Mirasta denkleştirme (katma), mirasbırakanın sağlığında yasal mirasçısına yaptığı karşılıksız kazandırmanın, paylaşmada terekeye iade edilmesi veya mirasçının payından mahsup edilmesidir (Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 669 vd.). Altsoya yapılan kazandırma kural olarak denkleştirmeye tabidir; muafiyeti davalı altsoy ispatlar. Dava, mirasbırakanın son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Mirasbırakanın sağlığında çocuklarından birine taşınmaz devretmesi, banka hesabındaki parayı bir mirasçının hesabına aktarması ya da şirket payını yalnızca bir mirasçıya bırakması, ölümden sonra mirasçılar arasındaki en sık uyuşmazlık nedenlerindendir. Miras hukuku içinde bu uyuşmazlıklar çoğunlukla saklı pay ve tenkis davasıyla karıştırılır; oysa denkleştirme farklı şartlara ve farklı bir sonuca bağlanmıştır.
Bu makale, denkleştirmenin şartlarını, altsoy ile altsoy dışı mirasçılar arasındaki ispat farkını, muafiyet iradesini, aynen iade ve mahsup seçimini, dava usulünü, süreleri ve tenkisle ilişkiyi Yargıtay uygulamasıyla birlikte ele alır. Hesap örneği varsayımsaldır.
İçindekiler
GösterGizle- 1. Mirasta Denkleştirme (Katma) Nedir?
- 2. Mirasta Denkleştirme Hangi Şartlarda Yapılır?
- 3. Altsoya ve Diğer Yasal Mirasçılara Yapılan Kazandırmalar Aynı Şekilde mi Değerlendirilir?
- 4. Mirasbırakan Kazandırmayı Denkleştirmeden Muaf Tutabilir mi?
- 5. Müşterek Banka Hesabından Çekilen Para Denkleştirmeye Konu Olur mu?
- 6. Denkleştirmeye Tabi Olmayan Kazandırmalar
- 7. Denkleştirme Aynen İade mi, Mahsup mu Yapılır?
- 8. Mirasta Denkleştirme Davası Nerede ve Nasıl Açılır?
- 9. Mirasta Denkleştirme İçin Süre ve Zamanaşımı Var mı?
- 10. Mirasta Denkleştirme, Tenkis ve Muris Muvazaası Arasındaki Fark Nedir?
- 11. Örnek Olay: Denkleştirme Hesabı Adım Adım
- 12. Sonuç ve Değerlendirme
- 13. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar
1. Mirasta Denkleştirme (Katma) Nedir?
Mirasta denkleştirme (katma), yasal mirasçıların mirasbırakandan sağlığında aldığı karşılıksız kazandırmaların, miras payına mahsuben alınmış sayılarak terekeye iade edilmesi veya mirasçının payından düşülmesi yoluyla mirasçılar arasındaki dengeyi kuran kurumdur. Denkleştirme, mirasın paylaşılması aşamasında yapılır ve TMK m. 669-675 arasında düzenlenmiştir. Kurumun amacı, mirasçılar arasında eşitliği korumaktır.
KANUN METNİ —
“Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tâbidir.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 699
Amacı ve Hukuki Niteliği
Denkleştirme, mirasçılar arasındaki eşitliği korumayı amaçlar. Kurum, mirasbırakanın sağlığında bir mirasçıya yaptığı kazandırmayı paylaşmada da dikkate alacağı varsayımına dayanır. Denkleştirme için saklı payın zedelenmesi aranmaz; bu yönüyle tenkisten ayrılır.
Doktrinde baskın olan şahsi borç teorisine göre denkleştirme, mirasçılar arasında ayni bir intikal doğurmaz. Denkleştirme alacaklısı mirasçıya kişisel bir alacak hakkı, kazandırmayı alan mirasçıya ise iade veya mahsup borcu yükler. Miras payları kendiliğinden değişmez; mahsup paylaşma sürecinde yapılır.
Denkleştirme, paylaşmanın ilk aşamasını oluşturur. Mirasçıların net payları ve terekeden fiilen alacakları değerler, denkleştirme tamamlanmadan belirlenemez.
2. Mirasta Denkleştirme Hangi Şartlarda Yapılır?
Mirasta denkleştirme, sağlararası, karşılıksız ve mirasbırakanın malvarlığından doğrudan bir yasal mirasçıya yapılan, miras payına mahsuben alınmış sayılan kazandırmalarda yapılır. Bu şartlardan biri eksikse denkleştirme talebi reddedilir; kazandırma ayrıca tenkis veya muris muvazaası yönünden incelenebilir. Altsoya yapılan kazandırmada mahsup niyeti karine olarak kabul edilir.
