü olması ve itirazın icrayı kendiliğinden durdurmaması, tedbir talebini pratik bir zorunluluk haline getirir.

Süreler kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınır ve sonradan telafi edilemez. Bu nedenle karar eline ulaştığı anda tebliğ tarihinin belgelenmesi, uyuşmazlık miktarının güncel parasal sınırla karşılaştırılması ve başvuru yolunun doğru belirlenmesi belirleyicidir. Her uyuşmazlığın kendi maddi ve usuli özellikleri bulunduğundan, sürecin dosya özelinde hukuki değerlendirme yapılarak yürütülmesi yerinde olur.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Sigorta hakem heyeti kararına itiraz süresi ne zaman başlar?
Süre, kararın Sigorta Tahkim Komisyonunca ilgiliye bildirildiği tarihte başlar ve on gündür. Vekille takip edilen dosyalarda bildirimin vekile yapılması gerekir. Kayıtlı elektronik posta ile yapılan bildirimlerde beş günlük okunma süresi dolduktan sonra tebliğ gerçekleşmiş sayılacağından, süre hesabı buna göre yapılır.
2İtiraz ücretini süresinde yatırmazsam ne olur?
Başvuru ücretinin Komisyona yatırılması kanunen geçerlilik şartıdır. On günlük süre içinde ödeme yapılmazsa itiraz usulüne uygun sayılmaz ve karar kesinleşir. Değerlendirmeye alınmayan başvurularda yatırılan ücretin yüzde doksanı iade edilir.
3Uyuşmazlık miktarı 35.000 TL’nin altındaysa itiraz edebilir miyim?
22.01.2026 tarihinden itibaren geçerli düzenlemeye göre 35.000 TL altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir; kural olarak itiraz edilemez. Ancak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak yapılan kısmi başvurularda kesinlik değerlendirmesi farklı sonuca ulaşabilmektedir.
4İtiraz hakem heyeti kararına karşı istinaf yoluna gidilebilir mi?
Hayır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararı uyarınca itiraz hakem heyeti kararları istinafa değil temyize tabidir. Temyiz yolunun açık olması için uyuşmazlığın güncel temyiz sınırını aşması gerekir.
5Tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasını nerede açmalıyım?
Dava, tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde açılabilir. Süre, kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gündür ve hak düşürücü niteliktedir.
6İtiraz kararın icrasını durdurur mu?
Sigorta tahkiminde itiraz üzerine hakem kararının icrası kendiliğinden durur. Tüketici hakem heyeti kararlarında ve genel tahkimdeki iptal davasında ise icra kendiliğinden durmaz; sırasıyla tedbir kararına veya teminat gösterilmesine ihtiyaç vardır.
7UYAP üzerinden gün bitimine yakın gönderdiğim dilekçe süresinde sayılır mı?
Evet. Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. Yargıtay, tevzi formunun ertesi güne sarkmış olmasına rağmen dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihi esas almaktadır.
8İtiraz hakem heyeti iki ay içinde karar vermezse hakkım düşer mi?
Hayır. İki aylık süre heyete yönelik bir yükümlülüktür. Yargıtay, bu süre içinde hiçbir işlem yapmayan heyetin sonradan ek süre isteyip muvafakat alamaması nedeniyle başvuruyu usulden reddetmesini hakkaniyete aykırı bulmakta ve bu kararları bozmaktadır.