Aile konutu şerhi kapsamında tapu siciline şerh konulabilecek konut taşınmazı

Aile Konutu Şerhi Nedir?

Ocak 14, 2026
Tam yargı davasında idarenin tazminat ve istirdat sorumluluğunu simgeleyen hâkim tokmağı ve terazi

Tam Yargı Davası: İdarenin Tazminat ve İstirdat Sorumluluğu

Ocak 25, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Tereke Tespit Davası: Miras Kalan Malların Tespiti ve Korunması

🔍 Bu makalede ne bulacaksınız?

 Terekenin hukuki tanımı ile aktif ve pasif unsurlarının kapsamı

 Görevli ve yetkili mahkeme, çekişmesiz yargı rejimi ve usul adımları

 Dava açma süresi, hak düşürücü süre tartışması ve erken başvurunun işlevi

 Mahkemenin resen araştırma yükümlülüğü ve Yargıtay kararlarında aranan ölçütler

 Taşınmaz, banka, araç, şirket payı ve dijital varlıkların envantere alınması

Tereke tespit davası, mirasbırakanın ölümü anında geride bıraktığı tüm malvarlığı değerleri ile borçların mahkeme eliyle belirlenip kayıt altına alınmasını sağlayan, koruyucu ve tespit karakterli bir yargısal başvuru yoludur. Uygulamada "terekenin tespiti", "terekenin mevcudunun tespiti" veya "terekenin korunması" başlıklarıyla da anılan bu talep, mirasçılar arasındaki bilgi asimetrisini gidermeyi ve tereke malvarlığının el değiştirmesini, gizlenmesini ya da eksilmesini önlemeyi amaçlar.

Sorunun çekirdek yanıtı şudur: tereke tespiti çekişmesiz yargı işi olduğundan görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Talebi mirasçılardan her biri tek başına ileri sürebilir; özel bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı öngörülmemiştir. Mahkeme, bankalar, tapu müdürlükleri, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri ve belediyeler nezdinde ölüm tarihi esas alınarak resen araştırma yapar. Verilen karar mülkiyet uyuşmazlığını çözmez; paylaşım, tenkis, istihkak ve mirasın hükmen reddi davalarında kullanılacak resmi bir delil zemini oluşturur.

Mirastan kaynaklı diğer uyuşmazlıklarla ilgili bilgiye, Miras Hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Tereke Tespit Davası Nedir ve Hangi İhtiyaca Cevap Verir?

Tereke tespit davası; mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla sahip olduğu taşınır, taşınmaz, banka hesabı, alacak ve borçların mahkeme kararıyla envanter halinde belirlenmesidir. Sulh hukuk mahkemesinde görülen bu çekişmesiz yargı işi, mirasçılara paylaşım, tenkis ve istihkak davalarında kullanılabilecek resmi bir delil zemini sağlar.

Terekenin kapsamı belirlenmeden yürütülen miras süreçleri, mirasçıları iki yönlü riskle karşı karşıya bırakır. Birincisi, aktif kalemlerin eksik bilinmesi nedeniyle paylaşımın hatalı oranlar üzerinden yapılmasıdır. İkincisi, pasif kalemlerin görülmemesi sebebiyle mirasçıların beklemedikleri bir borç yükümlülüğü altına girmesidir. Tereke tespiti, her iki riski de sürecin başında görünür kılan bir ön evre mekanizmasıdır.

Bu nedenle tereke tespit talebi yalnızca geride ne kaldı? sorusuna cevap arayan pasif bir bilgi toplama faaliyeti değildir. Mahkemenin terekeye ilişkin koruma önlemlerine karar verebilmesi için gereken maddi zemini de kurar; bu yönüyle önleyici hukukun miras hukukundaki en somut uygulamalarından birini oluşturur.

1.1. Terekenin Aktif ve Pasif Unsurları

Tereke, mirasbırakanın ölüm anındaki malvarlığı değerlerinin ve borçlarının bütününü ifade eden teknik bir kavramdır. Aktif kısmı; taşınmazlar, taşınırlar, banka mevduatı, yatırım hesapları, araçlar, şirket payları, alacaklar ve sınırlı ayni haklardan oluşur. Pasif kısmı ise mirasbırakanın borçları ile terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi ve cenaze giderleri gibi kalemleri kapsar. Aktiften pasifin indirilmesiyle net tereke bulunur.