Denkleştirme için şu beş şart birlikte aranır:
1. Sağlararası kazandırma: Kazandırmanın sonuçları mirasbırakanın sağlığında doğmalıdır (TMK m. 669/1). Vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflar denkleştirmenin konusu olmaz.
2. Karşılıksızlık: Kazandırma mirasbırakanın malvarlığında karşılıksız bir azalma, mirasçının malvarlığında karşılıksız bir artış doğurmalıdır (TMK m. 669).
3. Yasal mirasçı lehine kazandırma: Denkleştirme borcu yalnızca yasal mirasçılar ve miras payları kapsamındaki kişilere yüklenir. Yalnızca atanmış mirasçıya veya üçüncü kişiye yapılan kazandırma denkleştirmeye tabi olmaz.
4. Miras payına mahsuben yapılma: Altsoya yapılan kazandırmada bu niyet karine olarak kabul edilir (TMK m. 669/2); altsoy dışı mirasçıda ise ispatlanması gerekir (TMK m. 669/1).
5. Mirasbırakanın malvarlığından doğrudan çıkma: Kazandırma konusu değer, bizzat mirasbırakanın aktifinden eksilmelidir.
“Mirasçı lehine yapılan karşılıksız kazandırıcı işlem miras bırakan tarafından yapılmalı ve onun malvarlığından çıkmış olmalıdır, yani kazandırma doğrudan yapılmalıdır.”
— Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli, 2019/3104 E. ve 2021/3838 K. sayılı İlamı
Mirasbırakan malı önce üçüncü kişiye vermiş ve üçüncü kişi sonradan mirasçıya aktarmışsa, mirasçıdan denkleştirme istenemez. Üçüncü şart bakımından da aynı sonuç geçerlidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2021 tarihli kararında, mirasbırakanın birlikte yaşadığı ve yasal mirasçısı olmayan kişiye yaptığı kazandırmalar bakımından denkleştirmenin uygulanamayacağı, şartları varsa yalnızca tenkis hükümlerinin gündeme geleceği belirtilmiştir. Aynı kararda altsoya yapılan şirket payı devri, banka hesabına para yatırma ve taşınmaz bedelinin ödenmesi denkleştirmeye konu kazandırma sayılmıştır.
Karşılıksızlık Şartının Sınırları
Bakım, hizmet veya piyasa değerine uygun bir bedel karşılığında yapılan devirler karşılıksız değildir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararı, mirasbırakanın kendisine bakan çocuğa bakım karşılığı yaptığı kabul edilen kazandırma bakımından denkleştirme talebinin reddini onamıştır. Bu nedenle bakım veya karşılık iddiası, denkleştirme davasında davalı mirasçının temel savunmasıdır.
Edimler arasında açık nispetsizlik varsa ve taraflar ivazsız kazandırma kastıyla hareket etmişse, karma bağışlamada karşılıksız kalan kısım denkleştirme hesabına katılır. Mirasbırakanın intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyeti altsoyuna devrettiği taşınmaz da malvarlığı devri sayılır. Değerlemede çıplak mülkiyet ile tam mülkiyet arasındaki fark ve intifanın mirasbırakanın ölümüyle sona ermesi dikkate alınır.
3. Altsoya ve Diğer Yasal Mirasçılara Yapılan Kazandırmalar Aynı Şekilde mi Değerlendirilir?
Altsoya yapılan kazandırma, TMK m. 669/2 uyarınca aksi açıkça belirtilmedikçe denkleştirmeye tabidir ve muafiyeti davalı altsoy ispatlar. Eş, ana-baba veya kardeş gibi altsoy dışı mirasçılarda mahsup karinesi yoktur; kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığını ve mirasbırakanın denkleştirme iradesini davacı ispatlar. Ayrım, ispat yükünün dağılımını belirler.
