Ölünceye kadar bakma sözleşmesi konusunu simgeleyen, belge üzerinde duran ahşap ev maketi ve anahtarlar

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Şartlar, Resmi Şekil, Fesih ve Mirasçıların Durumu

30 Ekim 2026
Boşanma davası tebligatı: masada hakim tokmağı ve evrak dururken zarf açan eller

Boşanma Davası: Sebepler, Süreç, Süre ve Mali Sonuçlar

31 Ekim 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Gaiplik Kararı ve Miras: Mirasın Açılması, Güvence ve İade Rejimi


Gaiplik kararı, ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunan kimsenin ölmüş sayılmasını sağlayan mahkeme kararıdır. Gaiplik kararı ve miras ilişkisinde Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 35 uyarınca mirasın açılma tarihi karar günü değil, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı gündür. Mirasçılar tereke mallarını güvence göstererek teslim alır (TMK m. 584).

Bir kişi kaybolduğunda geride kalanlar hem hukuki belirsizlikle hem de malvarlığına erişememe sorunuyla karşılaşır. Ölüm kesin değilse miras açılmış sayılmaz; taşınmazlar, hesaplar ve borçlar yıllarca askıda kalabilir. TMK bu boşluğu gaiplik kurumuyla kapatır ve sonuçlarını miras hukuku kapsamında ayrıca düzenler.

Gaiplik kararı kesin bir ölüm tespiti değildir; kuvvetli bir olasılığa dayanır. Bu yüzden mirasın açılma tarihi, mirasçılık belgesindeki ölüm tarihi ve tereke mallarının teslimi olağan mirastan farklı kurallara bağlanmıştır. Aşağıda bu kurallar dayanak maddeleri, süreleri ve Yargıtay uygulamasıyla birlikte ele alınmıştır.

İçindekiler

GösterGizle
  1. 1. Gaiplik Kararı Nedir ve Hangi Şartlarda Verilir?
    1. 1.1. Gaiplik Kararının Şartları
    2. 1.2. Ölüm Karinesi ile Gaiplik Arasındaki Farklar
  2. 2. Gaiplik Kararı Mirasın Açılma Tarihini Nasıl Belirler?
    1. 2.1. Mirasçı Çevresinin Tespiti
    2. 2.2. Mirasçılık Belgesinde Yazılacak Tarih
  3. 3. Mirasçılar Tereke Mallarını Teslim Almak İçin Güvence Göstermek Zorunda mıdır?
    1. 3.1. Güvencenin Niteliği ve Türü
    2. 3.2. Geri Verme Borcu ve Dava Türleri
    3. 3.3. Gaibe Düşen Miras Payı
  4. 4. Hazine Hangi Şartlarda Gaiplik Kararı İsteyebilir ve Miras Devlete Geçer mi?
    1. 4.1. Hazine İstemiyle Gaiplik Şartları
    2. 4.2. Yönetim Kayyımlığı Şartı
  5. 5. Mirası Devlete Geçen Gaibin Gerçek Mirasçıları Malı Hazineden Geri Alabilir mi?
    1. 5.1. Hazineye Karşı Açılacak Dava
    2. 5.2. Mirasçı Olduğunu İddia Eden Kişinin Konumu
    3. 5.3. Harç ve Vekalet Ücreti
  6. 6. Gaibin Taşınmazı Vakıf Taşınmazıysa Ne Olur?
  7. 7. Gaiplik ve Miras İşlemlerinde Hangi Süreler Geçerlidir?
    1. Örnek Olay: Süre ve Tarih Hesabı
  8. 8. Durumunuza Göre İzlenecek Yol
  9. 9. Sık Yapılan Hatalar ve Hak Kaybı Riskleri
    1. 9.1. Hatalar ve Sonuçları
    2. 9.2. Ölü Kişi Hakkında Gaiplik Kararı Verilemez
  10. 10. Sonuç ve Değerlendirme
  11. 11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
    1. Gaiplik Kararı Verilen Kişinin Borçlarından Mirasçılar Sorumlu Olur mu?
    2. Gaibin Gerçek Ölüm Tarihi Sonradan Anlaşılırsa Miras Payları Değişir mi?
    3. Gaiplik Kararı Evliliği Kendiliğinden Sona Erdirir mi?
    4. Gaibin Dijital Varlıkları Gaiplik Kararından Sonra Nasıl İntikal Eder?
  12. Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar

1. Gaiplik Kararı Nedir ve Hangi Şartlarda Verilir?

Gaiplik kararı, ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandır haber alınamayan kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması halinde, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkemece verilen karardır. Karar istenebilmesi için ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmelidir (TMK m. 32, 33).

