Bu makalede ne bulacaksınız?
Kiracının temerrüdü sebebiyle tahliyenin tanımı ve TBK m. 315 ile İİK m. 269 kapsamındaki hukuki dayanağı
Geçerli bir temerrüt ihtarının zorunlu unsurları ve otuz günlük sürenin hesaplanması
İhtarname yolu ile icra takibi yolu arasındaki usul farkları, görevli ve yetkili mahkeme
Ödeme emrine itiraz edilmesi halinde işleyecek altı aylık ve bir yıllık hak düşürücü süreler
Dava şartı arabuluculuğun hangi tahliye yolunda uygulandığı, hangisinde istisna tutulduğu
Kira ödemeyen kiracının tahliyesi, muaccel kira bedelini ödemeyen kiracıya yazılı olarak en az otuz gün süre verilip bu sürede ödeme yapılmaması üzerine kiraya verenin sözleşmeyi feshederek tahliye istemesidir (TBK m. 315). Tahliye, ihtarnameye dayalı dava veya Örnek 13 ödeme emriyle başlatılan tahliye talepli icra takibi yoluyla sağlanır.
Tahliye sebebine göre ilgili rehberler: Kira ödemeyen kiracının tahliyesi, tahliye taahhütnamesi, 10 yıllık kiracının tahliyesi ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliye.
Kiracının temerrüdü sebebiyle tahliye, kiralananın tesliminden sonra muaccel hale gelen kira bedelinin veya yan gider borcunun ödenmemesi üzerine kiraya verene sözleşmeyi feshetme ve kiralananın boşaltılmasını talep etme yetkisi veren yasal tahliye sebebidir. Kira ödemeyen kiracının tahliyesi için tek başına ödeme yapılmamış olması yeterli değildir; kiraya verenin, kiracıya yazılı olarak ödeme süresi vermesi ve bu sürede ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini açıkça bildirmesi gerekir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu süre en az otuz gündür. Süre sonunda borç ödenmezse, kiraya veren ya noter ihtarnamesine dayanarak sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açar ya da Örnek 13 ödeme emri ile tahliye talepli icra takibi başlatarak icra mahkemesinden tahliye kararı ister. İki yolun süreleri, görevli mahkemesi ve arabuluculuk rejimi birbirinden farklıdır. Temerrüt, kanunda sayılan tahliye sebeplerinden yalnızca biri olduğundan, tüm sebeplerin karşılaştırmalı değerlendirmesi için kiracının tahliyesi başlıklı ana rehberimize bakılabilir.
Kira ilişkisinden doğan diğer uyuşmazlıklara ilişkin yazılara "Kira Hukuku" kategorisinden ulaşılabilir.
İçindekiler
- 1. Kiracının Temerrüdü Sebebiyle Tahliye Nedir?
- 2. Temerrüt İhtarı Nasıl Çekilir? Otuz Gün Kuralı
- 3. İhtarname Yolu ile Tahliye Davası
- 4. İcra Takibi Yoluyla Tahliye: Örnek 13 Ödeme Emri
- 5. İki Yolun Karşılaştırması ve Kritik Süreler
- 6. Sonuç ve Değerlendirme
- 7. İlgili Makaleler
- 8. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Kiracının Temerrüdü Sebebiyle Tahliye Nedir?
Kiracının temerrüdü sebebiyle tahliye, Türk Borçlar Kanunu m. 315 uyarınca kiralananın tesliminden sonra muaccel kira veya yan gider borcunun ödenmemesi üzerine kiraya verene fesih ve tahliye yetkisi veren yasal sebeptir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya verilecek süre en az otuz gündür. İcra yoluyla tahliyede İcra ve İflas Kanunu m. 269 ve devamı hükümleri uygulanır.
Temerrüt, borcun muaccel olmasına rağmen ifa edilmemesi halinde ortaya çıkan gecikme durumudur. Kiraya veren dilediği gerekçeyle tahliye talep edemez; tahliye sebeplerinin sınırlı sayıda olması ilkesi uyarınca yalnızca kanunda düzenlenen sebeplere dayanılabilir ve temerrüt bu sebeplerden biridir.