| Ölçüt | Altsoy | Altsoy Dışı Yasal Mirasçı |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK m. 669/2 | TMK m. 669/1 |
| Kimler | Çocuklar ve diğer altsoy | Sağ kalan eş, ana-baba, kardeş |
| Mahsup karinesi | Var | Yok |
| İspat yükü | Muafiyeti davalı ispatlar | Mahsup iradesini davacı ispatlar |
“Altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırmalarda ise miras payına mahsup edilmek üzere hareket edilmediği yönünde bir karine vardır. Bu karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. (...) ispat yükünün yanlış tarafa yüklenmesi sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”
— Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.03.2024 tarihli, 2023/1373 E. ve 2024/2383 K. sayılı İlamı
Altsoy dışı mirasçıya yapılan kazandırmada davacı, mahsup iradesini dava dilekçesinde dayandığı delillerle birlikte ortaya koymalıdır. Bu delil tanık da olabilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2022 tarihli bir kararında çoğunluk, tanık beyanlarından paranın miras payına mahsuben verildiği sonucuna varmış; karşı oy yazısında ise karinenin aksinin ispatlanamadığı belirtilmiştir. Aynı Dairenin 2022 tarihli başka bir kararındaki karşı oy ise TMK m. 669/1'in altsoy ayrımı yapmadığını, tüm yasal mirasçıların karşılıksız kazandırmaları iade etmesi gerektiğini savunmuştur.
Sağ kalan eşe yapılan kazandırmada da yasal mahsup karinesi işlemez; iradi denkleştirmenin şartları aranır. Eşe yapılan kazandırmalarda ayrıca edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri de gündeme gelir.
4. Mirasbırakan Kazandırmayı Denkleştirmeden Muaf Tutabilir mi?
Denkleştirmeden muafiyet, mirasbırakanın bir kazandırmanın miras payına mahsup edilmeyeceğine ilişkin iradesidir ve mirasbırakan bu iradeyi serbestçe ortaya koyabilir. Denkleştirme kuralları tamamlayıcı hukuk kuralı olduğundan muafiyet açık veya zımni olabilir; tek sınır, saklı payların ihlal edilmemesidir (TMK m. 671/2). Muafiyet iradesi her türlü delille ispatlanabilir.
Mirasbırakan, kanunun denkleştirmeye tabi kıldığı bir kazandırmayı muaf tutabileceği gibi, normalde denkleştirmeye tabi olmayan bir kazandırmayı da denkleştirme kapsamına alabilir. Muafiyet iradesi saklı payı zedelerse, zedelenen kısım tenkis hükümlerine göre indirilir.
Muafiyet iradesinin ispatı bir şekle bağlı değildir ve tanık dahil her türlü delille yapılabilir. Karşı görüş, TMK m. 669/2'deki “açıkça” ifadesinden hareketle iradenin tereddütsüz olmasını, yazılı veya resmi bir tasarrufla ortaya konmasını aramaktadır.
“Taşınmazların devrine ilişkin akitlerde taşınmazların kayıtsız ve şartsız hibe edildiği yazılı olduğundan miras bırakanların bu taşınmazların denkleştirmeye tabi olmadığına yönelik iradelerini açık bir şekilde belirtmiş olduklarından (...)”
— Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarihli, 2019/1789 E. ve 2021/3738 K. sayılı İlamı
Uygulamada akit tablosundaki ifade belirleyici olmaktadır. Yargıtay bir kısım kararlarında “kayıtsız ve şartsız hibe” ibaresini muafiyet iradesi saymış, altsoya yapılan taşınmaz bağışında ise aksini ispat yükünü kural olarak davalıya yüklemiştir. Bu nedenle ibarenin akitte bulunup bulunmadığı, muafiyet savunmasında değerlendirilen delillerden biridir.
Mirasbırakanın sağlığında malvarlığını kendi belirlediği ölçütlerle mirasçılara dağıttığı durumlarda da, bir kısım mirasçılara fazla pay verilmesi Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2020 tarihli bir kararında denkleştirmeyi gerektirmemiştir.
Miras Payını Aşan Kısım (TMK m. 672)
Kazandırma mirasçının miras payını aşıyorsa, mirasçı mirasbırakanın fazlalığı kendisine bırakmak istediğini ispat ettiğinde fazlalık denkleştirmeye tabi olmaz; diğer mirasçıların tenkis hakları saklıdır (TMK m. 672). Hükmün yalnızca altsoya yönelik yasal denkleştirmede mi, yoksa iradi denkleştirmede de mi uygulanacağı doktrinde tartışmalıdır. Geniş yoruma göre kural, “mirasçı” ifadesi nedeniyle her iki türe uygulanır ve ispat külfeti lehtar mirasçıya düşer.