Gaiplik, ölümü kesin olarak ispatlanamayan kişinin kişiliğinin mahkeme kararıyla ve geçmişe etkili olarak sona erdirilmesidir. Ölümün kesinliği yerine kuvvetli olasılık yeterli sayıldığından kanun, mirasçıların tereke mallarını teslim almasını ayrıca güvenceye bağlamıştır (bkz. 3. bölüm). Tereke, mirasbırakanın geride bıraktığı malvarlığıdır.

KANUN METNİ —

“Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 32

1.1. Gaiplik Kararının Şartları

Gaiplik kararı için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

1. Kişi ölüm tehlikesi içinde kaybolmuş veya kendisinden uzun zamandır haber alınamıyor olmalıdır (TMK m. 32).

2. Kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunmalıdır (TMK m. 32).

3. Başvuran, hakları gaibin ölümüne bağlı olan kişi olmalıdır. Doktrinde yasal veya atanmış mirasçılar, vasiyet alacaklıları ve lehdarlar bu kapsamda sayılır.

4. Ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olmalıdır (TMK m. 33/1).

5. Mahkeme, gaip hakkında bilgisi olanları ilanla çağırmalı ve ilandan sonuç alınamamalıdır. İlan süresi, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır (TMK m. 33/2, m. 35/1).

Kanuni süre dolmadan gaiplik kararı istenemez. İlan süresi dolmadan gaip ortaya çıkarsa, kendisinden haber alınırsa veya ölüm tarihi saptanırsa istem düşer (TMK m. 34). Yetkili mahkeme TMK m. 32'de düzenlenmiştir; görevli mahkemenin güncel düzenlemesi.

1.2. Ölüm Karinesi ile Gaiplik Arasındaki Farklar

Gaiplik, sık karıştırılan ölüm karinesinden ayrılır. Ölüm karinesinde mirasın açılması ve güvence bakımından sonuçlar farklıdır.

Ölüm Karinesi ile Gaiplik Karşılaştırması
ÖlçütÖlüm Karinesi (TMK m. 31)Gaiplik (TMK m. 32-35)
DurumÖlümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumda cesedi bulunamayan kişiÖlüm tehlikesi içinde kaybolan veya uzun zamandır haber alınamayan kişi
Mahkeme kararıGerekmez; nüfus idaresince işlem yapılırGerekir
Mirasın açılmasıKesin ölüm gibi derhalKarar sonrası; ölüm tehlikesi veya son haber gününden başlayarak
GüvenceAranmazTMK m. 584 uyarınca aranır

2. Gaiplik Kararı Mirasın Açılma Tarihini Nasıl Belirler?

Mirasın açılma tarihi, gaiplik halinde ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı gündür. Gaiplik kararı bu günden başlayarak hüküm doğurduğundan (TMK m. 35/2), mirasçılar ve miras payları karar gününe göre değil, ölüm tehlikesi veya son haber gününe göre belirlenir. Karar ya da kesinleşme tarihi esas alınmaz.

KANUN METNİ —

“İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 35

2.1. Mirasçı Çevresinin Tespiti

Kural, mirasçı olabilecek kişileri ölüm tehlikesi veya son haber gününe göre dondurur. Bu kişilerin payları için yasal mirasçılar ve miras payları rehberindeki zümre sistemi uygulanır. Uygulamada şu sonuçlar çıkar:

  • O günde sağ olanlar ve ana rahmine düşmüş bulunanlar mirasçı olur; ceninin sağ ve tam doğması şarttır.
  • O günden sonra ana rahmine düşen çocuklar, gaiplik kararından önce doğmuş olsalar da gaibe mirasçı olamaz.
  • Gaibin eşi, son haber veya tehlike tarihinden sonra, gaiplik kararından önce ölmüşse doktrinde geriye etki gereği gaibe mirasçı sayılır ve payı kendi mirasçılarına geçer.
  • Gaibin kendisi, ölüm tehlikesi veya son haber gününden sonra ölen kişilere mirasçı olamaz.

