Muhammet Çoban Hukuk & Danışmanlık

Makaleler


6 Eylül 2026

Kira İlişkisinin Devri (TBK m. 323) ve Hava Parası

Kira ilişkisinin devri, kiracının sözleşmedeki taraf sıfatını üçüncü bir kişiye bırakmasıdır ve TBK m. 323 uyarınca kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır. Yazılı rıza alınmadan yapılan devir kiraya verene karşı hüküm doğurmaz; ayrıca akde aykırılık nedeniyle tahliye sebebi oluşturabilir. Bu rehberde devrin şartları, iki yıllık müteselsil sorumluluk, hava parası ile peştemaliye ayrımı ve görevli mahkeme güncel kararlarla ele alınmaktadır.
5 Eylül 2026

Kira Sözleşmesinde Geçersiz Kayıtlar ve TBK m. 346 Uygulaması

Kira sözleşmesindeki her madde, taraflar imzalamış olsa dahi hüküm doğurmaz. Ceza koşulu, muacceliyet, üç aylık sınırı aşan güvence ve bağlantılı borç kayıtları kanun gereği geçersizdir. Bu rehber; hangi kayıtların kesin olarak hükümsüz sayıldığını, hangi hallerde sözleşmenin tamamının geçersiz olduğunu, geçersiz sanılan ancak geçerli olan düzenlemeleri ve kısmi hükümsüzlük sonucunu doğrulanmış yargı kararlarıyla ele almaktadır.
5 Eylül 2026

Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri (TBK m. 322)

Alt kira ve kullanım hakkının devri, TBK m. 322 uyarınca kiracının kiralananı üçüncü bir kişiye kullandırmasının iki farklı yoludur. Konut ve çatılı işyeri kiralarında her iki işlem de kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır. Bu rehber, alt kiranın kira ilişkisinin devrinden farkını, yazılı rızanın ispatını, rızasız alt kirada ihtar ve tahliye sürecini, alt kiracının hukuki konumunu ve güncel yargı kararlarını ele almaktadır.
5 Eylül 2026

Dava Açma Süresinin Uzaması: TBK 353 Kapsamında Tahliye Davalarında Süre

Tahliye davalarında bir aylık hak düşürücü süre kaçırıldığında dava esasa girilmeden reddedilir. TBK m. 353, kiraya verene bu baskıyı hafifleten bir imkan tanır: yasal süre içinde kiracıya ulaşan yazılı bildirim, dava açma hakkını bir kira yılı daha korur. Bu rehberde bildirim şartı, tebliğ anının önemi, süre hesabı, sözleşmedeki özel ihbar kayıtlarının etkisi, arabuluculuğun süreye etkisi ve güncel yüksek mahkeme kararları ele alınmaktadır.
4 Eylül 2026

Kiralananın Ayıplı Olması ve Onarım: Kiracının Hakları (TBK m. 304-308)

Kiralananın ayıplı olması, taşınmazın sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişliliğini ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan eksiklikleri ifade eder. Bu yazıda kiracının TBK m. 304-308 kapsamındaki seçimlik hakları; onarım talebi, kiraya veren hesabına giderme, kira bedelinden indirim, sözleşmenin feshi ve tazminat başvurusu güncel Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alınmakta; ayıp bildirimi, uygun süre verme zorunluluğu, ispat ve görevli mahkeme konularındaki riskler açıklanmaktadır.
3 Eylül 2026

Kiracının Erken Tahliyesi ve Makul Süre Sorumluluğu

Kiracının erken tahliyesi, belirli süreli kira sözleşmesinin süresi dolmadan kiralananın geri verilmesidir. Bu durumda kiracının borçları kalan tüm kira süresi boyunca değil, TBK m. 325 uyarınca kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre boyunca devam eder. Makalede makul sürenin ölçütleri, anahtar tesliminin önemi, kiraya verenin indirim yükümlülüğü, güvence bedelinin iadesi, dava şartı arabuluculuk ve görevli mahkeme konuları mevzuat dayanaklarıyla incelenmiştir.
2 Eylül 2026