5. Müşterek Banka Hesabından Çekilen Para Denkleştirmeye Konu Olur mu?
Müşterek banka hesabından çekilen para, mirasçının hesaptaki payını aşan kısım bakımından denkleştirmeye konu olur. Müşterek hesapta paylar aksi kanıtlanmadıkça eşittir; mirasçı payından fazla çektiği tutar için diğer hak sahibine karşı borçlu durumuna girer ve fazla çekilen miktar denkleştirmeye tabi tutulur.
“Ortak hesabın taraflarından her biri bankadan para çekerken, payına göre kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket etmekte olup, payından fazla çektiği miktarda diğer hak sahibine karşı borçlu durumuna girer.”
— Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.05.2024 tarihli, 2023/4071 E. ve 2024/2952 K. sayılı İlamı
Hesap incelemesi şu sırayla yapılır:
1. Hesabın açıldığı tarihten mirasbırakanın ölüm tarihine kadar tüm hesap hareketleri bankadan getirtilir.
2. Mirasbırakanın ve mirasçının ayrı ayrı çektiği tutarlar belirlenir.
3. Mirasçının payı aşan çekişi tespit edilirse, aşan miktar denkleştirmeye konu edilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2022 tarihli bir kararında mirasçının, mirasbırakanın ölümünden önce ve sonra çektiği tutarlar toplamından payını aşan kısım için diğer mirasçılara karşı sorumlu olduğu belirtilmiştir. Aynı kararda, hesaptaki paranın yarısının diğer hak sahibine ödendiği banka belgesiyle görüldüğünden, bunun tanık beyanlarıyla aksinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Banka kayıtlarına ulaşma usulü için mirasbırakanın banka hesaplarına erişim bölümüne bakılabilir.
6. Denkleştirmeye Tabi Olmayan Kazandırmalar
Kanun, ailevi ve geleneksel gerekçelerle bazı kazandırmaları denkleştirme dışında tutmuştur. Ölüme bağlı tasarruflar ise sağlararası olmadıkları için baştan kapsam dışındadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararında, vasiyetnameyle bırakılan taşınmazlar bakımından denkleştirme talebinin reddi onanmıştır. Vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi tasarruflar saklı payı zedeliyorsa, tenkis yoluyla denetlenir.
| Kazandırma | Dayanak | Kural |
|---|---|---|
| Eğitim ve öğrenim giderleri | TMK m. 674 | İade yükümlülüğü yalnızca alışılmış ölçüyü aşan kısım için doğar |
| Olağan hediyeler | TMK m. 675/1 | Denkleştirmeye tabi değildir |
| Evlenmede geleneğe uygun giderler | TMK m. 675/1 | Denkleştirmeye tabi değildir |
| Altsoyun evlenmesinde alışılmış ölçüdeki çeyiz giderleri | TMK m. 675/2 | Denkleştirmeye tabi tutmama arzusunun bulunduğu asıldır |
| Ölüme bağlı tasarruflar | TMK m. 669/1 | Sağlararası olmadığından denkleştirme konusu olmaz |
Eğitimini tamamlamamış veya engelliliği bulunan çocuklara paylaşmada hakkaniyete uygun bir ödeme yapılır (TMK m. 674/2). Çeyiz giderlerinin denkleştirmeye tabi olduğunu ileri süren mirasçı, bunu ispatla yükümlüdür.
7. Denkleştirme Aynen İade mi, Mahsup mu Yapılır?
Aynen iade, borçlu mirasçının aldığı kazandırmayı terekeye geri vermesi; mahsup ise kazandırmanın değerinin mirasçının miras payından düşülmesidir. TMK m. 671 uyarınca iki yol arasındaki seçim hakkı borçlu mirasçıya aittir ve denkleştirme, kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre yapılır (TMK m. 673/1).
KANUN METNİ —
“Geri vermekle yükümlü olan mirasçı, dilerse aldığını aynen geri verir; dilerse payından fazla olsa bile değerini miras payına mahsup ettirir. Mirasbırakanın bu kurala aykırı tasarrufları ve mirasçıların tenkise ilişkin hakları saklıdır.”
— 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 671
7.1. Seçim Hakkının Kullanımı
Aynen iade seçilirse taşınmazlarda tescil miras ortaklığı adına yapılır; taşınırlarda terekeye fiilen teslim sağlanır. Mahsup seçilirse mirasçı malı elinde tutar ve değeri payından düşülür. İş görme, hizmet veya tüketilmiş değerlerde aynen iade mümkün olmadığından mahsup parasal değer üzerinden yapılır.