"Tereke, mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur." Aynı kararda mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin nafakası, defter tutma, mühürleme ve cenaze giderleri pasif olarak nitelendirilmiş; "Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur." denilmiştir.

— Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.04.2025 tarihli, 2023/2957 E. ve 2025/2016 K. sayılı İlamı

1.2. Koruma Önlemleri Sistematiği İçindeki Yeri

Türk Medeni Kanunu, terekenin korunmasını sulh hakimine tanınan geniş bir önlem yetkisi üzerinden düzenlemiştir. Yasa koyucu, önlem alınabilmesi için mutlaka bir talebin bulunmasını dahi şart koşmamış; hakime resen hareket etme imkanı tanımıştır. Bu önlemler yazım (defter tutma), mühürleme, terekenin resmen yönetimi ve vasiyetnamelerin açılması başlıklarında somutlaşır.

📜 KANUN METNİ

"Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.

Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.

Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır."

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 589

Maddenin son fıkrası uygulamada sıkça gözden kaçan bir ayrıntı içerir: mirasbırakan yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüşse, o yerin sulh hakimi ölümü yerleşim yeri sulh hakimine gecikmeksizin bildirir ve ölüm yerinde bulunan malların korunması için gerekli önlemleri alarak dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hakimine gönderir. Bu düzenleme, malların bulunduğu yer ile yetkili mahkemenin farklılaştığı dosyalarda koruma boşluğu doğmasını engeller.

2. Tereke Tespit Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Tereke tespit davasında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; zira tereke mallarının korunması için önlem alınması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382/2-c uyarınca miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır. Yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir.

2.1. Görev: Çekişmesiz Yargı Rejimi

Görev kuralının dayanağı, terekenin tespitinin niteliğinde yatar. Bu talep, taraflar arasında bir eda hükmü kurmayı değil, mevcut durumun kayda geçirilmesini amaçlar. Kanun koyucu tereke mallarının korunmasına yönelik önlem alınmasını ve terekenin resmi defterinin tutulmasını açıkça çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirmiştir.

📜 KANUN METNİ

"Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir."

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 383

Çekişmesiz yargı işi olması, davanın klasik anlamda bir davalı tarafı bulunmaması sonucunu doğurur. Mahkeme, ilgililerin bildirimlerinden bağımsız olarak da araştırma yapabilir ve kendiliğinden delil toplayabilir. Bu usul serbestisi, tereke tespitinin bireysel başvurularla elde edilemeyecek bilgilere ulaşılmasını sağlayan yönünü açıklar.

2.2. Yetki: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri

Yetki bakımından ölçüt, Türk Medeni Kanunu m. 589 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeridir. Örneğin mirasbırakanın ölüm anındaki yerleşim yeri İstanbul ilinin Anadolu yakasında ise, talep İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemelerine yöneltilir. Mirastan doğan çekişmeli davalar bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 11'de öngörülen kesin yetki kuralı ise, tereke tespitinin devamında gündeme gelebilecek paylaşım ve istihkak uyuşmazlıklarının aynı yargı çevresinde toplanmasını sağlar.

Tereke tespitinde görev, yetki ve usul çerçevesi
KonuUygulanacak KuralSonuç
Görevli mahkemeHMK m. 382/2-c ve m. 383Sulh hukuk mahkemesi
Yetkili mahkemeTMK m. 589Mirasbırakanın son yerleşim yeri
Yargılama türüHMK m. 382 vd.Çekişmesiz yargı; davalı sıfatı bulunmaz
Başvurabilecek kişilerTMK m. 589 ve m. 640Her mirasçı tek başına; hukuki menfaati olan ilgililer
SüreÖzel düzenleme yokHak düşürücü süre veya zamanaşımı öngörülmemiştir
Kararın etkisiTespit niteliğiMülkiyet uyuşmazlığını çözmez; delil oluşturur

3. Tereke Tespit Davası Ne Zaman Açılmalıdır?

Tereke tespit davasında hak düşürücü süre veya zamanaşımı öngörülmemiştir; terekenin korunması ihtiyacı sürdüğü ölçüde paylaşmaya kadar her zaman başvurulabilir. Türk Medeni Kanunu m. 590'da defter tutulması için öngörülen bir aylık süre ise düzenleyici nitelikte olup, koruma önlemi talebini ortadan kaldırmaz.

