...
İşveren temsilcisi tarafından işçiye uzatılan yazılı fesih bildirimi zarfı. İşverenin haksız feshi durumlarında tebligat anı.

İşverenin Haksız Feshi: 2026 Kapsamlı İşçi Hakları Rehberi

Mayıs 17, 2026
Hukuki bir toplantı masasında arabulucu eşliğinde el sıkışarak uzlaşan taraflar. Hangi davalarda arabuluculuk zorunlu mu sorusuna yanıt aranan süreçte sağlanan anlaşma anı.

Arabuluculuk Zorunlu mu? Hangi Davalarda Arabuluculuk Şartı Var?

Mayıs 19, 2026

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Kamulaştırma Bedeline İtiraz ve Bedel Artırım Davası: 2026 Kapsamlı Hukuki Rehber

Makale Yol Haritası
İtirazın Hukuki Temeli  ➔  Dava Şartları ve Süre  ➔  Bedel Tespiti Kriterleri  ➔  Emsal Karşılaştırması  ➔  Yargılama Süreci  ➔  Satın Alma Yoluyla Kamulaştırma  ➔  İstinaf & Temyiz 

Kamulaştırma bedeline itiraz hakkı, Türk hukukunda mülkiyet hakkının anayasal güvencesinin somut bir yansımasıdır. Devlet veya diğer kamu tüzelkişileri tarafından gerçek rayiç değerinin çok altında belirlenen taşınmaz bedelleri, tapu maliklerini ciddi ekonomik kayıplara uğratabilmektedir. Bu durumda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca açılacak bedel artırım davası, taşınmazın gerçek değerine ulaşmanın yargısal yolunu açmaktadır.

Bu makalede; kamulaştırma bedeline itirazın hukuki dayanağı, bedel artırım davasının açılma şartları, kaçırılması halinde hak kaybına yol açan 30 günlük hak düşürücü süre, Yargıtay'ın emsal tespitine ilişkin güncel içtihatları ve 2026 yılı itibarıyla geçerli olan uygulamalar ayrıntılı biçimde incelenmektedir.

Konuyla ilgili diğer makalelere ''Gayrimenkul Hukuku'' başlıklı sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

1. Kamulaştırma Bedeline İtirazın Anayasal ve Yasal Dayanağı

Kamulaştırma, Anayasa'nın 46. maddesi uyarınca ancak gerçek karşılığı peşin ödenmek suretiyle yapılabilir. Bu anayasal güvence, yalnızca ödemenin zamanına değil, bedelin taşınmazın gerçek piyasa değerini yansıtmasına da işaret etmektedir. Belirlenen bedelin gerçeği yansıtmaması hâlinde tapu malikine yargı yolu açık tutulmaktadır.

4650 sayılı Kanun ile değiştirilmiş olan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, bu çerçevede iki temel dava yolunu düzenlemektedir: İdarenin açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası (m. 10) ile tapu malikinin açtığı bedel artırım davası (m. 14). Her iki dava türünde de esas amaç, taşınmazın objektif ölçütlere göre tespit edilmiş gerçek değerine ulaşmaktır.

2. Kamulaştırma Bedeline İtiraz İçin Süre Ne Kadardır?

Kamulaştırma bedeline itiraz davası, tebligat tarihinden itibaren 30 gün içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup geçirilmesi durumunda malik, bedel artırım davası açma hakkını kalıcı olarak yitirir. Uzlaşma görüşmelerine katılmayarak imtina tutanağı imzalanması hâlinde de bu süre işlemeye başlar.

2942 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca; kamulaştırma belgelerinin tebliği ile mal sahibine tanınan 30 günlük süre, bir hak düşürücü süre niteliği taşımaktadır. Bu sürenin kaçırılması, bedel artırım davası açma hakkını ortadan kaldırır. Tebligatın usulsüz yapıldığının ispat edilmesi hâlinde ise hak düşürücü sürenin işlemediği kabul edilmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre kamulaştırma bedelinin artırılması davasının açılması, ayrıca kamulaştırmanın kesinleşmesini de sağlamaktadır. Dolayısıyla bedel artırım davası açıldığında artık kamulaştırma işleminin kendisi tartışma konusu yapılamaz; yargılama yalnızca bedel miktarını kapsar.