“İade terekeye yapılır, davacı mirasçının miras payı oranında iade yapılmaz. (...) İade edilecek mal varlığı yönünden seçim hakkı davalınındır; ister aynen iade eder, isterse bedelini öder. (...) Denkleştirme, denkleştirme anındaki değere göre yapılır.”
— Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.10.2020 tarihli, 2016/16063 E. ve 2020/6071 K. sayılı İlamı
Borçlu mirasçıya verilen uygun süreye rağmen seçim hakkı kullanılmazsa, doktrinde benimsenen yaklaşıma göre hak denkleştirme alacaklısı davacı mirasçılara geçer.
7.2. Denkleştirme Anındaki Değer
TMK m. 673/1, kazandırma tarihindeki veya ölüm tarihindeki değeri değil, denkleştirme anındaki değeri esas alır. “Denkleştirme anı”nın hangi tarih olduğu tartışmalıdır: dava tarihi, seçim hakkının kullanıldığı tarih ve karar tarihi savunulmaktadır. Yargıtay uygulamasında karar tarihine en yakın tarihteki piyasa değerinin bilirkişice belirlenmesi aranmaktadır. Yarar, zarar, gelir ve giderlerde sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır (TMK m. 673/2).
7.3. İadenin Kime Yapılacağı
Terekeye iade kuralına rağmen uygulama yeknesak değildir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2021 tarihli bir kararında, borçlu mirasçının 1/8 miras payına isabet eden kısım düşüldükten sonra kalan tutarın davacılara mirasçılık belgesindeki payları oranında ödenmesine hükmedilmiştir. Tek bir mirasçının açtığı davada, kazandırmanın tamamının mı yoksa yalnızca davacının payına isabet eden kısmının mı denkleştirmeye konu olacağı, doktrin ve içtihatta ayrışan bir sorudur.
8. Mirasta Denkleştirme Davası Nerede ve Nasıl Açılır?
Mirasta denkleştirme davası, denkleştirme borçlusu yasal mirasçıya karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 2 uyarınca görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; HMK m. 11/1 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir ve yetki kuralı kamu düzenine ilişkindir. Dava, paylaşmadan önce, paylaşma sırasında veya paylaşmadan sonra açılabilir.
Kanun Metni
“(1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar. b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar.”
— 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 11/1
Denkleştirme uyuşmazlıkları terekenin paylaşılması sürecine ilişkin olduğundan HMK m. 11/1 kapsamında değerlendirilir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 2025 ve 2026 tarihli yargı yeri belirleme kararlarında denkleştirme davasında HMK m. 11'i uygulamış ve mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesini yetkili saymıştır. Yetkisizlik kararlarıyla davanın sürüncemede kalmaması için mirasbırakanın son yerleşim yeri, nüfus ve adres kayıtlarından önceden tespit edilmelidir.
8.1. Dava Türü ve Talep
Kanunda “denkleştirme davası” adıyla ayrı bir dava türü düzenlenmemiştir. Denkleştirmenin varlığı veya miktarı çekişmeliyse paylaşmadan önce tespit davası açılabilir; paylaşma aşamasında ise tespitle birlikte eda talebi, yani aynen iade veya mahsup talebi ileri sürülebilir. Mirasbırakanın malvarlığının kapsamı belirsizse tereke tespit davası da gündeme gelir. Paylaşma miras paylaşımı yoluyla yapılır; taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası da açılabilir.
Hukuki nitelendirme hakime aittir (HMK m. 33). Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2020 tarihli kararında, dilekçe tapu iptali ve tescil istemi olarak adlandırılsa da anlatılan olaylar mirasta denkleştirmeye dayandığından davanın denkleştirme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve ret hükmü bozulmuştur.
8.2. Kısmi Dava ve Talep Artırımı
Denkleştirme alacağının tutarı, değerleme bilirkişi raporundan sonra belli olur. HMK m. 107 (belirsiz alacak davası) 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır; bu tarihten sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası yolu yoktur. Bunun yerine HMK m. 109 uyarınca kısmi dava açılır ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulur.
HMK m. 109/4, kısmi davada talep konusunun bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erene kadar artırılabilmesini öngörür. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı ilk dava tarihinde kesilmiş sayılır. 31.07.2026'dan önce açılmış davalarda ise eski HMK m. 107 uygulanmaya devam eder.