Kira hukukunda temerrüt, kiraya verene doğrudan fesih hakkı vermez; kanun, kiracıyı korumak amacıyla araya bir süre verme ve uyarma aşaması yerleştirmiştir. Bu nedenle kira bedelinin ödenmemesi tek başına tahliye sonucu doğurmaz, usulüne uygun bir temerrüt ihtarı ile birleştiğinde sonuç doğurur. Bununla birlikte kira sözleşmesinde 5 yıllık sürenin dolmuş olmasıyla Kira Tespit Davası da açmak, tahliye sürecinde kiraya verenin uğramış olduğu zararı azaltır nitelikte olması nedeniyle birden fazla hukuki yolun birlikte yürütülmesi olumlu sonuç alma ihtimalini artırır niteliktedir.
1.1. Hukuki Dayanak: TBK m. 315 ve İİK m. 269
Temerrüt sebebiyle tahliyenin maddi hukuk dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi, takip hukuku dayanağı ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 269 ve devamı maddeleridir. Kiraya veren bu iki yoldan dilediğini seçebilir.
KANUN METNİ
"Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir.
Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür. Bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar."
— 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 315
1.2. Temerrüdün Doğması İçin Aranan Şartlar
Geçerli bir temerrüt oluşması için dört unsurun bir arada bulunması gerekir: kiralananın kiracıya teslim edilmiş olması, kira bedelinin veya yan giderin muaccel hale gelmiş olması, kiracıya yazılı ve usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ihtarın gönderilmesi ve verilen süre içinde ödeme yapılmamış olması. Bu unsurlardan birinin eksikliği, açılacak tahliye davasının reddi sonucunu doğurur.
2. Temerrüt İhtarı Nasıl Çekilir? Otuz Gün Kuralı
Temerrüt ihtarı, muaccel kira borcunun tutarını ve dönemini belirten, ödeme için en az otuz günlük süre tanıyan ve bu sürede ödeme yapılmazsa sözleşmenin feshedileceğini açıkça bildiren yazılı bildirimdir. Noter, taahhütlü mektup, imza karşılığı teslim veya Örnek 13 ödeme emri ile yapılabilir. Süre, tebliğ tarihini izleyen günden başlar.
2.1. Kira Borcunun Muaccel Olması
İhtar, ancak vadesi gelmiş ve ödenmemiş bir borca dayandırılabilir. Henüz muaccel olmayan gelecek dönem kiraları için temerrüt ihtarı çekilemez. Sözleşmede peşin ödeme kararlaştırılmışsa, muacceliyet o dönemin başında doğar. Kira bedelinin yanı sıra sözleşmede kiracıya yüklenmiş yan giderler de temerrüde konu edilebilir.
Ödenmeyen kalem kira bedeli veya yan gider değil de sözleşmeden doğan başka bir yükümlülük ise, izlenecek yol temerrüt değil kira sözleşmesine aykırılık nedeniyle tahliye olacaktır.
2.2. Yazılı İhtar ve Tebliğ Şartı
İhtarın yazılı olması geçerlilik şartıdır. Uygulamada ispat kolaylığı bakımından noter kanalı tercih edilir. Kiraya veren tahliye talepli icra takibi yolunu seçmişse, ayrıca ihtarname göndermesine gerek yoktur; yazılı bildirim şartı, Örnek 13 ödeme emrinin kiracıya tebliği ile yerine gelir. Sürenin işlemeye başlaması için tebligatın usulüne uygun yapılmış olması zorunludur; usulsüz tebligat, otuz günlük sürenin hiç başlamaması sonucunu doğurur.
2.3. Otuz Günlük Sürenin Hesaplanması
Süre, yazılı bildirimin kiracıya yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tebliğ günü hesaba katılmaz. Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu süre en az otuz gün olup, sözleşmeyle kısaltılamaz; kısaltan sözleşme hükümleri kiracı aleyhine olduğundan geçersizdir. Ödeme emri ile yürütülen takiplerde otuz günlük ödeme süresinin ödeme emri üzerinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, otuz gün yerine daha kısa süre içeren ödeme emri temerrüde esas alınamaz ve buna dayanılarak tahliye kararı verilemez.
2.4. Akıbet Uyarısı: En Sık Yapılan Hata
İhtarnamelerde en sık rastlanan eksiklik, borcun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği uyarısının metne konulmamasıdır. Sadece ödeme talep eden ve süre veren, ancak fesih iradesini açıkça ortaya koymayan bildirimler geçerli bir temerrüt ihtarı sayılmaz. Bu nedenle ihtar metninde, verilen süre içinde ödeme yapılmaması durumunda kira sözleşmesinin feshedileceği ve tahliye davası açılacağı ifadesi mutlaka yer almalıdır. Eksik ya da kısmi ödeme de temerrüdü ortadan kaldırmaz; kiracının otuz gün içinde borcun tamamını ödemesi aranır.