Yargıtay İçtihadı — 

''Kamulaştırılan taşınmazlara ilişkin olarak, bedel artırım davası açılmakla tebligat işlemleri tamamlanmış ve kamulaştırma kesinleşmiş sayılacağından, kamulaştırılan bölümlerin taşınmazların hangi kısmına ilişkin olduğunun tespiti gerekir. Bedel artırım davasına konu edilen taşınmazların, varsa kamulaştırma krokileri de getirtilerek dava konusu taşınmazla çakışıp çakışmadığı mahalinde yapılacak keşif ile araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin''

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 25.04.2018 tarihli, 2018/1632 E. ve  2018/8215 K. sayılı İlamı

3. Bedel Artırım Davası Açılabilmesi İçin Aranan Şartlar

Tapu malikinin bedel artırım davası açabilmesi için bir dizi koşulun bir arada gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu koşulların eksikliği, davanın usulden reddi sonucunu doğurmaktadır.

Şart Açıklama
Kamulaştırma İşleminin Varlığı Geçerli bir kamulaştırma kararı ve usulüne uygun tebligat bulunmalıdır.
30 Günlük Sürenin Geçirilmemiş Olması Tebligat tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre dolmamış olmalıdır.
Uzlaşma Sağlanmamış Olması Satın alma tutanağı imzalanmamış; anlaşmazlık ya da imtina tutanağı düzenlenmiş olmalıdır.
Görevli Mahkeme Taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmalıdır.
Taşınmazın Tescil Edilmemiş Olması İdare adına tescil gerçekleşmeden önce dava açılması hukuki güvenceyi pekiştirir.

2942 sayılı Kanun'un 11. maddesi, taşınmaz bedelinin tespitinde bilirkişi kurullarınca dikkate alınacak unsurları ayrıntılı olarak saymaktadır. Bu unsurlar; taşınmazın cins ve nevini, yüzölçümünü, kıymetini etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurları, her bir unsurun ayrı ayrı değerini, vergi beyanını ve özellikle arsalar bakımından kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini kapsamaktadır.

Yargıtay, bu kriterlerin uygulanmasında son derece titiz bir denetim anlayışı benimsemektedir. Bilirkişi kurulunun raporunun yüzeysel gerekçelere dayanması, emsal incelemesi yapılmaksızın genel değerlendirmelerle yetinilmesi ya da taşınmazın gerçek niteliklerini görmezden gelmesi, bozma gerekçesi olarak sıklıkla karşılaşılan durumlardır.

Taşınmaz Türüne Göre Değerleme Yöntemi

Şart Açıklama
Kamulaştırma İşleminin Varlığı Geçerli bir kamulaştırma kararı ve usulüne uygun tebligat bulunmalıdır.
30 Günlük Sürenin Geçirilmemiş Olması Tebligat tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre dolmamış olmalıdır.
Uzlaşma Sağlanmamış Olması Satın alma tutanağı imzalanmamış; anlaşmazlık ya da imtina tutanağı düzenlenmiş olmalıdır.
Görevli Mahkeme Taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmalıdır.
Taşınmazın Tescil Edilmemiş Olması İdare adına tescil gerçekleşmeden önce dava açılması hukuki güvenceyi pekiştirir.

Yargıtay İçtihadı — 

"Arazi niteliğindeki Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 109 ada 46 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir."

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E: 2023/3781, K: 2023/9283, T: 19.10.2023

5. Bedel Artırım Davalarında Emsal Karşılaştırması Nasıl Yapılır?

Kamulaştırma bedeline itiraz davası, tebligat tarihinden itibaren 30 gün içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup geçirilmesi durumunda malik, bedel artırım davası açma hakkını kalıcı olarak yitirir. Uzlaşma görüşmelerine katılmayarak imtina tutanağı imzalanması hâlinde de bu süre işlemeye başlar.

Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-g maddesi uyarınca arsalarda emsal seçimi, bedel tespitinin en kritik aşamasını oluşturmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bedel artırım davalarının kamu düzeniyle ilgili olduğunu ve bu nedenle kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulanması gerektiğini içtihat olarak kabul etmiştir.

Emsal taşınmazın dava konusu taşınmazla aynı konumda olması zorunlu değildir; farklı bir bölgede olsa bile aynı nitelik ve özellikleri taşıyan, kamulaştırma gününden önce satılmış taşınmazlar emsal alınabilmektedir. Ancak emsalin yanıltıcı özellikler taşıması — örneğin çok küçük yüzölçümlü ya da gerçek piyasa fiyatını yansıtmayan bir satış olması — bilirkişi raporunun geçersizliğine yol açmaktadır.