📜 KANUN METNİ

"Aşağıdaki sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir:

1. Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması gereken kimse varsa,

2. Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa,

3. Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa,

Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır."

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 590

Yargısal uygulamada bu bir aylık sürenin hak düşürücü nitelik taşımadığı, terekenin korunmasına ilişkin önlemlerin mirasçılık sıfatı bakımından maddi bir etki doğurmadığı ve bu nedenle sürenin aşılması halinde dahi paylaşmaya kadar önlem istenebileceği kabul edilmektedir. Ancak sürenin hukuken bağlayıcı olmaması, gecikmenin sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez.

Talebin geç yapılması, tereke mallarının el değiştirmesi, banka ve finans hareketlerinin izlenebilirliğinin azalması ve fiili zilyetlik durumunun değişmesi gibi sonuçlar doğurarak tespitin etkinliğini düşürür. Özellikle ölüm tarihine yakın dönemde gerçekleştirilen hesap hareketlerinin somutlaştırılması bakımından erken başvuru, sonraki denkleştirme ve sebepsiz zenginleşme tartışmalarının delil altyapısını belirler.

4. Mahkemenin Resen Araştırma Yükümlülüğü ve Yargıtay Ölçütleri

Tereke tespitinde mahkeme, mirasbırakanın malvarlığını resen araştırmakla yükümlüdür. Yargıtay uygulamasında bankalara, tapu müdürlüklerine, trafik tescil müdürlüğüne, vergi dairelerine ve belediyelere ölüm tarihi belirtilerek müzekkere yazılması; alacak ve borçların kolluk marifetiyle de araştırılması aranmaktadır.

4.1. Kurum ve Kuruluşlara Müzekkere Yazılması

Terekenin kapsamı, mirasçıların beyanlarıyla değil resmi kayıtlarla belirlenir. Yargıtay, eksik araştırmaya dayalı kararları istikrarlı biçimde bozmakta; aktif ve pasifin tereddüde neden olmayacak şekilde ortaya konulmasını aramaktadır.

"murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının ölüm tarihi esas alınarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi ... gerekir."

— Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 29.09.2020 tarihli, 2016/15398 E. ve 2020/5566 K. sayılı İlamı

Aynı araştırma standardı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.06.2023 tarihli, 2023/2555 E. ve 2023/3397 K. sayılı İlamında da benimsenmiş; mevduat hesaplarının ilgili banka müdürlüklerinden sorulması, alacak ve borçların kolluk aracılığıyla araştırılması ve terekenin aktif ile pasifinin bu şekilde belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22.10.2020 tarihli, 2016/16697 E. ve 2020/6543 K. sayılı İlamında ise mirasbırakanın ekonomik ve sosyal durumunun kolluk marifetiyle araştırılması ile hesap bakiyeleri yanında hesap hareketlerinin de tüm bankalardan sorulması gereğine işaret edilmiştir.

4.2. Ölüm Tarihi Esaslı Değerleme ve Bilirkişi Keşfi

Terekede yer alan taşınmazların değeri, dava tarihindeki rayice göre değil ölüm tarihi itibarıyla belirlenir. Bu belirleme, kayıt incelemesiyle yetinilerek değil, konusunda uzman bilirkişilerle keşif yapılarak gerçekleştirilmelidir.

"Mirasbırakana ait olan taşınmazların mirasbırakanın ölüm tarihindeki değerlerinin tespiti için ehil bilirkişiler refakatiyle ile keşif yapılarak tespit edilmelidir."

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.05.2023 tarihli, 2023/2149 E. ve 2023/2841 K. sayılı İlamı

4.3. Hisseli Taşınmazlarda Sık Yapılan Değerleme Hatası

Mirasbırakanın paydaş olduğu taşınmazlarda tereke hesabına yansıtılması gereken tutar, taşınmazın toplam değeri değil mirasbırakanın hissesine düşen değerdir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 tarihli, 2025/109 E. ve 2025/688 K. sayılı İlamında; bilirkişi raporunda taşınmazların hisseye düşen değeri yerine toplam değeri üzerinden hesaplama yapılması hatalı bulunmuş, ayrıca murisin hissedar olduğu bazı parseller bakımından keşif yapılmayarak hesaba dahil edilmemesi bozma sebebi sayılmıştır. Aynı kararda, kurum yazılarında bildirilen borcun dayanağının ve mirasbırakanla ilişkisinin araştırılmaması da eksiklik olarak nitelendirilmiştir.