Yargıtay bu ilkeyi şöyle uygulamıştır:

“Mahkemece kararın verildiği tarih itibariyle mirasbırakandan sonra ölmüş kabul edilerek değerlendirme yapıldığı ve onun da mirasçılarına payının dağıtıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; (...) gaipliğine karar verilen ...’a pay verilmeden mirasbırakan ...’ın diğer mirasçılarına miras paylarının hesaplanarak dağıtılması gerekirken mahkemece ...’ın mirasçı olarak kabulüyle onun mirasçılarına da miras payı verilmesine yönelik karar doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir.”

— Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.10.2020 tarihli, 2016/16372 E. ve 2020/6495 K. sayılı İlamı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararında da babasından önce gaip sayılan kişinin babasına mirasçı olamayacağı iddiasıyla açılan davada, eski mirasçılık belgesinin iptalini ve yeni belge düzenlenmesini öngören karar onanmıştır.

2.2. Mirasçılık Belgesinde Yazılacak Tarih

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) düzenlenirken gaiplik kararının verildiği veya kesinleştiği tarih değil, kararda belirtilen ölüm tehlikesi veya son haber tarihi ölüm tarihi olarak esas alınır. Karar tarihi esas alınırsa sonradan doğan veya sonradan ölen hak sahipleri bakımından miras payları hatalı hesaplanır. Hatalı belge, mirasçılık belgesinin iptali davası yoluyla düzeltilir.

3. Mirasçılar Tereke Mallarını Teslim Almak İçin Güvence Göstermek Zorunda mıdır?

Güvence yükümlülüğü, hakkında gaiplik kararı verilmiş kimsenin mirasçılarının, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları gaibe veya üstün hak sahiplerine geri vereceklerine ilişkin teminat göstermesi zorunluluğudur. Güvence ölüm tehlikesinde beş yıl, uzun süre haber alınamamada onbeş yıl için ve her halde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir (TMK m. 584).

KANUN METNİ —

“Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar. Bu güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamama durumunda onbeş yıl ve her hâlde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir. Beş yıl, tereke mallarının tesliminden; onbeş yıl, son haber tarihinden başlayarak hesaplanır.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 584

3.1. Güvencenin Niteliği ve Türü

Güvence, gaiplik kararının verilmesinin şartı değildir; karar kesinleştikten sonra tereke mallarının fiilen teslim alınmasının şartıdır. Doktrinde gaiplik halinde mülkiyetin intikali ile zilyetliğin, yani malın fiili hakimiyetinin teslimi birbirinden ayrılmış kabul edilir. Mirasçılar güvence göstermedikçe malların zilyetliğini devralamaz ve tereke resmen yönetilmeye devam eder. Terekedeki malvarlığının kapsamı ihtilaflıysa tereke tespit davası ayrıca gündeme gelebilir.

  • Güvence ayni (taşınır rehni, ipotek) veya şahsi (kefalet, banka teminat mektubu) olabilir; türü hakimin takdirindedir.
  • Son mirasçı sıfatıyla mirası devralan Hazine güvence göstermekten muaftır; ancak iade yükümlülüğü devam eder (TMK m. 501, 588).

Önemli: Doktrine göre tapuda intikal ve tasarruf için güvence gösterildiğinin mahkeme nezdinde belgelenmesi gerekir. Güvence gösterilmeden fiili teslim istenemez.