Yeniden Kiralama Yasağı ve TBK m. 355 Tazminatı

Gereksinim ya da yeniden inşa ve imar sebebiyle boşaltılan kiralanan, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden eski kiracıdan başkasına kiralanamaz. Aykırılık halinde eski kiracıya, son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödenir. Ancak yargı kararlarında tazminatın doğması için tahliyenin mahkeme ilamı ve icra yoluyla sağlanmış olması aranmakta; rızaen çıkan kiracının talebi reddedilmektedir. Bu ölçüt Daire içinde tartışmalıdır.
2 Eylül 2026

Tahliye Sebeplerinin Sınırlılığı ve TBK m. 354

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, dava yoluyla tahliyeyi ancak kanunda gösterilen sebeplere dayandırabilir. TBK m. 354 bu düzenlemelerin kiracı aleyhine değiştirilemeyeceğini emredici biçimde hükme bağlar. Sözleşmeye eklenen yeni tahliye sebepleri, otomatik sona erme kayıtları ve kanuni koşulları ağırlaştıran şartlar uygulanmaz. Süre bitimi tek başına tahliye sebebi değildir; tahliye ilamı alınmadıkça kiraya verenin tek taraflı beyanı sonuç doğurmaz.
2 Eylül 2026

Yeni Malikin Gereksinimi Nedeniyle Tahliye (TBK m. 351)

Kiralananı sonradan edinen kişi, kira sözleşmesine kanun gereği taraf olur; ancak kendisinin veya kanunda sayılan yakınlarının konut ya da işyeri gereksinimi varsa TBK m. 351 uyarınca tahliye davası açabilir. Yeni malikin önünde iki seçimlik yol vardır: edinmeden itibaren bir ay içinde bildirim tebliği ile altı ay sonra dava, ya da sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava. Süreler kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece resen gözetilir. Bildirimdeki eksiklik sonradan giderilemez.
2 Eylül 2026

Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye (TBK m. 350/2)

Kiralananın yeniden inşası veya imarı, kiraya verene kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirme hakkı verir. Ancak TBK m. 350/2 bu hakkı iki koşula bağlar: işin esaslı nitelikte olması ve çalışma sırasında kiralananın kullanımının imkansız bulunması. Yargı kararlarında onaylı mimari veya avan proje ibrazı, bir aylık hak düşürücü sürenin korunması ve dava öncesi başvurunun doğru zamanda yapılması belirleyici olmaktadır. Tahliyeden sonra ise kiraya vereni TBK m. 355 kapsamında sınırlamalar ve tazminat riski beklemektedir.
16 Ağustos 2026

Kiracının Tahliyesi: Tahliye Sebepleri, Süreler ve Dava Yolları

Kiracının tahliyesi, Türk Borçlar Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu'nda sınırlı sayıda düzenlenen sebeplere ve katı sürelere bağlıdır. Bu rehberde gereksinim, yeniden inşa, yeni malikin ihtiyacı, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, temerrüt, akde aykırılık ve on yıllık uzama süresi gibi tüm tahliye sebepleri; ihtar şartları, hak düşürücü süreler, görevli mahkeme, dava şartı arabuluculuk ve icra yoluyla tahliye usulleri güncel yargı kararları ışığında ele alınmaktadır.
15 Ağustos 2026

Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Tazminat (TBK m.112)

Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde alacaklının uğradığı zararın giderilmesini konu alır. TBK m.112 borçluyu kusur karinesiyle sorumlu tutar; borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe tazminat öder. Bu rehber; müspet ve menfi zarar ayrımını, sorumluluğun şartlarını, ispat yükünü, zararın hesaplanmasını ve 2026 usul değişikliklerini yargı kararlarıyla ele almaktadır.