3. İhtarname Yolu ile Tahliye Davası
İhtarname yolu ile tahliye, kiraya verenin noter aracılığıyla temerrüt ihtarı keşide etmesi ve otuz günlük sürenin sonuçsuz geçmesi üzerine sulh hukuk mahkemesinde açtığı tahliye davasıdır. Bu davada arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Anlaşamama tutanağı eklenmeden açılan dava usulden reddedilir.
3.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kiralananın tahliyesine ilişkin davalarda görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesidir.
KANUN METNİ —
''(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları,
görürler.''
Yetki bakımından kesin bir kural bulunmadığından dava, davalı kiracının yerleşim yeri mahkemesinde veya sözleşmenin ifa yeri sayılan kiralananın bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Taraflar tacir veya kamu tüzel kişisi ise geçerli bir yetki sözleşmesi de dikkate alınır. Bu nedenle İstanbul'da bulunan bir taşınmaza ilişkin dava, taşınmazın bağlı olduğu adliyedeki sulh hukuk mahkemesinde görülür; Anadolu yakasındaki ilçeler için İstanbul Anadolu Adliyesi, Avrupa yakasındaki ilçelerin önemli bölümü için İstanbul Adliyesi (Çağlayan), Bakırköy ve çevresindeki ilçeler için Bakırköy Adliyesi yetki alanı esas alınır. Aynı ildeki farklı adliyelerin yargı çevreleri birbirinden ayrı olduğundan, dava açılmadan önce taşınmazın hangi yargı çevresinde kaldığının tespiti gerekir.
3.2. Dava Şartı Arabuluculuk
7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/B maddesi uyarınca, 01.09.2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Noter ihtarnamesine dayanan temerrüt sebebiyle tahliye davası da bu kapsamdadır.
KANUN METNİ
"(1)Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır: a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar."
— 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B-1a
Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre taşınmazın bulunduğu yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. İstanbul'da başvurular, ilgili adliye bünyesindeki arabuluculuk bürosu üzerinden sisteme kaydedilir. Taraflar anlaşamazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir. Tutanak eklenmeden açılan dava, esasa girilmeksizin usulden reddedilir.
4. İcra Takibi Yoluyla Tahliye: Örnek 13 Ödeme Emri
Tahliye talepli ilamsız icra takibi, kiraya verenin ayrıca ihtarname göndermeden Örnek 13 ödeme emri ile başlattığı ve kira alacağı ile tahliyeyi tek dosyada birleştiren takip yoludur. Kiracının itiraz süresi yedi gün, ödeme süresi otuz gündür. Süre sonunda tahliye icra mahkemesinden istenir.
Bu yol, İcra ve İflas Kanunu'nun 269 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ödeme emri hem kira alacağının tahsilini hem de tahliyeyi tek dosyada birleştirmesi bakımından uygulamada tercih edilir. Sürecin nasıl ilerleyeceği, kiracının ödeme emrine karşı takındığı tutuma göre belirlenir.
4.1. Kiracının Süresinde Ödeme Yapması
Kiracı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren otuz gün içinde borcun tamamını öderse temerrüt gerçekleşmez ve tahliye davası açılamaz. Ancak aynı kira yılı içinde kiracıya iki kez haklı ihtar gönderilmesi durumunda, kira döneminin bitiminden itibaren bir ay içinde iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası açılması mümkündür. Bu nedenle süresinde yapılan ödeme, kiraya veren yönünden tüm hukuki yolları kapatmaz.
4.2. Kiracının İtiraz Etmemesi ve Ödeme de Yapmaması
Kiracı ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmez ve otuz günlük ihtar süresi içinde borcunu da ödemezse, kira sözleşmesini ve içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu durumda kiraya veren, ihtar süresinin bitim tarihini izleyen altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye talebinde bulunur. Altı aylık sürenin kaçırılması, takip dosyası üzerinden tahliye isteme imkanını ortadan kaldırır.
4.3. Kiracının Borca İtiraz Etmesi
Kiracı, kira sözleşmesini kabul etmekle birlikte borcun ödendiğini, kiranın daha az olduğunu, muaccel olmadığını veya takas talebini ileri sürerek itiraz ederse takip durur. Kiraya veren, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmalıdır. İcra mahkemesi dar yetkili bir mahkeme olduğundan, kiracı ödeme iddiasını kanunda sayılan nitelikteki belgelerle ispat edemezse itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilir. Alternatif olarak kiraya veren, itiraz dilekçesinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali ve tahliye davası açabilir.