3.2. Geri Verme Borcu ve Dava Türleri

KANUN METNİ —

“Gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler. İyiniyetli olanların üstün hak sahiplerine geri verme yükümlülükleri, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tâbidir.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 585

Gaip sağ olarak dönerse doktrine göre gaiplik kararının sonuçları kendiliğinden düşer ve miras hiç açılmamış sayılır. Gaip, malvarlığının mülkiyetini hiç kaybetmediği için mülkiyete dayalı istihkak davası açar. Sonradan ortaya çıkan üstün hak sahibi ise mülkiyete dayalı istihkak davası açabileceği gibi miras sebebiyle istihkak davasını da seçebilir.

Gaibin Dönmesi ile Üstün Hak Sahibinin Belirmesi Karşılaştırması
Ortaya Çıkan KişiDava TürüDayanakZamanaşımı
Gaibin kendisiMülkiyete dayalı istihkak davasıTMK m. 683Doktrinde ayni hak niteliği nedeniyle kural olarak zamanaşımı veya hak düşürücü süre kabul edilmez
Üstün hak sahibiMiras sebebiyle istihkak davasıTMK m. 585/2 ve m. 637 vd.TMK m. 639'daki süreler

İade borcunun kapsamı mirasçının niyetine göre değişir. İyiniyetli zilyet malı mevcut durumuyla iade eder, semereleri (ürünleri) tazmin etmez ve zorunlu ile yararlı giderlerini isteyebilir (TMK m. 993). Gaibin sağ olduğunu bilen veya bilmesi gereken kötüniyetli zilyet ise semereleri ve mala verdiği zararları da tazmin eder (TMK m. 995).

3.3. Gaibe Düşen Miras Payı

Gaibin kendisi mirasbırakan değil de mirasçı konumundaysa ayrı bir rejim işler.

KANUN METNİ —

“Ortada bulunmayan ve mirasın açıldığı anda sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçının miras payı resmen yönetilir. Mirasın açıldığı anda ortada bulunmayanın sağ olmaması hâlinde onun miras payı kendilerine kalacak olanlar, gaipliğe ilişkin sürelere ve usule uyarak o kimsenin gaipliğine karar verilmesini ve miras payının kendilerine teslimini isteyebilirler. Miras payının teslimi, gaipliğine karar verilen kimsenin mirasının mirasçılara teslimine ilişkin kurallara tâbidir.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 586

Gaibin mirasçıları tereke mallarını teslim aldıktan sonra gaibe yeni bir miras düşerse, payı gaiplik sebebiyle kendilerine kalacak kişiler ayrıca gaiplik kararı almadan payın teslimini isteyebilir (TMK m. 587). Önceki gaiplik kararı bu kişiler için yeterli dayanaktır.

4. Hazine Hangi Şartlarda Gaiplik Kararı İsteyebilir ve Miras Devlete Geçer mi?

Hazinenin istemiyle gaiplik, sağ olup olmadığı bilinmeyen kimsenin malvarlığının veya ona düşen miras payının on yıl resmen yönetilmesi ya da resmen yönetilen kişinin yüz yaşını dolduracağı sürenin geçmesi halinde, Hazinenin başvurusu üzerine verilen gaiplik kararıdır (TMK m. 588). İlan süresinde hak sahibi çıkmazsa gaibin mirası Devlete geçer.

KANUN METNİ —

“Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.”

— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 588

4.1. Hazine İstemiyle Gaiplik Şartları

1. Kişinin sağ olup olmadığı bilinmemelidir; ölü olduğu belli kişi hakkında bu yol işlemez (bkz. 9. bölüm).

2. Malvarlığı veya miras payı on yıl resmen yönetilmiş olmalı ya da yönetilen kişinin yüz yaşını dolduracağı süre geçmelidir.

3. Resmen yönetim, yönetim kayyımlığı sıfatıyla yapılmış olmalıdır.

4. İlan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmamalıdır.