4.4. Mirasbırakana Kendi Murisinden İntikal Eden Paylar

Tereke araştırması, yalnızca mirasbırakan adına tapuda kayıtlı taşınmazlarla sınırlı tutulamaz. Mirasbırakandan önce vefat etmiş anne, baba veya kardeş gibi kişiler üzerinden intikal etmesi gereken paylar da envanter kapsamındadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.05.2023 tarihli, 2023/2149 E. ve 2023/2841 K. sayılı İlamında, mirasbırakanın kendi mirasbırakanları adına kayıtlı taşınmazlar belirlenerek onun miras payına karşılık gelen hisselerin kıymetinin tespiti gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarihli, 2021/1011 E. ve 2021/2625 K. sayılı İlamında da aynı yaklaşım benimsenmiş; buna karşılık alacaklısı tarafından feragat edilmiş bir borcun terekenin pasifine dahil edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

4.5. Şirket Ortaklığı ve Yöneticiliği Bulunan Mirasbırakan

Mirasbırakanın bir ticaret şirketinde ortak veya yönetici olması halinde tereke araştırması şahsi malvarlığıyla sınırlandırılamaz. Şirket payları terekenin aktifini etkilerken, kanuni temsilci veya ortak sıfatından doğan kamu borcu sorumluluğu pasif tarafta yer alabilir. Amme alacakları bakımından limited şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında, kanuni temsilcilerin ise şahsi malvarlıklarıyla sorumlu tutulmasına ilişkin düzenlemeler bu değerlendirmenin çerçevesini oluşturur.

"murisin ölüm tarihi itibariyle ortağı ya da yöneticisi olduğu şirketlerin ticaret sicilinden sorularak bu şirketler adına kayıtlı taşınmaz, araç, tüm bankalarda mevduat ve kredi kaydı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla ilgili tapu müdürlüklerine, emniyet müdürlüğüne ve banka şubelerine yazı yazılmalı"

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.01.2025 tarihli, 2024/1769 E. ve 2025/155 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.02.2022 tarihli, 2021/2622 E. ve 2022/1184 K. sayılı İlamı ile 11.09.2024 tarihli, 2023/4152 E. ve 2024/3731 K. sayılı İlamında; şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak aktif ve pasifinin saptanması, bilanço incelemesiyle ölüm tarihindeki rayiç değerin belirlenmesi ve mirasbırakanın sermaye hissesi oranında şahsen sorumlu olacağı miktarın bu yolla ortaya konulması gerektiği kabul edilmiştir.

Tereke tespitinde araştırma kalemleri ve muhatap kurumlar
Araştırma KalemiMuhatap KurumAmaç
Taşınmaz kaydı ve takyidat dökümüTapu müdürlükleri (TAKBİS)Aktifin ve devredilebilirliğin belirlenmesi
Mevduat, yatırım hesabı ve hesap hareketleriBankalarAktif tespiti ve şüpheli transferlerin görünürlüğü
Araç kaydı, haciz ve rehin şerhleriEmniyet / trafik tescil müdürlüğüNet araç değerinin belirlenmesi
Vergi borcu ve mükellefiyet kaydıVergi daireleriPasifin tespiti
Emlak vergisi ve idari borçlarBelediyelerPasifin tespiti
Ortaklık ve yöneticilik bilgisiTicaret sicili müdürlükleriŞirket paylarının ve sorumluluğun belirlenmesi
Ekonomik ve sosyal durum, alacak-borçKolluk (zabıta) araştırmasıKayıt dışı kalan kalemlerin ortaya çıkarılması
Taşınmaz ve araç değerlemesiEhil bilirkişi ile keşifÖlüm tarihi itibarıyla değer tespiti

5. Terekeye Dahil Malvarlığı Kalemleri ve Takyidat Kontrolü

Terekeye dahil kalemler; taşınmazlar, banka hesapları, araçlar, şirket payları, dijital varlıklar, bireysel emeklilik birikimleri ile kira, tazminat ve ticari alacaklardan oluşur. Her kalemde yalnızca varlığın tespiti değil, üzerindeki takyidat ve borç yükünün de belirlenmesi gerekir.