Önemli: Kısmi davada talep artırımı yalnızca bir defa ve tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Değerleme raporu bu aşamadan önce alınmazsa, artırım imkanı kullanılmadan sona erebilir.
8.3. Yargılama Giderleri
Yargılama giderleri kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınır (HMK m. 326). Konusu belli bir değerle ilgili davalarda hüküm altına alınan değer üzerinden nispi karar ve ilam harcı hesaplanır (492 sayılı Harçlar Kanunu ekli (I) sayılı tarife). Harç oranı, gider avansı ve vekalet ücreti tutarları yıllık tarifelere bağlıdır. Dava şartı arabuluculuk zorunluluğunun denkleştirme talebi bakımından doğup doğmadığı, talebin niteliğine göre değerlendirilmelidir.
8.4. Dava Öncesinde Hazırlanacak Belgeler
1. Mirasçılık belgesi (veraset ilamı): mirasçıların kimliğini ve paylarını gösterir; denkleştirme hesabı bu paylara göre yapılır.
2. Mirasbırakanın son yerleşim yerini gösteren nüfus ve adres kaydı: yetkili mahkemeyi belirler.
3. Kazandırmayı gösteren belgeler: tapu kaydı ve akit tablosu, banka hesap hareketleri, şirket payı devirlerinde ticaret sicili ve pay defteri kayıtları.
4. Mahsup veya muafiyet iradesine ilişkin deliller: akit ifadeleri, mirasbırakanın yazılı talimatları, tanık beyanları.
5. Bakım veya bedel savunmasına karşı: mirasbırakanın bakım ve gider durumunu gösteren belgeler.
8.5. Mirasbırakan 01.01.2002'den Önce Ölmüşse
4722 sayılı Kanun m. 17, mirasçılığın ve mirasın geçişinin ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceğini öngörür. Mirasbırakan 01.01.2002 tarihinden önce ölmüşse mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 603 ve devamı maddeleri uygulanır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2022 tarihli kararına göre, mülga düzenlemede de altsoya yapılan kazandırmanın iadeye tabi tutulmamak üzere yapıldığını kanıtlama yükü altsoya aittir.
9. Mirasta Denkleştirme İçin Süre ve Zamanaşımı Var mı?
Mirasta denkleştirme talebi, terekenin paylaşılmasına kadar zamanaşımına uğramaz; TMK’da denkleştirme için özel bir süre öngörülmemiştir. Paylaşma sözleşmeyle veya mahkeme kararıyla tamamlandıktan sonra ise Yargıtay uygulamasında paylaşmanın tamamlanmasından itibaren 10 yıllık genel zamanaşımı süresi kabul edilmektedir. Terditli tenkis talebi ise hak düşürücü sürelere tabidir.
| Talep | Süre | Başlangıç | Nitelik |
|---|---|---|---|
| Denkleştirme (paylaşmadan önce) | Zamanaşımı işlemez | Terekenin paylaşılmasına kadar | Yargıtay uygulaması |
| Denkleştirme (paylaşmadan sonra) | 10 yıl | Paylaşmanın tamamlandığı tarih | Zamanaşımı |
| Tenkis (öğrenme süresi) | 1 yıl | Saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarih | Hak düşürücü süre (TMK m. 571) |
| Tenkis (azami süre) | 10 yıl | Vasiyetnamelerde açılma tarihi; diğer tasarruflarda mirasın açılması | Hak düşürücü süre (TMK m. 571) |
Denkleştirme davası paylaşmadan önce, paylaşma sırasında veya paylaşmadan sonra açılabilir. Terekenin paylaşılması için ayrıca dava açılmış olması gerekmez; paylaşma yapılmadığı sürece paydaşlar arasında zamanaşımı işlemez.
Önemli: Denkleştirme talebinin zamanaşımına uğramaması, terditli olarak ileri sürülen tenkis talebinin süresini uzatmaz. Tenkis hak düşürücü süreye tabidir; bu süre hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve süre geçtikten sonra tenkis talebi reddedilir.