Bu dava, malvarlığının aynına yönelik olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

4.2. Yönetim Kayyımlığı Şartı

Ortaklığın giderilmesi davası gibi bir dava için atanan temsil kayyımlığı, on yıllık resmen yönetim şartını karşılamaz. Yargıtay bu ayrımı şöyle ifade etmiştir:

“(...) taşınmaz paydaşlarına atanan kayyımın yönetim kayyımı olmadığı, ortaklığın giderilmesi davası için atanan temsil kayyımı olduğu, TMK’nın 588 inci maddesinde aranan şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken (...)”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarihli, 2022/6891 E. ve 2023/1090 K. sayılı İlamı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022 tarihli kararında ise hisseleri on yıldan fazla yönetim kayyımınca yönetilen ve kimlik bilgilerine ulaşılamayan kişiler bakımından TMK m. 588 şartlarının oluştuğunu kabul etmiş, davanın reddine ilişkin kararı bozmuştur.

5. Mirası Devlete Geçen Gaibin Gerçek Mirasçıları Malı Hazineden Geri Alabilir mi?

Geri alma hakkı, mirası Devlete geçen gaibin gerçek mirasçılarının, Devlet aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlü olduğundan, Hazine aleyhine tapu iptali ve tescil davası açabilmesidir (TMK m. 585, 588/3). Dava, yolsuz tescile dayanan Hazine kaydının iptali ve mirasçılar adına tescil istemiyle açılır.

5.1. Hazineye Karşı Açılacak Dava

Mirasın Devlete geçmesi kesin bir mülkiyet kaybı doğurmaz; TMK m. 588/3 geri verme yükümlülüğünü açıkça düzenler. Taşınmaz bakımından bu hak, tapu iptali ve tescil davası yoluyla kullanılır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararında, gaiplik kararı verilen maliklerin mirasçılarının davacı olduğu belirlenmiş ve Hazine adına oluşan kaydın yolsuz tescile dayandığı kabul edilerek verilen tapu iptali kararı onanmıştır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararında da tapu malikinin gaip olmadığı, öldüğü ve davacıların mirasçı olduğu belirlendiğinden taşınmazın mirasçılara iadesi yönündeki karar onanmıştır.

5.2. Mirasçı Olduğunu İddia Eden Kişinin Konumu

İçtihatta, gaiplik ve tescil davasında taraf olmayan mirasçıların konumu konusunda iki farklı yaklaşım görülür. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2020 tarihli kararında, hak sahipliğinin yargılamada tartışılmamasından hak ihlali doğabileceğini belirterek mirasçı olduğunu bildiren kişilerin kanun yoluna başvuru hakkı bulunduğunu kabul etmiş ve istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararı bozmuştur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ise 2023 tarihli kararında, mirasçı olduğunu ileri süren üçüncü kişinin davanın tarafı olmadığını, gaibin mirasçı olup olmadığının bu davanın konusu bulunmadığını ve kararı temyizde hukuki yararının olmadığını belirtmiş, Hazineyi hasım göstererek ayrı dava açma yoluna işaret etmiştir.

5.3. Harç ve Vekalet Ücreti

Hazine, Harçlar Kanunu m. 13/j uyarınca harçtan muaftır. Hazine yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine karar verilse de vekalet ücretinden sorumlu tutulmaz:

“Somut uyuşmazlıkta; davalı Hazine yasal hasım konumunda olup uyuşmazlık yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı Hazine aleyhine karar verilse de vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken, vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17.04.2025 tarihli, 2024/3663 E. ve 2025/2108 K. sayılı İlamı

6. Gaibin Taşınmazı Vakıf Taşınmazıysa Ne Olur?

Vakıf taşınmazı istisnası, gaibin malvarlığında icareteynli veya mukataalı vakıf taşınmazı bulunması halinde genel miras hükümleri yerine 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 17. maddesinin uygulanmasıdır. Maliklerin mirasçı bırakmadan ölmeleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde bu taşınmazların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.

KANUN METNİ —

“Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.”

— 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m. 17

Bu taşınmazlar tapuda genellikle ilgili vakfından “icareli” şerhiyle görünür. Şerhin varlığı tek başına vakfa dönüşü sonuçlandırmaz; kayıt malikinin mirasçı bırakıp bırakmadığı araştırılır:

“Vakıflar Kanunu’nun 17 inci maddesine göre taşınmazın vakfı adına tescili için kayıt malikinin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri gerektiği, ancak Mahkemece bu hususta yeterli araştırma yapılmadığı sabittir.”

— Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.01.2024 tarihli, 2023/2937 E. ve 2024/322 K. sayılı İlamı

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2022 tarihli kararında, 24.09.1983'ten sonra aslı vakıf olan taşınmazların Hazineye geçmesine yasal olanak kalmadığını belirtmiştir. Vakıf adına tescilden sonra mirasçı olduğunu ileri süren kişiler bakımından ise Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararı üç noktayı vurgular. Kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olup olmadığı araştırılmalıdır. Tereke elbirliği mülkiyetine tabidir. Davaya katılmayan mirasçının muvafakati alınmalı veya miras şirketine temsilci atanmalıdır (TMK m. 640).

7. Gaiplik ve Miras İşlemlerinde Hangi Süreler Geçerlidir?

Gaiplik ve miras süreleri, gaiplik başvurusu için ölüm tehlikesinden itibaren en az bir yıl veya son haberden itibaren en az beş yıl, ilan için en az altı ay, güvence için beş yıl veya onbeş yıl, Hazine istemi için ise on yıllık resmen yönetimdir. Her sürenin başlangıç anı farklıdır.

Gaiplik ve Miras Süreleri
SüreUzunlukBaşlangıç AnıDayanak
Başvuru bekleme süresi (ölüm tehlikesi)En az 1 yılÖlüm tehlikesinin gerçekleştiği günTMK m. 33/1
Başvuru bekleme süresi (haber alınamama)En az 5 yılSon haber tarihiTMK m. 33/1
İlan süresiEn az 6 ayİlk ilanın yapıldığı günTMK m. 33/2
Güvence süresi (ölüm tehlikesi)5 yılTereke mallarının teslimiTMK m. 584
Güvence süresi (haber alınamama)15 yılSon haber tarihiTMK m. 584
Güvence üst sınırıGaibin 100 yaşına varmasıGaibin doğumuTMK m. 584
Hazine istemi için resmen yönetim10 yıl veya yönetilen kişinin 100 yaşını dolduracağı süreResmen yönetimin başlangıcıTMK m. 588
Üstün hak sahibinin istihkak davasıTMK m. 639'a göreTMK m. 639'a göreTMK m. 585/2, m. 639

Örnek Olay: Süre ve Tarih Hesabı

Bu senaryo varsayımsaldır; gerçek kişi veya olay içermez. Mehmet 20.08.2010'da bir tekne kazasında kaybolmuş, doğum tarihi 15.04.1965'tir. Eşi Ayşe 05.09.2011'de gaiplik istemiyle başvurmuştur.

1. Bekleme: Ölüm tehlikesinin üzerinden bir yıl 20.08.2011'de dolduğundan başvuru süre bakımından uygundur.

2. İlan: İlk ilan 15.09.2011'de yapılırsa altı aylık süre 15.03.2012'de biter. Karar bu tarihten sonra, örneğin 10.04.2012'de verilebilir.

3. Açılma tarihi: Miras 10.04.2012'de değil, 20.08.2010'da açılmış sayılır.

4. Mirasçılar: 20.08.2010'da sağ olan Ayşe ile o tarihte ana rahmine düşmüş olup 10.02.2011'de sağ doğan çocuk Deniz mirasçıdır.

5. Güvence: Tereke malları 20.07.2012'de teslim alınırsa beş yıllık güvence süresi 20.07.2017'de biter. Gaibin yüz yaşı 15.04.2065'te dolacağından bu sınır aşılmaz.

Aynı tarih “son haber” tarihi olsaydı başvuru en erken 20.08.2015'te yapılabilir, güvence süresi ise 20.08.2025'te sona ererdi.

8. Durumunuza Göre İzlenecek Yol

Hakkınız gaibin ölümüne bağlı, gaiplik kararı yok: Gaiplik istemi (TMK m. 32, 33); süreler için 7. bölümdeki tablo esas alınır.

Gaiplik kararı kesinleşti, mirasçılık belgesi yok: Belgede ölüm tarihi olarak ölüm tehlikesi veya son haber tarihi yazılır; mirasçılık belgesi için bkz. mirasçılık belgesi nasıl alınır.