5.1. Taşınmazlar ve Üzerlerindeki Takyidatlar

Taşınmazlar çoğu dosyada ana varlık kalemini oluşturur. Bu nedenle tespit, tapu kaydının bulunmasıyla sınırlı yürütülmemelidir. İl, ilçe, mahalle, ada-parsel, nitelik, yüzölçümü ve hisse oranı bilgileri eksiksiz çıkarılmalı; ipotek, haciz, aile konutu şerhi, intifa ve irtifak hakları, kira şerhi ile önalım, vefa ve iştira şerhleri ayrıca belirlenmelidir. Uygulamadaki en kritik risk alanı, taşınmazın değerini ve devredilebilirliğini etkileyen bu takyidatların gözden kaçmasıdır. Bu nedenle mahkemeden tapu müdürlüklerine yazılacak müzekkerede tapu kaydı ile takyidat dökümü birlikte istenmelidir.

5.2. Banka Hesapları ve Geriye Dönük Hareketler

Vadeli, vadesiz, döviz ve yatırım hesapları ile bankaya bağlı diğer ürünlerin tespiti için hesap dökümleri, bakiye bilgileri ve hesap hareketleri talep edilmelidir. Burada temel hedef, ölüm tarihine yakın dönemdeki işlemler dahil olmak üzere tereke aktifini azaltabilecek hareketlerin erken aşamada görünür kılınmasıdır. Vefat öncesinde hastalık veya ileri yaş döneminde yapılan olağan dışı transferler, sonradan açılabilecek denkleştirme ve sebepsiz zenginleşme taleplerinin dayanağını oluşturabilir.

5.3. Araçlar, Dijital Varlıklar ve Emeklilik Birikimleri

Mirasbırakan adına kayıtlı araçlar trafik tescil kayıtları üzerinden belirlenmeli; haciz, rehin, finansman borcu ve idari para cezası gibi pasifler eşzamanlı olarak kontrol edilmelidir. Kripto varlıklar bakımından borsa üyelikleri, cüzdan adresleri, soğuk cüzdan varlığı ve işlem geçmişi yönünden delil bütünlüğü hedeflenmeli; erişim ve transfer yetkisine ilişkin teknik riskler ayrıca değerlendirilmelidir. Bireysel emeklilik sözleşmelerinde ise ödemenin kime ve hangi statüyle yapılacağı sözleşme hükümleri üzerinden netleştirilmeli, kesinti ve stopaj etkileri net tahsilat perspektifiyle dikkate alınmalıdır.

5.4. Alacak Envanteri

Kira alacağı, tazminat alacağı ve ticari alacaklar çoğu zaman dağınık bir belgesel altyapıya sahiptir. Sözleşmeler, faturalar, icra dosyaları, dava dosyaları ve kurum kayıtları taranarak alacakların muacceliyet durumu, zamanaşımı riski ve tahsil kabiliyeti sınıflandırılmalıdır. Böylece tereke, nominal değeri üzerinden değil fiilen tahsil edilebilir değeri üzerinden okunur.

6. Tereke Defteri (Envanter) Nasıl Tutulur?

Tereke defteri, terekeye dahil aktif ve pasif kalemlerin sulh hakimi tarafından sistematik biçimde kayda geçirilmesidir. Uygulamada tereke yazımı veya envanter olarak da anılan bu işlem, delil güvenliğini sağlamanın yanında mühürleme ve resmen yönetim gibi koruma tedbirlerinin operasyonel dayanağını oluşturur.

Defter tutma işlemi, tespit edilip korunmadıkları takdirde kaybolma riski taşıyan mallar bakımından öne çıkar. Yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler mühürlenerek koruma altına alınır; mühürleme yazımdan önce de yapılabilir. Mühürlenmeyen mallar için uygun koruma önlemi alınır, mirasbırakanla birlikte oturanların ikameti için zorunlu olan bölümler ile ihtiyaç duydukları eşya ise mühürlemenin dışında tutulur.

Deftere geçirilecek kalemlerin yalnızca listelenmesi yeterli değildir. Her kalemin hangi hukuki statüde bulunduğu, üzerinde takyidat veya borç yükü olup olmadığı ve ölüm tarihi itibarıyla değeri birlikte gösterilmelidir. Bu nedenle tereke defteri, ileride açılacak miras uyuşmazlıklarında kullanılacak bir deliller topluluğu niteliği taşır.