10. Mirasta Denkleştirme, Tenkis ve Muris Muvazaası Arasındaki Fark Nedir?
Mirasta denkleştirme, yasal mirasçılar arasında eşitliği kurar ve saklı pay ihlali aramaz; tenkis, saklı payı zedeleyen tasarrufu yasal sınıra çeker; muris muvazaası ise mal kaçırma amacıyla yapılan görünürdeki işlemin geçersizliğine dayanır. Üç talep farklı şartlara ve farklı sonuçlara bağlıdır. Saklı pay zedelenmişse talepler terditli olarak birlikte ileri sürülebilir.
| Ölçüt | Mirasta Denkleştirme | Tenkis | Muris Muvazaası |
|---|---|---|---|
| Dayanak | TMK m. 669 vd. | TMK m. 560 vd. | 1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı |
| Saklı pay ihlali şartı | Aranmaz | Aranır | Aranmaz |
| Kim dava açabilir | Yasal mirasçılar | Saklı payı ihlal edilen mirasçılar | Saklı paylı olsun olmasın tüm yasal mirasçılar |
| Konu | Sağlararası karşılıksız kazandırma | Saklı payı zedeleyen sağlararası veya ölüme bağlı tasarruf | Satış görünümü arkasındaki gizli bağış |
| Sonuç | Aynen iade veya miras payından mahsup | Saklı payı aşan kısmın indirilmesi | Tapu kaydının iptali ve terekeye tescil |
“Islah olmadıkça ya da terditli dava açılmamışsa kendiliğinden tenkis davasına dönüşmez.”
— Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarihli, 2018/5189 E. ve 2021/3591 K. sayılı İlamı
Bu nedenle saklı payın zedelenme ihtimali varsa dilekçede denkleştirme talebi birinci, tenkis talebi terditli olarak yer almalıdır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2022 tarihli kararında aktarılan bozma gerekçesine göre, davacı muris muvazaası yanında terditli olarak denkleştirme de istemişse mahkeme bu istem hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Önemli: Bir kazandırmanın denkleştirme şartlarını taşımaması, saklı payı ihlal etmediği anlamına gelmez. Saklı pay ayrıntıları için saklı pay oranları, tenkis davasının şartları ve dava süreci için tenkis davası rehberi, gizli bağış iddiaları için mirastan mal kaçırma ve tapu iptal tescil davası bölümlerine bakılabilir.
Okurun durumunu konumlandırması için ilk eşleştirme şu biçimdedir:
Kazandırma yasal mirasçıya, karşılıksız ve sağlığında yapılmışsa: denkleştirme talebi.
Kazandırma yasal mirasçı olmayan kişiye yapılmışsa: denkleştirme uygulanmaz; saklı pay ihlali varsa tenkis.
Kazandırma saklı payı zedeliyorsa: denkleştirmeye terditli tenkis talebi.
Satış görünümünün arkasında gizli bağış varsa: muris muvazaası.
11. Örnek Olay: Denkleştirme Hesabı Adım Adım
Aşağıdaki örnek varsayımsaldır; gerçek kişi veya olay içermez. Mirasbırakanın eşi önceden ölmüş, mirasçıları üç çocuğu A, B ve C’dir. Mirasbırakan sağlığında A’ya karşılıksız olarak bir taşınmaz devretmiş, aksini açıkça belirtmemiştir. Taşınmazın devir tarihindeki değeri 40.000 TL, denkleştirme anındaki bilirkişi değeri 150.000 TL’dir. Mirasbırakanın ölümündeki net terekesi 600.000 TL’dir.
| Adım | İşlem | Tutar (TL) |
|---|---|---|
| 1 | Taşınmazın denkleştirme anındaki değeri | 150.000 |
| 2 | Hesaplanan tereke (600.000 + 150.000) | 750.000 |
| 3 | Her çocuğun payı (750.000 ÷ 3) | 250.000 |
| 4a | Aynen iade seçilirse A, B ve C'nin her birinin payı | 250.000 |
| 4b | Mahsup seçilirse A'nın terekeden alacağı (250.000 − 150.000) | 100.000 |
| 4b | Mahsup seçilirse B ve C'nin her birinin payı | 250.000 |
Hesaplanan tereke, mevcut tereke ile denkleştirmeye tabi kazandırmanın toplamıdır. Her iki seçenekte de B ve C 250.000 TL alır. Devir tarihindeki 40.000 TL’lik değer hesapta kullanılmaz; TMK m. 673/1 denkleştirme anındaki değeri esas alır. Mahsup seçeneğinde dağıtılan toplam tutar, mevcut terekenin 600.000 TL’sine eşittir (100.000 + 250.000 + 250.000).