Tereke mallarını teslim almak istiyorsunuz: TMK m. 584 güvencesi gösterilir. Genel olarak nüfus kayıt örnekleri, mirasçılık belgesi, gaiplik kararı ve kesinleşme bilgisi, malvarlığına ilişkin tapu veya hesap kayıtları ve güvence belgesi gerekir.

Gaibin kendisi döndü: Mülkiyete dayalı istihkak davası (TMK m. 683).

Üstün hak sahibi çıktı: Miras sebebiyle istihkak davası (TMK m. 637 vd.).

Malvarlığı on yıldır kayyımla yönetiliyor veya Hazine adına tescil edildi: Mirasçılık sıfatı varsa Hazine aleyhine dava (TMK m. 585, 588/3).

Tapuda vakıf şerhi var: Vakıflar Kanunu m. 17 şartları ve kayıt malikinin mirasçı bırakıp bırakmadığı incelenir.

Gaip, ortaklığın giderilmesi davasında paydaş: Gaibin mirasçılık belgesi alınır ve mirasçılar davaya dahil edilir; bkz. ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası.

Tereke borçlarından çekiniliyor: Mirasçının borçlardan sorumluluğu, mirasın reddi süreleri ve resmi defter tutma yoluyla mirasın kabulü ayrıca değerlendirilir.

Paylaşım aşamasına gelindi: Bkz. miras paylaşımı nasıl yapılır.

Dijital varlık var: Bkz. kripto para ve sosyal medya hesaplarının mirası.

9. Sık Yapılan Hatalar ve Hak Kaybı Riskleri

9.1. Hatalar ve Sonuçları

Karar tarihinin esas alınması: Mirasçı çevresi ve paylar hatalı hesaplanır; mirasçılık belgesi iptal davasına konu olur.

İlan süresinin eksik uygulanması: Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli kararında aktarılan bozma gerekçesinde, ilk ilandan üç ay sonra yapılan ikinci ilan TMK m. 33'ün aradığı altı aylık süreye uygun görülmemiş ve hüküm bozulmuştur. Sonuç olarak süreç yeniden işler.

Güvence gösterilmeden teslim istenmesi: Teslim yapılmaz; tereke yönetimi sürer.

Temsil kayyımlığının yönetim kayyımlığı sayılması: Hazine istemiyle açılan dava reddedilir.

Taraf teşkilinin eksik bırakılması: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (kapatılan), 2020 tarihli kararında, tapu kayıt malikinin gaipliğine karar verilmiş olduğu ortaklığın giderilmesi davasında gaibin mirasçılık belgesi alınarak mirasçıların davaya dahil edilmesini zorunlu görmüş ve eksik taraf teşkilini bozma sebebi saymıştır.

9.2. Ölü Kişi Hakkında Gaiplik Kararı Verilemez

Ölüm tarihi belli olan kişi hakkında gaiplik kararı verilemez; bu durumda mirasçılar olağan mirasçılık belgesi yoluna gider.

“Hakkında gaiplik kararı verilmesi istenen kişinin öldüğü tarih resmen belli veya tespit edilmişse, gaiplik istemi düşer. Başka bir ifade ölü kişi hakkında gaiplik kararı verilemez. (TMK. m.34)”

— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.02.2025 tarihli, 2024/2301 E. ve 2025/1024 K. sayılı İlamı

10. Sonuç ve Değerlendirme

Gaiplik halinde miras, kesin ölümden farklı olarak üç başlıkta özen gerektirir: mirasın açılma tarihi, tereke teslimindeki güvence ve gaibin ya da üstün hak sahibinin ortaya çıkması halindeki iade rejimi. Yanlış tarihe dayanan mirasçılık belgesi, eksik ilan, güvencesiz teslim talebi veya taraf teşkilindeki eksiklik davanın reddine ya da bozulmasına yol açabilir. Tereke borçları ve vakıf kaydı gibi unsurlar ayrıca incelenmelidir. Süreç, her adımın tarih ve belge bakımından somut olay üzerinden değerlendirilmesini gerektirir.