7. Tereke Tespitinin Diğer Miras Davalarına Etkisi

Tereke tespiti, mirasın hükmen reddi, tenkis, muris muvazaası ve elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davalarında hesaplama ve ispat zeminini kurar. Bu davaların tamamında terekenin ölüm tarihi itibarıyla belirlenmiş aktif ve pasif tablosu, mahkemenin denetime elverişli karar verebilmesinin ön koşuludur.

Mirasın hükmen reddi davalarında belirleyici ölçüt, terekenin ölüm tarihindeki borca batıklığıdır. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması, mirasbırakanın ödemeden aczini ve dolayısıyla terekenin borca batık olduğunu gösterir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmişse borca batıklık kabul edilir; aksi halde aktif ve pasif ayrıntılı biçimde araştırılır.

📜 KANUN METNİ

"Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır."

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 605/2

Bu davalarda ikinci bir denetim noktası, mirasçıların terekeyi benimseyip benimsemediğidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.04.2023 tarihli, 2022/5468 E. ve 2023/2207 K. sayılı İlamında; mirasçının tereke işlemlerine karıştığı, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan işler yaptığı ya da tereke mallarını gizlediği veya kendisine mal ettiği ispatlanamadığından ret hakkının düşmediği sonucuna varılmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.04.2025 tarihli, 2025/993 E. ve 2025/1777 K. sayılı İlamında ise terekenin şüpheye yer vermeyecek şekilde net olarak tespit edilmesinden sonra karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi bakımından ise, derdest bir tereke tespit dosyasının bulunması tek başına elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılan bir itiraz sayılmamaktadır. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 24.12.2021 tarihli, 2021/2053 E. ve 2021/2271 K. sayılı İlamında; şirket paylarına ilişkin değer tespit davalarının derdest olmasının ve hisselerin pazarlanması için üçüncü kişi yetkilendirilmesinin, Türk Medeni Kanunu m. 644 anlamında haklı itiraz oluşturmadığı kabul edilmiştir.

Tereke tespitinin diğer miras davalarındaki işlevi
Dava TürüTereke Tespitinin İşleviReferans Karar
Mirasın hükmen reddi (TMK m. 605/2)Ölüm tarihi itibarıyla borca batıklığın ve benimseme fiillerinin denetimiYargıtay 7. HD, 13.04.2023, 2022/5468 E., 2023/2207 K.
Tenkis davasıNet terekenin ve saklı payın hesaplanmasıYargıtay 1. HD, 15.04.2025, 2023/2957 E., 2025/2016 K.
Muris muvazaası (tapu iptali ve tescil)Mirasbırakanın diğer malvarlığının ve gerçek iradesinin ortaya konulmasıYargıtay 1. HD, 29.12.2022, 2022/6088 E., 2022/8656 K.
Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi (TMK m. 644)Derdest tereke dosyasının haklı itiraz sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesiSakarya BAM 7. HD, 24.12.2021, 2021/2053 E., 2021/2271 K.
Şirket paylarının terekeye etkisiOrtaklık ve yöneticilik kaynaklı aktif ve pasifin belirlenmesiYargıtay 7. HD, 09.01.2025, 2024/1769 E., 2025/155 K.

8. Sonuç ve Değerlendirme

Tereke tespit davası, miras sürecinin en başında konumlanan ve sonraki tüm uyuşmazlıkların hukuki zeminini belirleyen bir ön evre mekanizmasıdır. Terekenin kapsamı doğru belirlenmediğinde, paylaşımdan tenkise, hükmen retten istihkaka kadar uzanan davaların tamamı eksik veya hatalı bir veri seti üzerinde yürütülür. Yargıtay kararlarında bozma sebebi olarak öne çıkan hususların büyük bölümünün eksik araştırmadan kaynaklanması bu tespiti doğrulamaktadır.

Risk analizi bakımından üç başlık öne çıkar. Birincisi, araştırmanın ölüm tarihi esas alınmadan yapılması ve sonradan pasif hale gelen kayıtların gözden kaçmasıdır. İkincisi, hisseli taşınmazlarda toplam değer üzerinden hesaplama yapılması ile mirasbırakanın kendi murisinden intikal eden payların hesaba katılmamasıdır. Üçüncüsü, şirket ortaklığı ve yöneticiliği bulunan dosyalarda ticari kayıtların incelenmemesi nedeniyle hem aktifin hem de kamu borcu kaynaklı pasifin belirsiz kalmasıdır.