12. Sonuç ve Değerlendirme
Mirasta denkleştirme uyuşmazlığında sonucu üç soru belirler: Kazandırma kime yapılmıştır, mirasbırakan muafiyet iradesini ortaya koymuş mudur ve talep hangi sürede, hangi mahkemede ileri sürülmektedir. Altsoya yapılan kazandırmada ispat yükü davalıda, altsoy dışı mirasçıya yapılan kazandırmada davacıdadır.
Denkleştirme talebinin reddedilmesi halinde saklı pay ve muvazaa ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir; terditli talep kurulmamış dosyada bu yollar kapanabilir. Kısmi dava, tek seferlik talep artırımı ve tenkisin hak düşürücü süresi ise süreci özen gerektiren bir hale getirir.

Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık
Kurucu Avukat
Bu yazı; güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
13. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Mirasçılık Sıfatını Kaybeden Mirasçının Denkleştirme Borcu Kime Geçer?
Mirasçılık sıfatını kaybeden mirasçının denkleştirme borcu, onun yerini alan mirasçılara miras paylarında meydana gelen artış oranında geçer (TMK m. 670). Mirasın açılmasından önce veya sonra mirastan feragat, mirasın reddi ya da mirastan yoksunluk nedeniyle mirasçılık sıfatının kaybedilmesi halinde bu kural uygulanır.
Mirasçı Aldığı Taşınmazı Üçüncü Kişiye Satmışsa Denkleştirme Yapılabilir mi?
Denkleştirme, borçlu mirasçıya karşı şahsi bir iade veya mahsup borcu doğurduğundan taşınmaz üçüncü kişiye geçmiş olsa da mirasçı aleyhine talep edilebilir. Aynen iade mümkün olmadığında kazandırmanın denkleştirme anındaki değeri, mirasçının miras payına parasal olarak mahsup edilir. Satış bedeli değil, denkleştirme anındaki değer esas alınır.
Mirasbırakanın Eşinin Katılma Alacağı Denkleştirmeden Önce mi Tasfiye Edilir?
Sağ kalan eşin mal rejiminden doğan katılma alacağı, terekenin borcu niteliğindedir. Mal rejimi önce tasfiye edilir; net tereke belirlendikten sonra denkleştirme ve miras payı hesabına geçilir. Katılma alacağı, terekenin pasifinde yer alır. Sıralama, denkleştirme hesabına esas hesaplanan terekenin doğru belirlenmesini sağlar.
Yararlanılan Mevzuat ve Kararlar
Bu makale 30.10.2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 560 vd., 571, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 2, 11, 33, 107 (mülga), 109, 326
- 7589 sayılı Kanun (HMK m. 107'nin yürürlükten kaldırılması ve m. 109/4'ün eklenmesi)
- 492 sayılı Harçlar Kanunu
- 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m. 17; mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi, m. 603 vd.
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli, 2019/3104 E. ve 2021/3838 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.03.2024 tarihli, 2023/1373 E. ve 2024/2383 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.06.2021 tarihli, 2019/1789 E. ve 2021/3738 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.05.2024 tarihli, 2023/4071 E. ve 2024/2952 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.10.2020 tarihli, 2016/16063 E. ve 2020/6071 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarihli, 2018/5189 E. ve 2021/3591 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.10.2021 tarihli, 2021/783 E. ve 2021/6061 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.03.2026 tarihli, 2025/4272 E. ve 2026/1519 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 17.10.2022 tarihli, 2022/3829 E. ve 2022/5988 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 08.03.2022 tarihli, 2021/1676 E. ve 2022/1753 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.09.2020 tarihli, 2020/1902 E. ve 2020/4759 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.05.2025 tarihli, 2024/3849 E. ve 2025/2719 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02.03.2023 tarihli, 2021/7639 E. ve 2023/1267 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.10.2022 tarihli, 2021/2119 E. ve 2022/5776 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.02.2025 tarihli, 2024/2243 E. ve 2025/632 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarihli, 2017/1426 E. ve 2021/167 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarihli, 2016/15535 E. ve 2020/3990 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 03.03.2025 tarihli, 2024/10629 E. ve 2025/2728 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2025/16685 E. ve 2026/1094 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 08.11.2022 tarihli, 2021/6114 E. ve 2022/6690 K. sayılı İlamı
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.12.2022 tarihli, 2022/6272 E. ve 2022/7922 K. sayılı İlamı