Av. Muhammet Çoban
Avukat Muhammet ÇOBAN
İstanbul Barosu · Sicil No: 77466
Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat

Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden içeriğin güncelliği güncelleme tarihine göre değerlendirilmelidir.

11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Gaiplik Kararı Verilen Kişinin Borçlarından Mirasçılar Sorumlu Olur mu?

Mirasçılar, gaibin tüm hak ve borçlarına külli halef olur ve tereke borçlarından müteselsilen sorumlu hale gelir. Tereke borçlarının sorumluluğundan kurtulmak için yasal süresi içinde mirası reddetmek (TMK m. 605 vd.) veya resmi defter tutulmasını istemek (TMK m. 619 vd.) gerekir. Aksi halde mirasçı bütün malvarlığıyla sorumlu olur.

Gaibin Gerçek Ölüm Tarihi Sonradan Anlaşılırsa Miras Payları Değişir mi?

Gaibin gerçek ölüm tarihi sonradan kesin olarak ispatlanırsa, doktrinde kabul edildiği üzere mirasın açılma tarihi bu tarih olarak düzeltilir ve mirasçı çevresi değişebilir. Gaiplik kararına göre mirasçı sayılan kişi gerçek ölüm anında sağ değilse, o anda sağ olan mirasçı iade talep edebilir.

Gaiplik Kararı Evliliği Kendiliğinden Sona Erdirir mi?

Gaiplik kararı evliliği kendiliğinden sona erdirmez; evlilik, sağ kalan eşin evliliğin feshini ayrıca istemesine kadar hukuken devam eder. Miras hukuku bakımından eş, son haber veya ölüm tehlikesi anında evlilik birliği sürdüğü için yasal mirasçılık sıfatını ve edinilmiş mallara katılma rejiminde mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağını korur.

Gaibin Dijital Varlıkları Gaiplik Kararından Sonra Nasıl İntikal Eder?

Gaibin dijital malvarlığı üzerindeki tasarrufların gaiplik kararı sonrası intikali ve kripto varlıklar, dijital hesaplar ile fikri mülkiyet hakları gibi unsurların güvenceye konu edilip edilemeyeceği, güncel doktrinde gelişmekte olan bir belirsizlik alanıdır. Bu nedenle somut olayda varlığın türü ve intikal yolu ayrıca değerlendirilmelidir.

Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar

Bu makale 30.10.2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: m. 31, 32, 33, 34, 35, 501, 584, 585, 586, 587, 588, 605, 619, 637, 639, 640, 683, 993, 995
  • 5737 sayılı Vakıflar Kanunu: m. 17
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu: m. 13/j
  • Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.10.2020 tarihli, 2016/16372 E. ve 2020/6495 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli, 2017/1674 E. ve 2020/7892 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.11.2025 tarihli, 2025/1099 E. ve 2025/4814 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarihli, 2022/6891 E. ve 2023/1090 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.01.2024 tarihli, 2022/6886 E. ve 2024/287 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 05.10.2022 tarihli, 2022/7651 E. ve 2022/7777 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.01.2025 tarihli, 2024/4710 E. ve 2025/277 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2025/4466 E. ve 2026/509 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.12.2020 tarihli, 2019/3496 E. ve 2020/6476 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.09.2023 tarihli, 2022/2363 E. ve 2023/4207 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17.04.2025 tarihli, 2024/3663 E. ve 2025/2108 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.01.2024 tarihli, 2023/2937 E. ve 2024/322 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.05.2022 tarihli, 2022/879 E. ve 2022/3808 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22.04.2026 tarihli, 2025/2336 E. ve 2026/3319 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.05.2023 tarihli, 2022/6380 E. ve 2023/2829 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.02.2025 tarihli, 2024/2301 E. ve 2025/1024 K. sayılı İlamı
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.12.2025 tarihli, 2025/1913 E. ve 2025/5388 K. sayılı İlamı
Hukuki Sorumluluk Reddi Bu makalede yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmuş olup, hukuki danışmanlık veya görüş niteliği taşımamaktadır. Somut olaylar bakımından bir hukukçuya danışılması tavsiye olunur.