Yargıtay İçtihadı — 

''kamulaştırma bedel farkının talep edildiği davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan, diğer hukuk davalarından farklı olarak mahkeme re’sen emsal arayabilir, taraflar sonradan emsal bildirebilir. Amaç, gerçek değerin bulunması olduğuna göre emsalin, dava konusu taşınmaza denk, benzer yüz ölçümlerde, bitişik ya da yakın adalarda bulunması, aynı imar iznine sahip olması; eş söyleyişle, uygun emsal olması gerektiği kuşkusuzdur.''

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E: 2005/567, K: 2005/757, T: 21.12.2005

6. Satın Alma Yoluyla Kamulaştırmada Bedele İtiraz Mümkün müdür?

2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uzlaşma sağlanarak imzalanan satın alma tutanağı, taşınmazın kamulaştırma yoluyla alınmış sayılmasını sonuçlandırır. Bu durumda artık kamulaştırmaya ya da bedele karşı itiraz davası açılamaz. Uzlaşma tutanağını imzalayan tapu maliki, bedel artırım davası açma hakkını yitirmektedir.

2942 sayılı Kanun'un 8. maddesinin yedinci fıkrası, satın alma yoluyla gerçekleştirilen kamulaştırmalarda idarenin teklif ettiği bedeli kabul eden malike herhangi bir itiraz yolu tanımamaktadır. Bu düzenleme, uzlaşma sürecini belirleyici kılmakta ve maliklerin satın alma tutanağını imzalamadan önce teklif edilen bedeli çok dikkatli değerlendirmelerini zorunlu hâle getirmektedir.

Yargıtay, bu hükmü katı biçimde uygulamaktadır. Anlaşma bedelinin geç ödenmesi de satın alma tutanağının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmamaktadır; zira gecikmeden doğan faiz alacağı ayrı bir dava konusu olabilse de, kamulaştırma bedelinin güncellenmesi biçiminde bir dava türü mevzuatımızda yer almamaktadır.

Yargıtay İçtihadı — 

''20.08.2016 tarihli 6745 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde yapılan değişiklik sonrasında açılan davalar açısından kamulaştıran idare ve malik arasında imzalanan tutanak malikin ferağ beyanı ve tapuda idare adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayıldığı gibi, 2942 sayılı Kanun'un zikredilen maddesinde düzenlenen prosedürüne uygun yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamayacaktır.''

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E: 2024/2043, K: 2024/8028, T: 02.07.2024

7. Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Davalarında İstinaf ve Temyiz

Kamulaştırma bedeline ilişkin davalarda istinaf incelemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Bölge adliye mahkemesi, kamu düzenine aykırılık tespit ettiği hâllerde ise bu hususu re'sen dikkate alır.

Bu noktada tapu maliklerinin dikkat etmesi gereken kritik bir husus bulunmaktadır: Bedele ilişkin herhangi bir itirazın, istinaf aşamasında açıkça ileri sürülmesi şarttır. İstinaf dilekçesinde yer verilmeyen bir husus, temyiz aşamasında ilk kez gündeme getirilemez. Hukuk Genel Kurulu, bu konuda kamu düzenine aykırılık kapsamında değerlendirilen istisnalar dışında, istinaf ile temyiz arasındaki bu bağı kesin bir kurala dönüştürmüştür.

Yargıtay İçtihadı — 

''temyiz incelemesinin sınırlarından biri ve en önemlisi, ileri sürülen temyiz sebebinin istinafta ileri sürülüp sürülmediği ve ileri sürülen sebeple ilgili bölge adliye mahkemesinin yaptığı değerlendirmenin hukuka aykırı olup olmadığı hususudur.''

— Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E: 2020/455, K: 2022/1232 ve T: 04.10.2022

8. Bedel Artırım Davası ile Kamulaştırmasız El Atma Davası: Temel Farklar

Kriter Bedel Artırım Davası Kamulaştırmasız El Atma Davası
Hukuki Dayanak 2942 s.K. m. 14 2942 s.K. Geçici m. 6 / İçtihat
Ön Koşul Usulüne uygun kamulaştırma ve tebligat Usulsüz veya hiç yapılmamış kamulaştırma
Dava Süresi 30 günlük hak düşürücü süre Zamanaşımı uygulanmaz
Kamulaştırma Etkisi Kamulaştırma kesinleşir Kamulaştırma işlemi tartışmalıdır
Değerleme Tarihi Kamulaştırma tarihi esas alınır Dava tarihi esas alınır
Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi Asliye Hukuk Mahkemesi

9. Bedel Artırım Davasında Yargılama Süreci Nasıl İşler?

Bedel artırım davası, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Mahkeme, bilirkişi kurulu oluşturarak taşınmazda keşif yaptırır; emsal araştırması ve değer tespitini içeren raporu değerlendirerek hüküm kurar. Dava basit yargılama usulüne tâbidir ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması amaçlanmaktadır.

Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası, 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca 4 aylık süre içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu sürenin dolduğu tarihten karar tarihine kadar kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilir. Bedel artırım davası sonucunda belirlenen fark bedel de benzer şekilde dava tarihinden itibaren yasal faize konu olur.

Bilirkişi kurullarının yalnızca genel nitelikteki değerlendirmelerle yetinerek emsal incelemesi yapmaksızın hazırladığı raporlar, Yargıtay'ın sıklıkla bozma gerekçesi yaptığı hatalı bir uygulamadır. Raporlarda her unsurun ayrı ayrı değerinin belirlenmesi, emsal taşınmazla karşılaştırma yapılması ve üstün ile eksik yönlerin açıklanması zorunludur.

Yargıtay İçtihadı — 

''Arsa niteliğindeki Konya ili, Selçuklu ilçesi, Musalla Bağları Mahallesi 13229 ada 5 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun'un (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmek suretiyle adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.''

— Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E: 2022/9345, K: 2023/132 ve T: 10.01.2023

10. Sonuç

Kamulaştırma bedeline itiraz, anayasal mülkiyet güvencesinin yargısal bir tezahürüdür. Devlet tarafından gerçek piyasa değerinin altında belirlenen taşınmaz bedelleri, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında açılacak bedel artırım davası yoluyla denetlenebilmektedir.

Bu süreçte en kritik husus, tebligat tarihinden itibaren başlayan 30 günlük hak düşürücü sürenin kaçırılmamasıdır. Satın alma tutanağı imzalanmış olan hâllerde artık bedel artırım davası açılamayacağından, uzlaşma görüşmelerinde teklif edilen bedelin çok dikkatli değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bilirkişi raporlarının usule ve emsal esaslarına uygunluğunun denetimi ile istinaf aşamasında itiraz sebeplerinin eksiksiz ve açık biçimde dilekçeye yansıtılması da kaybedilecek hak riskini en aza indirmektedir.

Kamulaştırma yargılamaları, bilirkişilik, taşınmaz değerleme ve usul hukuku gibi birden fazla alanın kesiştiği teknik bir süreçtir. Her somut olayın kendine özgü koşulları farklı hukuki stratejiler gerektirmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1Kamulaştırma bedeline itiraz davası nerede açılır?
Bedel artırım davası, taşınmazın kayıtlı bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Taşınmaz birden fazla ilçe sınırında yer alıyorsa taşınmazın büyük bölümünün bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
2Kamulaştırma bedelinin artırılması davasını kim açabilir?
Bedel artırım davası, kamulaştırma tebligatının yapıldığı tarihteki tapu maliki ya da hak sahibi mirasçılar tarafından açılabilir. Paylı mülkiyette her paydaş kendi payı oranında ayrı dava açabileceği gibi birlikte de dava açılabilir.
3Satın alma tutanağı imzaladım; bedele itiraz edebilir miyim?
Hayır. 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uzlaşma sağlanarak imzalanan satın alma tutanağı, taşınmazın kamulaştırma yoluyla alınmış sayılmasını sonuçlandırır. Bu durumda artık bedele itiraz davası açılamamaktadır. Ancak geç ödeme nedeniyle doğan faiz alacağı için ayrı bir dava açılması mümkündür.
4Acele kamulaştırmada bedele itiraz edilebilir mi?
Acele kamulaştırma sürecinde mahkemece tespit edilen ve bankaya bloke edilen bedel, asıl kamulaştırma bedeli değildir; bu aşamada bedele itiraz mümkün değildir. Gerçek kamulaştırma bedeli, idare tarafından açılacak bedel tespiti ve tescil davasında belirlenir; bu davada tapu maliki, tespit edilen bedele itiraz ederek artırılmasını talep edebilir.