4.4. Kiracının Kira Sözleşmesine veya İmzaya İtiraz Etmesi
Kiracının, aralarında kira ilişkisi bulunmadığını veya sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını açık ve kesin biçimde bildirmesi, kira sözleşmesine itiraz niteliğindedir. Bu ihtimalde icra mahkemesi imza incelemesi yapamaz.
Kiraya verenin elinde noterlikçe düzenlenmiş veya noter onaylı bir kira sözleşmesi varsa, icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye istenebilir. Sözleşme adi yazılı ise ya da kira ilişkisi sözlü olarak kurulmuşsa bu yol kapalıdır; uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali ve tahliye davası yoluyla çözülmesi gerekir. Davanın kabulü halinde kiracı; yargılama giderleri, vekalet ücreti ve şartları oluşmuşsa icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulur.
5. İki Yolun Karşılaştırması ve Kritik Süreler
Yol seçimi, kiraya verenin elindeki sözleşmenin niteliğine ve alacağın da tahsil edilip edilmeyeceğine göre yapılan usuli tercihtir. Noter onaylı sözleşme yoksa imza itirazı riski icra yolunu zayıflatır. Alacak tahsili de amaçlanıyorsa Örnek 13 takibi tek dosyada sonuç verir.
Kiraya verenin tercih edeceği yol, elindeki sözleşmenin niteliğine, alacağın tahsilinin de amaçlanıp amaçlanmadığına ve süre yönetimine göre belirlenir. Kiraya verenin elinde geçerli bir taahhütname bulunuyorsa, temerrüt sürecini beklemeden tahliye taahhütnamesi ile tahliye yoluna başvurulması süre yönetimi bakımından daha hızlı sonuç verebilir. Aşağıdaki tablo iki yolu karşılaştırmaktadır.
| Karşılaştırma Ölçütü | İhtarname (Noter) Yolu | Tahliye Talepli İcra Takibi (Örnek 13) |
|---|---|---|
| Hukuki dayanak | TBK m. 315 | İİK m. 269 vd. + TBK m. 315 |
| Yazılı bildirim aracı | Noter ihtarnamesi | Örnek 13 ödeme emri |
| Ödeme süresi | En az 30 gün (konut / çatılı işyeri) | 30 gün |
| İtiraz süresi | Yok (dava aşamasında savunma) | Tebliğden itibaren 7 gün |
| Görevli mahkeme | Sulh hukuk mahkemesi | İcra mahkemesi (kural olarak) |
| Dava şartı arabuluculuk | Zorunlu | İlamsız icra yoluyla tahliye bakımından istisna |
| Kira alacağının tahsili | Ayrıca takip veya dava gerekir | Aynı dosyada talep edilebilir |
| Adi yazılı sözleşmede imza itirazı | Mahkemede incelenir | İcra mahkemesi inceleyemez, sulh hukuka gidilir |
Süre yönetimi, temerrüt sebebiyle tahliyede sonucu doğrudan belirleyen unsurdur. Aşağıdaki tabloda sürecin kritik süreleri toplu olarak gösterilmiştir.
| Süreç Aşaması | Süre | Başlangıç Anı |
|---|---|---|
| Ödeme süresi (konut ve çatılı işyeri) | En az 30 gün | Yazılı bildirimin tebliğ tarihini izleyen gün |
| Ödeme süresi (diğer kiralar) | En az 10 gün | Yazılı bildirimin tebliğ tarihini izleyen gün |
| Ödeme emrine itiraz | 7 gün | Ödeme emrinin tebliği |
| İtiraz edilmemesi halinde tahliye talebi | 6 ay | Otuz günlük ihtar süresinin bitimi |
| İtirazın kaldırılması ve tahliye (icra mahkemesi) | 6 ay | İtirazın kiraya verene tebliği |
| İtirazın iptali ve tahliye (sulh hukuk) | 1 yıl | İtirazın kiraya verene tebliği |
Uzun süreli kira ilişkilerinde temerrüt şartları oluşmasa bile, uzama süresi dolduğunda 10 yıllık kiracının tahliyesiyoluyla sebep gösterilmeksizin fesih bildiriminde bulunulabilir.
5.1. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Nedir?