Terekenin çeşitlenen yapısı, bankacılık ve finans enstrümanlarının teknik niteliği ile taşınmazlar üzerindeki takyidatlar birlikte değerlendirildiğinde, sürecin baştan doğru kurgulanması belirleyici hale gelmektedir. Talebin kapsamının, istenecek müzekkerelerin ve bilirkişi incelemesinin kapsamının dosyanın somut özelliklerine göre belirlenmesi; ayrıca tespit sürecinin sonraki dava stratejisiyle bütünlük içinde planlanması, hak kaybı riskini azaltan temel unsurdur. Bu nedenle sürecin miras hukuku alanında çalışan bir avukat desteğiyle yürütülmesi, usul ve delil yönetimi açısından önem taşır.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

Önemli Uyarı Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda bir avukata başvurulması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Tereke tespit davası nedir?
Tereke tespit davası, mirasbırakanın ölüm tarihindeki aktif ve pasif malvarlığının mahkeme eliyle envanter halinde kayıt altına alınmasını sağlayan koruyucu nitelikte bir başvuru yoludur. Verilen karar mülkiyet uyuşmazlığını çözmez; paylaşım, tenkis ve istihkak davalarında kullanılacak resmi delil zemini oluşturur.
2Tereke tespit davasını kimler açabilir?
Tereke tespitini mirasçılardan her biri tek başına isteyebilir; diğer mirasçıların muvafakati aranmaz. Türk Medeni Kanunu, mirasçılardan her birinin terekedeki hakların korunmasını isteyebileceğini öngörür ve sağlanan korumadan tüm mirasçılar yararlanır. Hukuki menfaati bulunan diğer ilgililer de talepte bulunabilir.
3Tereke tespiti davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; çünkü tereke mallarının korunması için önlem alınması Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382/2-c uyarınca çekişmesiz yargı işidir. Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu m. 589 gereğince mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
4Tereke davasında gizlenen banka hesapları ve tapular bulunur mu?
Mahkeme, bankalara, tapu müdürlüklerine, trafik tescil müdürlüğüne, vergi dairelerine ve belediyelere müzekkere yazarak mirasbırakanın malvarlığını resen araştırır. Alacak ve borçlar kolluk marifetiyle de araştırılır. Bu yöntem, bireysel başvurularla ulaşılamayan kayıtların ölüm tarihi esas alınarak tespitini sağlar.
5Tereke tespit davası açmak için süre sınırı var mıdır?
Tereke tespiti bakımından özel bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı öngörülmemiştir; koruma ihtiyacı sürdüğü ölçüde paylaşmaya kadar başvurulabilir. Ancak gecikme, banka hareketlerinin izlenebilirliğini azaltarak ve fiili durumu değiştirerek tespitin etkinliğini düşürür.
6Mirasbırakanın şirket hisseleri terekeye dahil edilir mi?
Mirasbırakanın ortağı veya yöneticisi olduğu şirketlere ilişkin paylar terekenin aktifini etkiler. Yargıtay uygulamasında ticaret sicilinden ortaklık ve yöneticilik bilgisi sorulması, şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak aktif ile pasifin saptanması aranmaktadır. Kamu borcu kaynaklı şahsi sorumluluk ise pasif tarafta değerlendirilir.
7Tereke tespitinde taşınmazın değeri nasıl belirlenir?
Taşınmazın değeri, dava tarihindeki rayice göre değil mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla belirlenir. Yargıtay, bu belirlemenin ehil bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak gerçekleştirilmesini aramaktadır. Mirasbırakan paydaş ise hesaba yalnızca hissesine düşen değer yansıtılır.
8Tereke tespit davası ile mirasın reddi davası aynı şey midir?
Bu iki başvuru farklıdır. Tereke tespiti, terekenin kapsamının belirlenmesine yönelik koruyucu bir işlemdir. Mirasın hükmen reddi ise terekenin borca batık olduğunun tespitiyle mirasın reddedilmiş sayılmasını amaçlar. Ancak hükmen ret davasında borca batıklık değerlendirmesi, tereke tespitindeki aktif ve pasif verilerine dayanır.