İki haklı ihtar nedeniyle tahliye, kiracının bir kira yılı içinde kira bedelini ödememesi nedeniyle kendisine yazılı olarak iki haklı ihtar gönderilmesine sebep olması halinde kiraya verenin dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirmesidir (TBK m. 352/2). İki haklı ihtar nedeniyle tahliyede kira borcu sonradan ödenmiş olsa da tahliye istenebilir.
Dava, kira süresinin, bir yıldan uzun süreli kiralarda ise ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde açılmalıdır. İhtarların aynı kira yılı içinde ve farklı ayların kira bedelleri için yapılmış olması gerekir. Ayrıntılı bilgi için İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Davası rehberine bakılabilir.
6. Sonuç ve Değerlendirme
Kiracının temerrüdü sebebiyle tahliye, kira bedelinin düzenli ödenmesi yükümlülüğünü güvence altına alan ve kiraya verenin mülkiyet hakkını koruyan bir kurumdur. Buna karşılık süreç, biçimsel şartlara sıkı biçimde bağlanmıştır ve uygulamada davaların önemli bölümü esasa girilmeden usul eksikliği nedeniyle reddedilmektedir.
Risk yaratan başlıca noktalar şunlardır: ihtar metnine fesih uyarısının konulmaması, otuz günlük sürenin ödeme emrinde gösterilmemesi, tebligatın usulsüz yapılması, itirazın kaldırılması için öngörülen altı aylık ve itirazın iptali için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürelerin kaçırılması ve adi yazılı sözleşmeye dayanılarak icra mahkemesinden imza incelemesi beklenmesi. Ayrıca noter ihtarnamesine dayalı tahliye davasında arabuluculuk dava şartı iken, ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin taleplerin bu şartın dışında tutulduğu gözden kaçırılmamalıdır; iki yolun arabuluculuk rejimi aynı değildir. İtirazın iptali ve tahliye davasının bu istisnanın kapsamında kalıp kalmadığı ise uygulamada tartışmalı olduğundan, hak kaybı riskine karşı arabuluculuk başvurusunun yapılması ihtiyatlı bir yaklaşımdır. Somut olayda temerrüt şartları oluşmamışsa, tahliye yollarının tamamı içinden dosyanın delil durumuna uygun başka bir sebebe dayanılması gerekebilir.
Her kira ilişkisinin sözleşme metni, ödeme düzeni ve delil durumu farklı olduğundan, yol seçiminin ve ihtar metninin somut dosyaya göre kurgulanması gerekir. Sürecin başında yapılan bir usul hatası, aylar sonra davanın reddiyle sonuçlanabilmekte ve yeni bir temerrüt döngüsünün baştan işletilmesini gerektirebilmektedir.

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat
Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
7. İlgili Makaleler




8. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kira Ödemeyen Kiracı Evden Nasıl Çıkarılır?
Kira ödemeyen kiracının tahliyesi iki yoldan yürütülür. Kiraya veren ya noter aracılığıyla en az otuz günlük süre içeren temerrüt ihtarı gönderip süre sonunda sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açar ya da Örnek 13 ödeme emri ile tahliye talepli icra takibi başlatarak icra mahkemesinden tahliye kararı ister.
Kiracıya Gönderilen İhtarnamede Yasal Süre Ne Kadardır?
İhtarnamede kiracıya verilecek yasal süre, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür. TBK m. 315 uyarınca diğer kira ilişkilerinde süre en az on gündür. Süre, yazılı bildirimin kiracıya tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar ve sözleşmeyle kısaltılamaz; süre sonunda ödeme yapılmazsa kiraya veren sözleşmeyi feshedebilir.
Otuz Günlük Süre İçinde Kira Ödenirse Tahliye Davası Açılabilir mi?
Kiracı verilen süre içinde borcun tamamını öderse temerrüt gerçekleşmez ve temerrüt sebebiyle tahliye davası açılamaz. Ancak aynı kira yılı içinde iki kez haklı ihtar gönderilmişse, kira döneminin bitiminden itibaren bir ay içinde iki haklı ihtar sebebiyle tahliye davası açılması mümkündür.
Kiracı Eksik Kira Öderse Temerrüt Nedeniyle Tahliye Edilebilir mi?
Eksik kira ödemesi, kiracının temerrüdünü ortadan kaldırmayan kısmi bir ifadır. TBK m. 315 ve İİK m. 269 uyarınca kiracının otuz günlük süre içinde takibe konu kira bedelinin, varsa yan giderlerin ve fer'ilerinin tamamını ödemesi gerekir. Borcun bir bölümünün ödenmiş olması, kalan kısım yönünden tahliye talebini engellemez.




